Gelişebilecek İnsanların 9 Özelliği

Gelişebilecek İnsanların 9 Özelliği

232
0
PAYLAŞ

Bugün hangi ebeveyne sorsanız (tamam, itiraf edelim, özellikle de çocuklarının gelişimi için biraz para harcamaya hazır ve meraklı ebeveynlere sorsanız), çocuklarının sahip olmasını istedikleri özelliklerin başında “aman özgüveni yüksek olsun!” gelir.

Fakat gelin görün ki, çoğu insan (hatta bu ebeveynlerin ta kendisi) çevrelerindeki “aşırı özgüvenli” ya da daha moda tabirle “egoları tavan yapmış” kimselerden yaka silkmektedir. Bir o kadar da güvensizliklerini sahte bir güven maskesiyle örtmeye çalışanlardan…

Peki, o zaman gerçekten her çocuk “aman özgüveni yüksek” mi olsundur? Içi boş özgüvenden kime ne hayır gelmektedir? Ve bu özgüveni nereden bulmalıdır acep? Size en yakın seçkin marketlerde mevcut mudur?

2000’li yılların başından itibaren, bu özgüven çılgınlığının önüne geçecek, şişik egolara haddini bildirecek, hatta onları hizaya getirecek çok önemli bir teori ortaya atılmıştır.

Aslında sizin hayatta başarılı, mutlu, masal dünyasına, hedeflerinin tam ortasına, basamakların en tepesine tırmanmanız için gereken şey içi boş bir “özgüven” değil, gelişime açık bir zihin yapısıdır.

Sağ olsun, Stanford Üniversitesi psikoloji profesörlerinden Carol Dweck, yıllardır bunu bize beşbin kez yeniden kanıtlayacak araştırmalarla “aman özgüvenli olsuncuların” yetiştireceği koca koca ego canavarlarından, şişkin ve pişkin ama içi boş “özgüvenlilerden” bizi korumuştur.

Işte özgüven değil de GELIŞIME AÇIK ZIHIN YAPISININ kişileri nasıl diğerlerinden farklı kıldığına ve ileriye taşıdığına dair 8 kilit nokta:

1-Gelişim zihniyetindekiler zorlukları kucaklarken, sabit zihniyetler zorluklardan kaçarlar.

“Ben çok çalıştım ve başardım” diyen çocuk, daha da çok çalışıp en zorunu başarabileceğine, başaramazsa daha da çok çalışması gerektiğine inanırken, “ben zeki olduğum için başardım” diyen çocuk zoru görünce kaçar. Çünkü ya başarısız olursa? Karizma ve tüm dünya yerle bir olacaktır.

2-Gelişim zihniyetindekiler eleştirilerden ders çıkarır ve öğrenirken, sabit zihniyetler eleştirileri görmezden gelir.

Gelişmek isteyen ve zorluktan kaçmayan bir insan, neyi yanlış yaptığını bilmek isteyecektir. Gelin görün ki “muhteşem olunmaz, muhteşem doğulur” diyen sabit zihniyetler eleştiriyi suratlarına atılan domates veya yumurta sanırlar. Yalnızca kafalarını eğip kaçmaya çalışırlar. Hataları mı? Yapmayı sürdürürler. (Asıl karizma o zaman çizilir zaten, ama bunu fark etmezler.)

3-Gelişim zihniyetindekiler başkalarının başarısından ilham alırken, sabit zihniyetler başkalarının başarısını tehdit olarak algılar ve düpedüz kıskanır.

Bir şeyi gerçekten iyi yapmak isteyen ve bunun yolunu öğrenmek isteyen gelişim zihniyetli kişiler, bu işi iyi yapanları gözlemler ve hatta onlara yakın olup işin doğrusunu öğrenmeye çalışır. Hasetlik, kıskançlık ve bildiğiniz “nazar” gibi zehirler ise sabit zihinde olup “başkalarının başarısı eşittir kendi başarısızlığı” olarak yorumlayan kem gözlerden gelmektedir. Uzak durun, vallahi nazar değdirirler. Çünkü en başarılı ve tek başarılı onlardır. Siz kimsinizdir ya? Kimsinizdir??!

4-Gelişim zihniyetindekiler engeller karşısında dayanmayı ve devam etmeyi seçerken, sabit zihniyetler kolayca pes eder.

Gelişim birincil amacınız ve çalışmak bir numaralı düsturunuz ise, engeller sizin zaten gelişim aracınızdır. Engellere takılarak onlarla baş etmeyi öğreneceğinizi bilirsiniz. Her seferinde de baş etme yolunu bularak yola devam edersiniz. Sabit zihniyet ise doğuştan muhteşemdir. Engeli de tanımaz. Tanıyamadığı için de telefonu yüzüne kapatır.

5-Gelişim zihniyetindekiler çaba göstermeyi gerekli görürken, sabit zihniyetler çabayı gereksiz bulur.

“Nasıl yani, ben mi prova yapacağım? Muhteşemim ben. Doğuştan yetenekliyim. Neyin çabası? Neyin kafası?!”

6-Gelişim zihniyetindekiler yeniliklere açıktır, fakat sabit zihniyetler değişimden korkar.

Evet, tam da bu yüzden gelişim zihniyetliler dünyayı gezip bin türlü ortama girip çıkarak büyük başarılar ve güzel dostluklar elde ederken, sabit zihniyetler evde oturup çekirdek çitlerken “ay Hong Kong ne ki yaa? Oralar çok pis diyolar yaa, kokuyomuuş” diye yapanları ve başaranları bir güzel gömerler. En büyük başarıları da çekirdek çitlemekten öteye gidemez haliyle.

7-Gelişim zihniyetindekiler farklı görüşleri anlayışla karşılarken, sabit zihniyetler kendi görüşlerinde ısrarcı davranır.

Gelişim kafasındaki cabbar cevval dostumuz, misal Hong Kong’lularla çat pat İngilizce yardırıp yeni ufuklara yelken açarken, bizimkilerin tavrı bellidir: “pis oralar, pis.”

8-Gelişim zihniyetindekiler becerilerini geliştirmeye sürekli devam ederken, sabit zihniyetler becerilerinin önceden belirli olduğuna inanır.

“I ııhh. Olunmaz, doğulur.” Gayet net. Gelişim kafasındaki dostumuz ise doğmuştur ama çok daha fazlasını olmuştur da.

9-Kendilerini geliştirmek isteyenler öğrenmeyi, eğitim almayı ve okumayı seviyorlar.

Kendilerini geliştirmeyi sevenler evreni bir öğrenme ortamı gibi görüyorlar. Her baktıkları şeyden ders çıkarabilme potansiyelleri var. Eğitimlere katlıyorlar, kendilerini geliştirebilecek kitaplar okuyorlar. Ellerine geçen her fırsatı değerlendirme konusunda motivasyonları var.

Kaynak: Sola Unitas Koçluk Akademisi

BİR CEVAP BIRAK