“Bir mesleği sevmek demek, geceleri onu düşünmekten uyuyamamak demek.” Röportaj Fügen Albayrak...

“Bir mesleği sevmek demek, geceleri onu düşünmekten uyuyamamak demek.” Röportaj Fügen Albayrak Fatoş Ayvaz

195
0
PAYLAŞ

Röportaj : Fügen Albayrak

Fatoş Hanımla sözleştiğimiz gibi Nişantaşı’nda çok şirin bir restoranda  buluşuyoruz. Bana kitaplarından ikisini hediye olarak getirmiş. “Bize Dair Her Şey (çiftler için)” kitabı için de hemen anlatmaya başlıyor. “Bir yerde okumuştum. İnsanlara bir kelime söylediğinizde o kişi kim olursa olsun, nerede olursa olsun yüzünde bir tebessüm belirir. Ve bu kelime HATIRA’dır.” Benimde yüzümde bir tebessüm beliriyor ve devam ediyor Fatoş Hanım, “Ben de bu kitabı insanlar ilişkilerinde hatıralarını hep canlı tutabilsinler diye yazdım.” diyor. Evet bu ay ki sohbet konuğum FA Coach Academy Kurucusu karşınızda Fatoş Ayvaz.

FÜGEN: 13 yıllık bankacılık geçmişiniz var.

FATOŞ: Aslında ben bankaya burada ne işim var diyerek girmiştim. Bunun benim için uygun olmadığını biliyordum. Ama sonuçta bir iş yapman lazım, belirli bir yaşa gelmişsin, ailen etraf bu beklentide ve sende bir şeyler yapmak istiyorsun. Önüne çıkan imkanları değerlendiriyorsun. O zamanlarda banka benim önüme çıkan imkandı, ben de değerlendirdim.

FÜGEN: 13 yıl, her şeye rağmen bir şeyler bulduğunuzu düşünüyorum.

FATOŞ: Evet, 13 yıl. Ben Antalya’lıyım ve göreve ilk orada başladım. Ben kredi kartları personeliydim ve bir gün kendi kendime  “Ben ne bankacı olabilirim ne de şubede çalışabilirim” dediğim de Istanbul’da ki kredi kartları müdürü beni aradı ve “Benim senin gibi birine ihtiyacım var. Istanbul’a gelmek ister misin?” dedi. Tabiki çok sevinmiştim. Ama şöyle bir şey var, elinde bir imkan varsa onu büyütmek istiyorsun ya işte benimki de öyle bir şeydi. Her ne olursa olsun gittiğin yer, yaptığın şey seni tatmin etmiyorsa etmiyordur. Onu ne kadar büyütmeye de çalışsan o bir yerde sıkıntı yaratmaya devam ediyor.

FÜGEN: AHA anınızı, siz kendinize farkında olmadan bir koçluk sorusu sorarak yaşamışsınız. Bu soru neydi?

Bu soru bende deprem etkisi yarattı.

FATOŞ: Evet, bir gün masamda otururken kendime “Beş yıl sonra nerede ve ne yapıyor olacaksın?” diye sordum. Bende kelimenin tek anlamıyla deprem etkisi yarattı bu soru. Yani beş yıl sonra aynı hayatı yaşıyor olmak içimi kararttı bir anda. O an bankadan ayrılma kararı aldım.

FÜGEN: Peki koçlukla nasıl tanıştınız?

FATOŞ: Bankadan ayrıldıktan sonra Spor Psikolojisi alanında master yapmak istiyordum. Bir arkadaşım “Ya Fatoş koçluk diye bir şey var. ingiltere’de insanlar psikoloğa falan gitmiyor, herkes koçlara gidiyor, sen seversin böyle şeyleri” deyince ilgimi çekti. Ama o anda koçlukla ilgili hiç bir fikrim yoktu. Sonrasında araştırdığımda gerçekten tam benim için yaratılmış bir meslek bu dedim.

FÜGEN: Peki koç olmaya karar verdiniz ve eğitim için Londra’ya gittiniz. Neden Londra?

FATOŞ: ilk Türkiye’de araştırmıştım ama böyle bir eğitim yoktu. Sonra nasıl yapılır kısmında bilgi edinebilmek için koç var mı diye araştırdım o da yoktu.

FÜGEN: Kaçlı yıllardan bahsediyoruz?

FATOŞ: 2002’den bahsediyorum. Uzaktan eğitimler çok vardı. Ben sınıf eğitimi almak için çok araştırdım ve uğraştım. Çünkü bence bu beceri kazandıran bir eğitim ve yüz yüze olmalı diye düşünüyorum ve Londra’da çok iyi bir yer buldum ve çok memnun kaldım.

FÜGEN: Şimdi Londra’dan, eğitimden bu kadar bahsetmişken Carol Wilson’dan bahsetmezsek olmaz. Kimdir Carol Wilson?

