Duygusal Yalnızlık

Duygusal Yalnızlık

59
0
PAYLAŞ

Yalnızlık, her birey için hem karmaşık hem de benzersiz olan, evrensel bir insani duygu. Yalnızlık duygusu öznelliğe dayalı doğası nedeniyle, pek çok farklı faktörden etkilenebiliyor ve farklı durumlarla tetiklenebiliyor. Bu nedenle hem ‘kalabalıklar içinde yapayalnız hissetmek’ hem de gerçekten çevrenizde iletişim kurabileceğiniz kimsenin olmamasından dolayı hissettiğiniz yalnızlık aynı şeyi ifade edebiliyor. Kişinin dünyayı algılama şekli ve öznel değerlendirmeleriyle şekillenen yalnızlık hissinin en yaygın görüldüğü durumlardan bazıları şöyle:

  • Yeni başlangıçlar: Kimseyi tanımadığınız yeni bir işe ya da okula başlamak, kimseyi tanımadığınız bir etkinliğe katılmak, farklı bir şehre taşınmak gibi yeni başlangıçların ve kimseyi tanımamanın verdiği yalnızlık hissi.
  • ‘Diğerlerinden farklıyım’ düşüncesi: Sizi çevrenizdeki diğer insanlardan farklı kılan bir kişilik özelliğine, fiziksel farklılığa ya da duruma sahip olmak ve kendinizi farklı hissederek izole olmanızın yarattığı yalnızlık hissi.
  • Derin ilişkiler kuramamak: Çok fazla sayıda arkadaşınız ya da uzun süreli bir partneriniz olsa da bu kişilerle derin ve anlamlı ilişkiler kuramamaktan kaynaklanan yalnızlık hissi.
  • Zamansızlık: Sosyal çevrenizdeki insanların size eskisi kadar zaman ayıramamasından ya da yeni tanıştığınız biriyle ilişkinizi derinleştirebilmek için gerekli olan zamanı yaratamamanızdan kaynaklanan yalnızlık hissi.
  • Güvensiz ilişkiler: Birlikte zaman geçirdiğiniz çok sayıda arkadaşınız olsa da, sizinle kurdukları ilişkinin derinliğinden ya da samimiyetlerinden şüphe duymanız durumunda ortaya çıkan yalnızlık hissi.
  • Sessiz zaman ihtiyacı: Sosyal çevreniz çok geniş olduğu için sevdiğiniz ve derin bağlarınızın olduğu insanlarla baş başa, sessiz, sakin ve yavaş bir ortamda zaman geçirememenin  beraberinde getirdiği yalnızlık hissi.

Duygusal yalnızlık olarak bahsettiğimiz yalnızlık hissi temelinde kişinin kendisini işe yaramaz, istenmeyen, sevilmeyen ve değer görmeyen biri gibi görmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Güvenli ilişkiler kuramayan, kurduğu ilişkilerde samimiyet ve derinlik hissini deneyimleyemeyen ve bu nedenle yalnız hisseden kişiler ilişki kurmakta zorlandıkları için kalabalık bir sosyal çevreye sahip olsalar dahi bağlanma ve iletişim kurma ihtiyaçlarını gideremiyorlar. İletişim becerilerinden insanların ne kadar güvenilir olduğuyla ilgili varsayımlarına kadar sosyal ilişkiler konusundaki kalıplaşmış düşüncelere ve davranışlara sahip olan bu kişilerin yalnızlık hissiyle başa çıkabilmeleri için öncelikle yalnız hissetmelerine sebep olan düşünce ve davranışlarını fark edebilmeleri gerekiyor.

Yalnızlık hissinin sebepleri yukarıdaki örneklerde olduğu gibi fiziksel izolasyon, yeni bir yere taşınmak ya da boşanmak gibi durumsal olabilirken depresyon gibi psikolojik problemler de yalnızlık hissinin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor. Ayrıca kişinin özgüvenin ve benlik saygısının düşük olması da diğer insanların sevgisine ve ilgisine layık olmadığını düşünmesine, dolayısıyla güvenli ve derin bağlar kuramamasına ve kendisini izole etmesine neden olarak kronik bir yalnızlık hissi oluşmasına zemin hazırlayabiliyor.

Kaynak: Psychology Today