Etrafımdakilerin Çoğu Şempanze!

Etrafımdakilerin Çoğu Şempanze!

131
0
PAYLAŞ

Bu sabah buzdolabından bir tane domates aldım, yıkarken üzerinde etiket olduğunu fark ettim ve etiketi çıkartırken gördüm ki tam da çürük kısmı kapatacak şekilde yapıştırılmış. Bir anda sinirlendim. Aklımdan hızlıca geçenler şöyleydi “çok adice bir davranış bu, bizi enayi yerine koyuyorlar, dürüst insan kalmamış”. Tabi bunları düşünürken kaşlarım çatıldı ve sinirlenmeye başladım. Sonra dikkatlice baktım ki etiketin üzerinde arı resmi var ve şöyle yazıyor “dikkat arılıdır”. Arı resmi de çok sevimliydi. Bir anda çok utandım ve gülümsedim. Birkaç saniye önce düşündüklerim için pişman olmuştum. Çürük diye sinirlendiğim domatesi sevimli bir arı ile paylaşıyordum aslında, bu açıdan bakmak güne güzel başlamama neden oldu. Peki ama ne oldu da birkaç saniye içerisinde düşüncelerim ve duygularım bu kadar hızlı değişti?

İstanbul’da yaşayanlar çok iyi bilir, metrobüs denilen sosyolojik bir olay vardır. Durakta beklersin ve arka arkaya ağzına kadar dolu metrobüsler gelir, kapı açılır birileri iner ama yerine kimse binemez, çünkü çok kalabalıktır. Durakta beklerken şöyle düşünürsün “ kaç kişi indi ama kimse bir adım bile atmıyor, biz de işe yetişeceğiz ne var ki inenlerin yerine birkaç kişi binse”. Belki bir sonraki metrobüse binersin ve arkandan gelene yer açmak istemezsin çünkü çok kalabalıktır ve şöyle düşünürsün “ ne diye zorluyorsun arkadan bir tane daha geliyor ona binersin”. Birkaç saniye içerisinde ne oldu da duygu ve düşüncelerimiz değişti?

Bir örnek daha vermek istiyorum, bir alışveriş merkezi düşünün içeri girdiniz ve bir mağazanın önünde ciddi bir kalabalık gördünüz. Muhtemelen şöyle düşünürsünüz “ sanki bedava dağıtıyorlar, ne bu rezillik, insanların bu alışveriş merakını hiçbir zaman anlayamayacağım” yanından geçerken göz ucuyla meraktan baktınız ve aslında mağazanın kapısında bir kadının kanlar içinde yattığını gördünüz, sağlık ekipleri müdahale ediyorlar. Biraz önce düşündüklerinizden eser kalmadı.

İnsan beyni ne kadar enteresan çalışıyor değil mi? Ya da zihnimiz bize oyun mu oynuyor? Duygu ve düşünceler neye bağlı olarak bu denli değişiyor? Ve daha fazlası. Bütün bunları bilmemiz elbette mümkün değil fakat Prof. Steve Peters zihnimizde olan bu değişimler hakkında bize biraz bilgi veriyor. Duygu ve düşüncelerimizin beynimizin hangi bölgesinin çalıştığı ile ilişkili olduğunu söylüyor.

Beynin duygu makinası olarak adlandırılan bölümünü şempanze ve düşüncelerimizin oluştuğu bölümünü de insan diye adlandırmış. Verilerin ve gerçeklerin şahitliğinde düşünceler oluşuyor bu da insan devrede demektir. Veriler olmadan hislerimizle hareket ediyorsak, ki bu çoğu zaman hemen bir karara varmak, siyah-beyaz düşünmek, paranoyakça davranmak, yıkıcı olmak yada duygusal davranmak olarak ortaya çıkar. Bunun gibi oluşan duygu durumları yaşıyorsak şempanze devrede demektir. Prof. Steve Peters der ki “Bir şempanze insandan beş kat daha güçlüdür. Benzer şekilde duygusal şempanzeniz de sizden beş kat daha güçlüdür. Onu kontrol etmeye çalışmayın onu yönetin”.

Şempanzeyi nasıl mı yöneteceğiz, bunun için insanın ve şempanzenizin neden böyle davrandığını iyi analiz etmek gerekiyor ve o an size hangisinin hükmettiğini ayırt edebilmeniz gerekiyor. Bu bir farkındalık meselesi bence ve öyle hap bir bilgiyle ayırt etmek mümkün değil. Belki konunun uzmanlarından eğitim almak, belki ilgili kitapları okumak, belki koçluk almak, belki gözlem yapmak, belki de başka şeylere ihtiyaç var.

Ben gözlem yapmayı çok severim. Kendimi de gözlemleyebilme yeteneğine sahip olduğumu düşünüyorum ve bu anlık yaşadığım değişimlerin farkındalığını yaşadığımdan beri gözlem yaptığım pencerenin biraz daha genişlediğini hissediyorum. Ve bu gözlemlerin sonucunda söyleyebilirim ki etrafımdakilerin çoğu şempanze.

Fatma Aladağ
Eğitmen – Koç

Kitap Koala Sokak Hayvanlarına Destek Olmak İçin Kurulmuştur. Lütfen Ziyaret Ediniz!