EYVAH ! 14 ŞUBAT YAKLAŞIYOR

EYVAH ! 14 ŞUBAT YAKLAŞIYOR

23
0
PAYLAŞ

Aylardan Şubat… Kimilerimize göre ticaretin hareketlenmesi amacıyla uydurulmuş bir gün, kimilerimiz içinse yılın dört gözle beklenen özel günlerinden 14 Şubat bu yıl da geldi, kapımıza dayandı. Bu günü anlamlı bulanların ise; pembe, kırmızı balonların, pastaların, mumların yarattığı o romantik rüzgarın etkisiyle sevgilisine alacağı hediyeyi kara kara düşünme vakti geldi, çattı. Peki ama sevgilime ne alabilirim?

Elbette bu konuda sayısız öneri ile karşılaşabilirsiniz. Her yıl, hediye işini son dakikaya bırakmanın etkisiyle alınan gömlekler, parfümler, hepimizce ezberlendi. Biraz daha ekonomik anlamda güçlü olanlar ise saat ve mücevherlerden yana haklarını muhtemelen daha önceki yıllarda kullandı veya henüz bu tarz hediyeler için ilişki çok yeni…

“Bu klişelerden bıkmadınız mı?” nidalarıyla anlamlı hediyelere yönelmemiz konusunda ortaya fikirler atıldı; “cüzdan alabilirsin mesela ama içine geleceğimiz için birikimler yapmak dileğiyle” diye not bırakırsan, oldu cüzdan sana anlamlı hediye! Anlamlı da yetmez, yaratıcı olsun propagandası geldi arkasından. Hatta mümkünse emek de olsun, kendinden de bir şeyler kat… Başladı bayanlar güzel sofralar kurmaya – kalp şeklinde hazırlanmış kanepeler, kurabiyeler, pastalar- , beylerse şiir, mektup yazmaya – veya en ulaşılabilir kanallardan alıntılar yapmaya.

Kimi hediye ilişkinin zamanlamasına ayak uyduramadı, kimi tekrarlana tekrarlana özel olmaktan uzaklaştı, kimi ise içtenlikten ya da amacından uzak kaldı. Derken çoğu özenle paketlenmiş ve hatta daha fazla özenle düşünülmüş, seçilmiş, hazırlanmış hediye yapmacık bir gülümseme, kısık sesli bir teşekkür ve kullanılmayacaklar rafındaki yeri ile tatminsiz anılar olarak hatıralara kazındı.

Peki ama o zaman tüm bunlar bir şekilde bu günün amacına hizmet edemiyorsa, bu günün amacı nedir? Elbette bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişecektir. İşte tam bu noktada ne alabilirim sorusundan daha önemlisinin, kime alıyorum olduğunu hatırlatmak isterim.

Bana kalırsa bu günün amacı; partnerimize; ben seni tanıyorum, neleri sevdiğini biliyorum çünkü sen benim için değerli ve önemlisin, seni mutlu görmek istiyorum demekten öteye bir şey değildir. Ve her zaman altı çizildiği üzere, gönül ister ki bu yılın bir gününde değil, her günü bu mesajı yansıtacak şekilde olsa…

İşte meselenin düğümlendiği nokta da tam burası. Yılın diğer günleri partnerinizi tanımaya, onu nelerin mutlu ettiğini anlamaya, ona değerli olduğunu göstermeye zaman ve emek ayırmadan, nasıl olacak da tüm bunları bir günde veya birkaç günde halledeceksiniz? Sizin kulağınıza da bu şekilde bir metot sıkıştırılmış, zorlama hatta bunaltıcı geliyor mu?

Hiç şüphem yok ki; bu sene de, siz harika yemekler yapabilecek beceride, eşiniz etkileyici alıntılar yapabilecek kültürde ve mağazalar yüksek zevkinize hitap edebilecek çeşitlilikte olacak.

Benim önerim ise bu sene hediyenizi ilişkinize yatırım yapacak şekilde seçmeniz. İlişkinizi bir adım öteye taşıyacak, birbirinizi daha yakından tanıyabileceğiniz atölyelere katılın, problemlerinizi kalıcı olarak çözümleyebileceğiniz destekler alın, iletişim-ilişki başlıklarında eğitimlere katılın… Bu sefer zamanınızı, paranızı, emeğinizi dışarıya değil içeriye yönlendirin… Kim bilir, belki “her gün sevgililer gibi olsa” dileğiniz bu yolla gerçek olacaktır, belki bu defa iki taraf da içten minnettarlıkla teşekkür edecektir birbirine, belki ilk defa “iyi ki yaptın değil, iyi ki yaptık” diyeceğiniz bir sevgililer gününüz olacaktır.

Ceren YILMAZ

BİR CEVAP BIRAK