Sevgilinizin sizi ne kadar sevdiği buna bağlı!

Sevgilinizin sizi ne kadar sevdiği buna bağlı!

3260
1
PAYLAŞ

Yüzük bakıyoruz. İlgim olan bir alan olmadığı için burada yeniyim. Fiyat, içerik bilgim yok denecek kadar az. Yuvarlak taşlı yüzükler gözüme güzel görünüyor. Tek bildiğim bu.

Gözüme güzel görünen yüzüğün iki türü var. T ve P diyelim. T, tek bir taştan oluşuyor. Tektaş adı oradan geliyormuş. P ise, birden fazla minik taşın parça parça birleştirilmişi. Görüntüleri %95, taşları %100 aynı. P’nin fiyatı x, T’nın fiyatı tam 5 katı, yani 5x.

“Tamam” diyorum, “Benim niyetim güzel bir anı olması. Bunu da çok beğendim. P olur.”

Gezdiğimiz 7-8 mağazadaki istisnasız tüm satıcılar, burun kıvırıyorlar, “Ama o tektaş değil!” “Olmasın.” diyorum. Anlayamıyorum. “Neden tektaş olmak zorunda?” Bu ısrarları karşısında iyice merak ediyorum, bu kadar aynı iki ürün arasındaki fiyat farkı nereden geliyor, tektaşa yüklenen bu anlam ne?

Bir satıcının ağzından noktasına, virgülüne dokunmadan paylaşıyorum:

Aslı (A): İki yüzük de görüntü olarak neredeyse aynı. Ama arada müthiş bir fiyat farkı var.
Satıcı (S): E tabi…
A: Neden?
S: Çünkü tektaş, tek bir taş olarak madenden daha zor çıkıyor. Daha kıymetli.
A: Peki. Doğrudur. Ancak benim merak ettiğim, ben neden iki aynı yüzükten 5x olanını alayım?
S: Çünkü daha değerli.
A: Bu beni neden ilgilendirsin?
S: Tektaş olmayanı daha sonra paraya döndüremezsiniz.
A: Allah zorunda bırakmasın.
S: Eh ama güvencedir tabi.
A: Nasıl bir güvence?
S: Allah ayırmasın ama dünyanın binbir türlü hali var.
A: (Mavi ekran.)
S: Tektaş olmayanı ileride büyütemezsiniz, tektaşı bu sene böyle alırsınız, sonra yıllar içinde hep değiştirir, üstüne ekler büyütürsünüz. Sonsuza kadar.
A: Neden böyle bir şey yapayım?
S: Çünkü en büyüğünü istersiniz. Şöyle örnek vereyim: Şimdi gökyüzünden çeşitli banknotlar yağsa, 5 TL, 10 TL, 200 TL. Siz 200 TL’yi istersiniz çünkü herkes en büyüğü ister. Tektaşınız olduğunda, diğer alternatife kıyasla büyük olan sizde olmuş olur.
A: (Mavi ekran.) Aslına bakarsanız, gökyüzünden para yağsa, herhangi bir banknotu almayı düşünmem çünkü bana ait değil.
S: Örnek verdim.
A: Anlıyorum ama merakımı gideremiyorum. Siz büyüğü isteyeceğimi varsayarak örnek verdiniz. Ben bunu yarın öbür gün satmakla ilgilenmiyorsam, büyük tek bir parça olması benim için fark etmiyorsa, bunu neden tercih edeyim?
S: Çünkü bu bir göstergedir.
(Güzel, şimdi konuşmaya başladık.)
A: Neyi gösterir?
S: Eşinizin sizi çok sevdiğini ve size çok değer verdiğini.
A: Wow! Bunu nasıl anlıyorsunuz?
S: E size pahalı bir şey almış!
A: (Mavi ekran.) Başka ne gösterir?
S: Eşinizin ne kadar kazandığını.
A: (Ekran lacivert.) ?&₺@! Başka?
S: Ne kadar mal varlığınız olduğunu…
A: (Sistem hata verdi.) Anlıyorum. Şimdi neden tektaş almayacağım çok berrak oldu.

***

El alem diye bir şey var ve taktığımız yüzük, o el aleme mesaj verebiliyor. Zenginim, kocam beni seviyor, aylık gelirimiz şu, gibi. El alem bunu öğrenebildiği için mutlu, biz bu mesajı vermekten dolayı mutluyuz. El alem bir onay merci, bir referans noktası. Bütün bu tektaş yüzük hikayesi el alem üzerinden yolunu bulmuş görünüyor. Yoksa minicik bir taşa o parayı vermenin akla sığar yanı yok.

Ya da, değerini göstermeyen bir yüzük tercih edebiliyoruz. Zengin miyiz, kocamız bizi seviyor mu, aylık gelirimiz nedir bu mesajları dışarıyla paylaşmamış oluyoruz. Genellikle ülkemizde bunun okuması, bilinmezlik değildir. “Hmm… Kocası az kazanıyor.”, “Ay canım kocası ona bu kadar değer veriyor demek…”, “Aylık gelirleri çok değil belli ki…” gibi tepeden yaklaşımlardır. Bunları ne kadar kaldırabilirsiniz? (!)

İşte bu soruya verdiğiniz cevap, aradaki 5 katı ödeyip ödemeyeceğinizi belirliyor.

Not- Bununla ilgili bir videoyu da yakında kanalımda paylaşacağım. Kanalıma buradan ulaşabilirsiniz. Toplumdaki romantik ilişkilere ve bu ilişkilerin görünmez bir “el alem” tarafından nasıl şekillenebildiğine, ilişkinin temele aslında ne kadar yıkılabilir bir harç konulduğuna çok çarpıcı bir örnek.

Aslı Aydemir

Aslında Aşk’ın Yazarı

 

1 YORUM

Comments are closed.