ENDİŞE / Batlamyus Alfabesi

ENDİŞE / Batlamyus Alfabesi

200
0
PAYLAŞ

İnsana, insanın enerjisine ve hatta evrenin enerjisine zarar veren duyguların tümüne tek bir ortak isim versek. Mesela buna ‘dişe’ desek. Endişe sözcüğü işte tam bu anda gerçek manasına kavuşur. Tüm dişeler içerisinde en güçlüsü budur. Adı üstünde ENdişe.

Evrene salınan bütün enerji biçimleri içerisinde en tehlikeli ikinci tür bu olsa gerek. Birincisi mutlaka kıskançlıktır. Batlamyus Alfabesi “kıskançlık” konusunu irdeleyenleri kıskanmakla yetineceği ve asla anlamadığı işlere karışmayacağı  için şimdilik ”endişe” gündemiyle oynaşmaktan endişe duymamalıyız.

Bir yüksek atlamacı çıtaya yaklaşırken fizik biliminin bütün birikimlerini hoyratça kullanır. En başından itibaren koşusunu yarım daire şeklinde yapar. Merkezkaç kuvvetinin deformasyonuyla; bardağın içindeki bir bilyenin bardağın çevrilmesi ile birlikte yukarı doğru yükselmesi gibi bir güç oluşturur. Sıçramadan hemen önceki hızı, bütün eylem süresince ulaştığı en yüksek hızdır. Bu sayede hızını, kütleyi yukarı yönlendiren bir kaldıraca dönüştürebilir. Sıçradığı ayağının tersindeki kolunu çıtanın üzerine savurup maddenin eylemsizlik özelliğinin kısmi asansör etkisinden yararlanır. Bütün kasları aynı vektörel çizgide birleşir ve güç israfını engeller. Sonuç olarak yer düzlemine vücut ağırlığının 10 katı bir basınç uygulayarak sıçrar.

Ancak önemli bir handikap vardır. Koşarken bacaklarının açılması ile birlikte boyu olduğundan en az 15 santim daha kısalır. İzafiyet teorisine göre de, çıtanın hedef yükseklikten en az 15 santim yukarıda olduğunu görecektir. Bu görüntü o son anda, yani sıçramadan hemen önce anlamsız bir endişeye dönüşür. Süreç böyle gelişirse, ne fizik ne kuantum, ne motivasyon, ne teknik ne güç, ne enerji… Hiçbir şeyin önemi kalmamıştır. Endişe gelmiş, başarı gitmiştir.

Dişe formlarının içerisinde “en” öntakısını en çok hak ettiği bariz bir şekilde hissettiren bu duygu durumu, yani endişe, mutlak bir başarısızlık kaynağıdır.

Cahillerin hemen her alanda çok başarılı olmalarının gerekçesi sanıldığının aksine cahil cesaretinden değil, cahil endişesizliğinden gelmektedir.

İstisnai büyük başarıları yakalayan insanlar ise, cahil endişesizliği ile aynı cümlede kullanılmayacak kadar zeki olan ama bir şekilde kendi içerisinde bu endişe denilen tümörü yok edebilenlerdir. Bu anlamıyla zeki yaşam formlarının cahillere öykünmek yerine, endişesizliği başarmaya çalışmaları daha zekice olacaktır.

O küçücük duygunun bu kadar büyük olumsuzluklara yol açması ise teresan bir durumdur ama teresan durumların zirvesi değildir. Öyle olsa ENteresan derdik.