Ego’dan Benliğe – Mutluluğa Giden 9 Anahtar

Ego’dan Benliğe – Mutluluğa Giden 9 Anahtar

73
0
PAYLAŞ

Zihninizi kutsayan bir yolculuğa çıkmak ister misiniz? Elbette ki yaşadığımız bu günler bizim tercihimiz değil. Bizi mutsuz eden ve kaygılandıran bu süreçten kurtulmak onu yok etmek en büyük isteğimiz. Kısmen kontrolümüzde olan korona virüs ile cebelleşirken, duygularımızın gerçek doğasını anlamaya odaklanabiliriz.

Virginia Blanes’in kaleme aldığı Ego’dan Benliğe Mutluluğa Giden 9 Anahtar sunuyor.

9 anahtar okuyucuya sürpriz kalsın ben altını çizip tekrar tekrar tekrar okuyup, kitabın arkasında yazdığı gibi ruhumun en ideal halini alması için fırsat gibi elime geçen bu kitaptan alıntılar paylaşıyorum sizinle.

Sende can sıkıntısı yaratan her ne ise o, artık orada öğreneceğin ya da yapacağın başka bir şey kalmadığını gösterir. Yani bir şeyden sıkıldığında, onu terk et. Yükümlülüklerini buna mazeret olarak gösterme; mutlaka sorumlulukların vardır ancak tek yükümlülüğün kendin, mutlu olmak, yaşamak.

Birisi ile birlikte olmaktan gerçekten hoşnut sana kendinde bir şey keşfetme ya da senin yaşamında alışılmış olmayan ancak gerekli olan herhangi bir nitelik üzerinde çalışma fırsatı veren özelliğinin ne olduğunu kendine sor. Kendine, hangi yönünün senden ona yansıdığını sor, kişiliğinin ya da egonun, üzerinde çalışman, dönüştürmen hangi kısmını o kişiye yansıttığını sor. Ve özellikle, o kişiyi neden kendine çektiğini veya neden hayatında tuttuğunu kendine sor. Ne kazanıyorsun?

Belki ebeveynlerinin sana geçmişteki davranış biçimini değiştiremezsin ama o davranışı ya da o anıyı yaşama şeklini değiştirebilirsin. Ne öğrenebileceğini görmeye çalış; kendini bağışla ve yola devam et. Hiç kimse üstesinden gelemeyeceği bir şey yaşamaz ve eğer ağlayıp sızlanma halini sürdürürsen, yalnızca aynı şekilde ağlayıp sızlanacak koşulları kendine çekersin.

Unutmamak gerekir ki yoksunluklar, yokluk inancından başka bir şey değildir; yani kendimde bilmediğim veya algılamadığım her şey. O halde, sahip olduğum gücün tamamını ortaya koymam; gölgede tuttuğum tüm kapasitemi aramam, kabul etmem ve etkin hale getirmem daha sağlıklı olmaz mıydı? Birinin beni keşfetmesini beklemek yerine? Kimseye bir şey ispatlamak için değil, onlardan zevk almak, onları gün ışığına çıkarmak için?

Yaşamak, yapabileceklerini yapmaktan vazgeçmemektir. Bu, her an tezahürünün en iyi hali olmak demektir ki bu noktaya, egonun emirlerine rağmen, kalbinle temas halinde olarak ve kalbinin berraklığını takip ederek varılır. Yaşamak, varlığın değişken olduğunu kabul etmek; dolayısıyla gelen ve giden kısa ömürlü şeylerle dolu olduğunu kabul etmektir. Aynı zamanda, görünürde kaybedilmiş şeylerin yokluğunu da hissetmemek demektir çünkü kaybolan / yok olan şeyden, var olduğu sırada zaten alabileceğinin en iyisini aldın.

Sevgi ustaları ne korkak ne de zayıf insanlardır; başkalarının onlardan istediği ya da beklediği şeyi yapmakla uğraşmazlar. Aksine, güçlü ve cesur insanlardır; yalnızca uçurumlarının kenarına kadar seven insanları, uçmayı bildiklerini anımsamaları için, aşağı itebilen insanlardır.

Bir insanın bilgeye dönüşmesi için ihtiyacı olan şey, masumiyetini geri kazanmasıdır.

Haklı olmak, uyum sağlamanı, yeni ufuklar keşfetmeni, sana yeni bilgiler sağlayacak soruları kendine sormanı, eski yaklaşımlarına veya hatalarına çözüm bulmanı engeller; kısacası, mutlu olmanı engeller. Haklı olmak sana önem yükler ve şüphesiz, kendine önem yüklediğinde kendini fazlasıyla ciddiye alırsın.

Kendini dikkate almadan ve sağlıklı sınırlar koymadan başkalarının gölgesinde ve onların ihtiyaçları için kendini geri plana atan; öz sevgiden yoksun hatta kendinden uzak olan, sadece en erken çocukluk döneminde aşılanmış bir inancın uyuşukluğuyla hareket eden kişi kesinlikle çok acı çekecektir.

Geçmişe ait hiçbir hikaye, acıyı canlı tutmak için bir mazeret değildir.

Yeşim ERBERKSOY, PCC

Izotomi Project

Coach&Trainer