Eski Çalışanlar

Eski Çalışanlar

166
0
PAYLAŞ

“Eski Çalışan”ın Kuruma Bağlılığı
Bugün pek çok firma, elemanlarının kuruma bağlılıklarını sağlama ve sürdürme üzerine yoğunlaşmaktadır. Rekabetin arttığı ortamda, bireyler için çalışılacak, güvenilir bir kurum ne kadar önemliyse aynı durum kurum tarafından bakıldığında da geçerlidir. Çalışanın bağlılığını sağlamada ödüllerin çeşidi üzerinde tartışılmakta, maddi ödüllerin mi yoksa duygusal ödüllerin mi daha fazla bağlılık sağladığı üzerinde kafa yorulmaktadır. Öte yandan, bir de kurumun eski çalışanları konusu bulunmaktadır. “Eski çalışan” ifadesi, hızla kurum değiştirilen bir ortamda iş hayatının rutini ve normu halinde algılanmaktadır artık.

  • Bu durumda, eski çalışanın kuruma bağlılığını nasıl değerlendirmek gerek?
  • Eski çalışanın, fiziksel ve maddi anlamda kurumla ilişiği sona erdiğinde gerçekten çalışan-kurum ilişkisi sıfırlanıyor ve eski çalışan kurum üzerinde etkisiz elaman haline mi geliyor?
  • Yoksa, duygusal bağ bir şekilde sürüp, kurum üzerinde olumlu veya olumsuz bir enerji olarak etki sağlıyor mu?

İş yerinden ayrılmalar sıklıkla hoş bir şekilde gerçekleşmese de, tümünün de kötü bir şekilde olmadığı bir gerçektir. Eski çalışanların, en basitinden, kurumun toplum nezdindeki imajı üzerine bir katkısı olduğu yadsınamaz. Ve imajın her şey olduğu sloganından beri, imaj asla küçümsenemez. Bu sebeple, en azından “doğal yollarla” kavgasız, patırtısız yolların ayrıldığı eski çalışanların da kuruma gönül bağlarının sürdürülmesi konusu, kurum ve İK yöneticileri, hatta sahipleri tarafından değerlendirmeye alınmalıdır.

Eski çalışanın, kurumun toplumsal imajına olumlu veya olumsuz katkısının yanı sıra, kurumdan ayrıldıktan sonra, arkadaşlığını sürdüreceği çalışanlar nezdinde de yaşamın doğal akışı içinde bir etkisi olacaktır. Kurumdan ayrılmış çalışanlara, daha sonraki zamanlarda çeşitli vesilelerle yaklaşım şekli, mevcut çalışanlar arasında yankı bulacaktır. Bu yaklaşım şeklinin pozitif ya da negatif olmasına göre, çok bilinen “dünyanın bir ucunda bir kelebek kanatlarını çırpsa…” örneğinde olduğu gibi, kurum, mevcut çalışanlarında da kendi davranışlarının titreşimlerini yaşayacaktır. Doğal olarak kurum, bir yandan mevcut elemanlarının bağlılığını sürdürmeye, artırmaya çalışırken, eski çalışanlarıyla ilgili, onlarla doğrudan iletişim kurmak gibi bir yaklaşım içinde olmak durumunda değildir. Ancak ve en azından, onlar nezdinde negatif bir tutum ve eylem içinde bulunmaması da, kendi sınırları içinde oluşturup sürdürmeyi hedeflediği pozitif enerjiyi koruma yönünde önemli bir husus olacaktır.

Ahmet Kablan