Geçmiş için pişmanlık, gelecek için endişe

Geçmiş için pişmanlık, gelecek için endişe

548
0
PAYLAŞ

Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Ömer Hayyam

Anda olmak anı yaşamak son yıllarda dilimize pelesenk olmuş  bir kavram. Televizyon programlarında, dergilerde, gazetelerde, sanal ortamda belki de en sık duyduğumuz kelimeler anda olmak, anı yaşamak. Dost sohbetlerinde en çok salık verilen …Herkesin bildiği, duyduğu ancak çok az kişinin tam olarak deneyimlediği bir modern zaman efsanesi gibi…Kimsenin nerede olduğunu, neye benzediğini bilmediği ab-ı hayat çeşmesi..
Her birimizin anı yaşamaktan anladığı kendi ihtiyacına göre değişebilir elbet. Bazılarımız için anda yaşamak o anki ruh halinin dibine vurmak olabilirken bazılarımız için gününü gün etmek anlamına da gelebilir.  Kendinizi önemli bir toplantının ortasında üç gün önce  yaşadığınız tartışmayı düşünürken bulup bu farkındalıkla silkelenmek de olabilir anda olmak…

Bana göre ise geleceğe ya da geçmişe takılıp kalmadan kendimi burada ve şimdi diye ifade edebilmek. Lakin ben körü körüne anda kalmanın da şart olmadığını düşünen biriyim. Elbet benim de geçmişin oltasına takıldığım ya da geleceğin korkusuna kapıldığım anlar oluyor. Bunu fark ettiğimde durup kendime şunları soruyorum:  “Geçmişteki bu olaydan payıma düşen ne? Geçmişte olan bu olayda hala tamamlanmamış olan ne?” Aynı durumun gelecek versiyonu ise şöyle: “Henüz gerçekleşmemiş bu konu için yapmam gereken bir hazırlık ya da almam gereken bir tedbir var mı?. Bu konu ile ilgili şu an yapabileceğim bir şey var mı?” Sorularıma cevap verdikten sonra gönül rahatlığı ile dönüyorum biricik ve özel ‘anıma. Alice’in Harikalar Diyarı’ndan eve dönmesini sağlayan topuklarını birbirine vurduğu kırmızı ayakkabılarım yok benim.

Bunun yerine iki sihirli sorum var.  “NEREDE ?”  ve “NE ZAMAN ?” Bu iki sihirli sorunun cevabı  “BURADA VE ŞİMDİ” ise geçmişin ve geleceğin farkındalığıyla  anda olmak dediğim ab-ı hayat suyu başlıyor gürül gürül akmaya…Yaşadığım anın da  geçmiş olacağının bilinci ile geleceğe gölge düşürmeden  tadına vara vara yaşıyorum şimdiyi.

Öyle ya şu anki zamanı hakkıyla yaşayabilse geçmiş için pişmanlık, gelecek için endişe duyar mı insan…

Emrem Gürses Yaka

BİR CEVAP BIRAK