Eğitim her derde dava mı?

Eğitim her derde dava mı?

52
0
PAYLAŞ

Müşterimize, gelen eğitim talebi üzerine içerik tasarlamak için gitmiştik. Klasik başlangıç sorumu sorarak girdim konuya: “Bu eğitimi gündeme getiren nedir?” Soruma verilen cevap başka bir soru sordurdu ve her sorunun cevabı başka soruları gündeme getirdi. Sonunda geldiğimiz noktanın eğitimle bir alakası yoktu. Konuştuğumuz kişiler aslında farkında olmadan bir proje başlatmaya çalışıyorlardı. “Biz bu konuyu biraz daha düşünelim” dediler, toplantımızı sonuçlandırdık. Eğitimin işe yaraması, değer yaratması için gereksinimlere cevap verecek şekilde tasarlanması gerekiyor. Bunun için de ihtiyacı anlamak, tanımlamak zorunlu.

Yukarıdaki deneyimin benzerlerini sıklıkla yaşıyorum. Zaman zaman bu soruları her yönüyle tasarlanmış bir eğitime başladıktan sonra dahi sormak zorunda kalabiliyorum. O zaman da bildiğimiz atasözümüz gündeme geliyor ve kervan yolda düzülmeye başlıyor.

Her değişim, dönüşüm çabasının arkasında adı konmuş veya konmamış bir proje var. Kurumlar kimi zaman projelerinin hiç farkında olmadan değişimi yönetmeye çalışıyorlar. Bu çabaların başarılı bir sonuç vermesi için hem ürüne hem sürece hem de insana odaklanmak gerekiyor. Kimi zaman yanlış ürün üzerinde çalışılıyor, kimi zaman süreçler, metodolojilerde sıkıntı yaşanıyor, kimi durumlarda ise yöneticide, ekipte sorunlar olabiliyor. Sorunlar yaşandığında ilk akla gelen çözümlerden birisi “Eğitim alalım” oluyor.

Eğitim hiç kuşkusuz önemli bir araç, doğru kişiye, doğru zamanda doğru şekilde verildiği takdirde işe yarıyor, değer yaratıyor. Hazır olmayan kişilere verilen, neye hizmet edeceği tasarlanmamış eğitimler ise beklenen değeri yaratmaktan uzak kalıyor. Başarılı bir eğitim organizasyonu hem eğitimi talep eden hem de veren açısından ortak bir sorumluluk. Her bir eğitim organizasyonunda bu roller ve sorumluluklar eğitimi talep eden kurumların olgunluk seviyelerine göre değişkenlik gösterebiliyor. Eğitimin tasarlanması aşamasında eğitimi talep eden yönetici ile eğitmen arasına aracılar girdiğinde (örneğin insan kaynakları) iletişim daha da zorlaşabiliyor.

Proje ister küçük ister büyük olsun, hepsinde insan boyutu önemli. İnsanın göz ardı edildiği projeler tehditlere daha açık. Büyük ve stratejik projelerde ise insanın yanı sıra sistemler de ön plana çıkıyor. Deneyimli, birikimli, doğru kişilerle çalıştığınızdan eminseniz, fakat işler hala yolunda gitmiyorsa “eğitim” sizin için doğru bir araç olmayabilir. Proje yönetim metodolojiniz, süreçlerinizin olgunluk seviyesi de başarıda önemli rol oynuyor. Sorunun nerelerden kaynaklandığı üzerine düşünmek, bunu anlamak çok değerli. Bu durumda gündemi eğitim yerine, doğrudan soruna odaklamak çok zaman kazandırıyor.

Eğitim her yaşanan sıkıntı için yeterli, doğru bir araç olmayabilir. İhtiyacı anlamadan sipariş edilen proje yönetimi eğitimi beklediğiniz değeri yaratmayabilir. Eğitimin her kapıyı açan bir maymuncuk olmadığını da fark etmek gerekiyor.

Doğan ARAL

BİR CEVAP BIRAK