EGO / Batlamyus Alfabesi

EGO / Batlamyus Alfabesi

126
0
PAYLAŞ

Adam, tekâmül için adanmış bir hayatı umarsızca sürüklüyor olsa, çöllerde simya çalışmaları yaparak on yıllarını harcamış olsa, bilgelikten ve derinlikten yıkılıyor olsa, bizim gittiğimiz yollardan çoktan geri döndüğü için ve hatta bize tur bindirdiği için bize merhamet duyuyor olsa ve bu yüzden egodan tamamen arınmış ruhuyla, hiçbir varlık iddiası ortaya koymadan hayatımızın herhangi bir anına ilişse, hepimiz o adamdan nefret ederiz.

İstesek de istemesek de egoyu seviyoruz. Hatta yukarıdaki örnekten hareketle, sadece kendi egomuzu değil muhatabımızın egosunu da seviyoruz. Belki de, muhatabımızın egosunu sevmiyoruz da, egosuz muhataptan nefret ediyoruz. İşte bu kadar zor ve karmaşık bir kavram ego.

“Hayrına olmayan hiçbir hediye bahşedilmez ademe” inancından hareketle faydalı egoyu bulmayı başarırsak, bunun dışında kalan ego türleri zararlıdır diyerek, kalitesiz bir kolaycılıkla bu işi de kotarmış oluruz.

Evrimsel psikoloji büyük ölçüde ego üzerine bina edilir.

Bu aşamada; yani evrim-mevrim deyince, hemen yaradılış teorisi-evrim teorisi çatışması üzerinden nemalanan ve aidiyet duygusuyla herhangi birini savunan münazara talebelerine bir salvo göndermek gerekecektir. O savunduğu fikrin dışına çıkan herkesin kanına susayan yaşam formlarının zihnini iğdiş edecek basit bir soru sorabiliriz. “Ya Tanrı,  evrimi bile tasarlayan büyük akılsa, ve okyanustaki iki molekülü çarpıştırmaktaki seçiciliği bizim şu anda bunları konuşuyor olmamıza yol açacak ayrıntıda bir karmik planı yansıtıyorsa, başlangıçtan itibaren sadece bir “sebep ilişkisi” varsa ve sonuç ilişkisi aslında hiç aranmıyorsa ne yapacağız?”

Sorunun muhataplarının kendilerini kötü hissetmelerine gerek yok. Kızım bu soruyu sorduğunda 14 yaşındaydı, ben bu soruyu anlayabilmeyi başardığımda 43. Hala soruyu anlamaktan öte gidemediğimi itiraf etmekten de rahatsızlık duymuyorum.

Her neyse…

Donald C. Johanson ve ekibi, 1970 yılında Etiyopya`da bir grup kemik buluyorlar. Bu kemikler üç milyon yıldan daha yaşlı. Bir araya getirdiklerinde ortaya çıkan insanımsıya, bulunan ilk insan kalıntısı gözüyle bakılıyor. 120 santim boyunda, 30 kilo civarında, Uğur Tütüneker`den bile daha kıllı ve hemen hemen hiç memeleri olmayan bir kadın olduğu var sayılıyor. Çalışmalar esnasında Beatles dinledikleri için de, “Lucy in the sky with diamonds” şarkısından etkilenip en eski atamıza Lucy adını veriyorlar.

Sadede gelmeyi bir türlü başaramıyoruz ama, demem odur ki; o cüce ve de çirkin hilkat, 3 milyon yıldan fazla süredir değişen çetin dünya koşullarına direnebilmiş ve bugüne insan olarak ulaşabilmemizi sağlamışsa, bu hikayenin tamamını Ego`ya borçluyuz.

Evrimsel psikoloji büyük ölçüde ego üzerine bina edilir dedik ya…

Bu, hayatta kalmayı dayatan, dinazorların bile yok olduğu bir dünya iklimine karşı direnmeyi mümkün kılan, zayıf olanların ayıklanması münasebetiyle gücü ve aklı yücelten elzem bir mekanizmadır. Belki faydalı bir yan etki olarak da; çirkinliği kemiğe işlemiş Lucy’den başlayan estetik kavramının, evrilerek Slav kadınlarına dönüşmesini sağlayan müthiş bir süreçtir.

Ego, güçtür, seçiciliktir, kozmik karar verme aygıtının en önemli parçasıdır, akıldır… Ego’dan arınmışlığın erdem kisvesi altında pazarlanması ise, insan fıtratına hakaretten öte bir şey değildir. Bütün sorun, bu görkemli hediyenin varoluş sebebi dışında amaçlar için kullanılmasıdır. Başka bir deyişle, evrimsel psikolojinin yapıtaşı olan ego, bugüne kadar varlığını sürdürmeyi başarmış insan türünün, bugüne kadar varlığını sürdürmesini mümkün kılan müthiş bir hediyedir.

O halde bu ego düşmanlığı nedir? Tekamülü amaç edinen yolların neredeyse tamamı, neden ilk koşul olarak egodan arınmayı öneriyorlar. Tek sebep evrimsel psikolojiyi yadsımak ve bu sayede yaradılış teorisinin elini güçlendirmek arzusu olamaz.

Doğru yanıt ego tanımında saklı olabilir. Sağlıklı bir tanım yapabilmek için çırpınmaktansa, sağlıksız ama kolay anlaşılabilir yolları tercih etmek daha doğru olacaktır.

İşte bu yüzden tam da bu aşamada kalitesiz kolaycılığı tekrar dile getirmenin vaktidir. “Yaradılış felsefesinin tanımladığı ego iyidir, diğer ego tanımlarının tamamı da kötü”.

Bu yazıyı sevdiyseniz “Leyla ile Mecnun’u Yıllardır Yanlış Anlamışız. İşte Şaşırtıcı ve Gerçek Hikaye!” adlı yazıyı da okuyun.

BİR CEVAP BIRAK