FATOŞ: Carol Wilson benim koç olmama sebep olan kadındır. O dönemde eğitim aldığım kurumun yöneticisiydi ve en başından itibaren bana inanılmaz destek oldu. Hiç unutmuyorum; eğitim bittikten sonra sınıfça yemeğe gittik ve Carol bana dediki: “Fatoş gördün mü, bak başardın” ve birbirimize  sarılıp ağlamıştık. Eğitim boyunca benim hedef cümlem “Carol Wilson kadar iyi bir koç olmak” Bende yeri çok büyüktür.

Bir mesleği sevmek demek, geceleri onu düşünmekten uyuyamamak demek.

FÜGEN: Evet, o zaman bir mesleği sevmek ne demek?

Kocaman gülümsüyor Fatoş Hanım

FATOŞ: Bir mesleği sevmek demek, onu düşünmekten geceleri uyuyamamak demek. Yani ne kadar gereksiz, ben niye uyuyorum ki, kalkıp şununla ilgili bir şey daha yapayım dedirten bir şey.

FÜGEN: Herkes koç olabilir mi?

FATOŞ: Olur, neden olmasın, isteyen herkes olur.

FÜGEN: Peki, o zaman biraz değiştirerek soruyorum. Herkes koçluk yapabilir mi?

FATOŞ: Yapamaz, bu bir yetenek. Kişide koçluk özellikleri diyebileceğimiz şeyler olmalı. Diyelim ki bir adam piyanonun nasıl çalındığını hangi tuştan hangi nota çıkar  konusunda yıllarca eğitim alıyor. Ama bir gün bile o piyanoyu çalmadıktan sonra ona piyano çalıyor diyebilir miyiz? Bunun gibi bir şey işte.

FÜGEN: Eminim ki bir çok kitap okudunuz. Bir kaç kitap ismi istesem ilk aklınıza hangileri gelir?

FATOŞ: Ilk 97-98 yıllarında kişisel gelişim kitaplarını okuyarak başlamıştım. İlk aklıma gelen de neredeyse herkesin okuduğu Loise Hay’in Düşünce Gücüyle Tedavi’yi söyleyebilirim. Ayrıca ben çocukluğumdan itibaren psikoloji kitaplarını hep okumuşumdur. O zamanlar Doğan Cüceloğlu’nun kitaplarını okurdum. O dönemlerde Türkiye kitap açısından bu kadar zengin değildi. Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay ve bu çok keyifli bir şey. Koç kimliğimle söyleyebileceğim bir diğer kitap şuanda Paloma yayınevinin Türkçeye çevirdiği John Withmore’un “Performans Için Koçluk” var. Bu gerçekten mükemmel bir kitap. Yine aynı yayınevinden MindFuck diye bir kitap var.

FÜGEN: Ünlü Alman koç Petra Bock’un kitabı sabotajcılarımızı tanımak için iyi bir kitap gerçekten ve sizin de yazmış olduğunuz kitaplar var. Ayrıca bu ay çıkacak olanlarda var.

FATOŞ: Evet, bu ay 5 tane kitap çıkıyor.

FÜGEN: Bu nasıl bir hız?

FATOŞ: Biraz önce dedim ya sevdiğin işi yapmak uyumamaktır diye. Tabi bir de ekibim var. Tüm bunları tek başına yapmam mümkün değil. Kitaplardan iki tanesi anneler günü için olan “Anne Seni Sevmemin 52 Nedeni” ve “Anne Sen Olmazsan Ben” Diğer kitap “Çocuğumun Akıllı Sözleri Günlüğü” ve “Diyet ve Egzersiz Günlüğü”

FÜGEN: Harika dört gözle bekliyor olacağım. Sizinle iletişime geçtiğim günden beri dikkatimi çeken bir şey var. Siz çok mütevazısınız. Aman övgü olmasın, aman ismim öne çıkmasın diye çok özen gösteriyorsunuz. Güzel bir duygu ama ne kadar doğru?

FATOŞ: Bir insan neden kendini över? Ona inanmak istediği için. Ben zaten kendime inanıyorum, bunun için övgüye ihtiyaç duymuyorum.

FÜGEN: Bizimle paylaşmak istediğiniz başka projeleriniz var mı?

FATOŞ: Evet, şu anda test aşamasında olsa da Top Sessions’dan bahsedebilirim. Bu bir web sitesi ve koçlar burada hizmet veriyorlar. Yani görüntülü ve sesli seanslar olacak. Bu beni çok heyecanlandırıyor. Hem koç yetiştirip hem de yetiştirdiğim koçlara istihdam sağlamak beni çok mutlu ediyor.

FÜGEN: Koçluk Teknikleri kitabınızdan bu nedenle çok etkilenmiştim. Yoksa bu teknikleri öğreten biri olarak oturur yazardınız. Bu kitaba koçlarınızı dahil etmeniz harika bir şey. Evet, sohbetimizin sonuna geldik. Son olarak ben size isminizin baş harflerini söylediğimde sizde aklınıza gelen ilk kelimeyi söyler misiniz?

FATOŞ: Tabi olur.

F – FA Coach Academy

A – Akıllı

T – Terbiyeli (Kahkahalar)

O – Olağan dışı

Ş – Şevkli

FÜGEN: Bu harika sohbet için çok teşekkür ederim.

FATOŞ: Ne demek, benim içinde zevkti.

BİR CEVAP BIRAK