Eşitsizliği yaratan insanın kendisidir.

Eşitsizliği yaratan insanın kendisidir.

852
3
PAYLAŞ

Dünyaya gözlerini yeni açmış bütün insanlar masumdur ama eşit değildir.  Bir süre öncesine kadar yeni doğmuş bütün bebeklerin eşit olduğunu düşünürdüm ama aslında değiller. Hangi anne babaya, aileye, topluma veya ülkeye ait olduklarına göre sınıflandırılırlar. Seçtikleri hayatı değil onlar için seçilmiş bir hayatı yaşamaya mahkumdurlar. Belli bir yaşa geldikten sonra ise seçme hakları olsa bile, yetiştirildikleri tarza veya karakterlerine göre hayatlarını değiştirebilir ama geldikleri yeri değiştiremezler.

Jean Jacques Rousseau “ Eşitsizliklerin kökeni yoktur “ demiştir. “Kökenden gelen bir eşitsizlik yoktur.”  Eşitsizliği yaratan insanın kendisidir. Bu Antik Yunan’dan günümüze kadar süregelmiştir. Fiziksel anlamda güçlü olanlar, zekaya sahip olanlar, sese sahip olanlar, söze sahip olanlar, yönetenler veya yönetilenler. Bunun gibi birçok örnek sıralayabiliriz.

“Ahuna” isimli kitapla sosyal medyada karşılaştım. Kitaptan yapılan bir alıntı ve kitabın adı dikkatimi çekmişti;  “Öteki” … Kendimden bir parça bulabileceğimi düşünerek okumaya başladım. Hikayenin Güneydoğu’da bir yerlerde geçiyor olması benim için sürpriz oldu. Romanın kahramanı öncelikle kendi hayat hikayesini anlatır. Hayatı boyunca babası tarafından eksik hissettirilmiş, alay edilmiş ve desteklenmemiştir. O da bunun hakkını vererek yaşamış, korkak bir tavırla zamanla haksızlıklara bile ses çıkaramaz olmuştur. Hayatında ilk defa hakkını savunmak istediği bir anda öğretmenlik yaptığı işinden kovulmuş ve askere yollanmıştır. Orada yazı işlerine baktığı için operasyonlara gönderilmez ve Ahuna isimli Süryani olan bir arkadaş edinir.

Komando olan asker arkadaşlarının hepsinin iri kıyım olması onun kendini düşünsel olarak eksik hissetmenin yanı sıra fiziksel anlamda da eksik hissetmesine neden olur. Hayatında bir kere bile olsa bir kahraman gibi anılmak için kendi rızasıyla bir operasyona katılmak ister. Ahuna bunun ona göre olmadığını söylese de korkak olmadığını ispatlamak istercesine operasyona katılır. Kendi isteği ile gittiği bu operasyonda bacaklarını kaybeder. Gerçek anlamda fiziksel olarak eksikliğin ne demek olduğunu işte tam da o anda anlar ve aslında o güne kadar kendini eksik hissetmiş olmasının aslında sadece ona ait bir düşünce olduğunu anlar.

Operasyondan sonra saklandıkları mağarada ortalığın durulmasını beklerken ellerine düşmana ait bir günlük geçer. Günlük “Ben bir devlet düşmanıyım” diye başlar. Yıllarca düşman, terörist ve vatan haini olarak bildikleri insanların nasıl ve neden devlete düşman hale geldiklerini  okurken düşman diye avladıkları bu insanların yaşadıklarıyla yüzleşip ve empati kurmaya başlarlar. Farkında olmadan kendi kendini ötekileştirerek yaşarken şimdi asıl “öteki” ile karşılaşmıştır.

Ağalık sisteminin hala uygulandığı bazı köylerde devleti de arkasına almış bir kesim güçsüzleri  desteklemek yerine daha da çok ezerek, yok sayarak, haklarını yiyerek iç içten içe bir karşıt taraf oluşturmuş ve kendilerine düşman hale getirmişlerdir. Walter Benjamin’in dediği gibi tarih diye bildiğimiz ezilenlerin tarihidir.

Sadece ülkemizde değil dünya çapında etkilerini gördüğümüz Kapitalizm’in yarattığı bir aç gözlülük yüzünden güçsüzler daha çok ezilir. Zengin daha çok zenginleşirken, fakir daha da çok fakirleşir.  Böyle bir ortamda tamamen doğal bir olgu olarak gelişen karşıt olarak gördüğümüz ama aslında gerçek tarihe baktığımızda ezilenlerin sesi olan bu karşıtlığı oluşmasına neden olan yine bu açgözlü insanların ta kendisidir. Bir reaksiyondur, bir neden-sonuç ilişkisi.  Temelde mesele güç ve iktidar kavgasıdır ve bu kavga sırasında ezilen yine güçsüz taraftır.

Birilerini ötekileştirmek yerine barındırdığımız her türlü çeşitliliği zenginlik kabul ederek paylaşmayı öğrenebilseydik bugün dünya çok daha yaşanır bir halde olabilirdi. Açgözlülüğümüzün etkilerini sadece insanlar üzerinde değil, doğada bile görebiliriz. Birçok hayvan ve bitki türlerinin nesli tükenmiştir.  Günümüzde dünya hak etmediği bir kaos ortamına sürüklenirken dengeler tamamen bozulmuştur.

Sultan Arslan

Kitap Adı : Ahuna “Öteki”

Kitabın Yazarı : Umut Kısa

Basım Yılı ve Yeri : 2015, İstanbul

Yayın Evi : SoLa Yayınları

PAYLAŞ
Önceki makaleYaşamı Ertelemek
Sonraki makaleDuygusal Hafıza

3 YORUMLAR

Comments are closed.