DUYGULARIN SANA NE ANLATIYOR?

DUYGULARIN SANA NE ANLATIYOR?

168
0
PAYLAŞ

İnsan çok karmaşık bir varlıktır. Bir yandan kendi içimizde hissettiğimiz duygular, diğer yandan gizlediğimiz ve perdelediğimiz duygular vardır. Bir de esiri olduğumuz duygular.

En kötüsü ise esiri olduğumuz duygulardır. Dışarıdan beklediğimiz, kendimizi iyi hissetmeye çalıştığımız istekler vardır. Şunu diyebilirim ki; sana senden başka kimse iyi gelmeyecektir. Anlık iyi gelmelere daha çok bağımlı olacaksın ve daha fazlasını isteyeceksin. Ama kendine iyi gelmeyi hiçbir zaman öğrenemeyeceksin. Eğer bir gün kendine iyi davranmayı öğrenirsen, insanların sana değer vermeleri için çabalamayacak, yalvarmayacaksın. İşte o zaman daha güçlü olacaksın, o zaman ayakların yere basacak ve cesur bir birey olacaksın.

Kendini ne kadar seviyorsun, insanların bakış açıları ne kadar önemli, ne kadar öndesin, ne kadar seni görüyorlar? Biliyor musun, bunlar önemli gibi gözükse de aslında hiç önemli değil. Kendini tanımak için, kendin olmak için bir başkasının rehberliğine ihtiyacın yok. Bir başkasının hayatını kendi hayatına dâhil etmekten vazgeçmelisin. Sen zaten kendini biliyorsun. Bazen gözleri değil, kulakları kapamak iyi olacaktır. Gözlerini aç ve kendini gör. Sadece dışarıyı dinleyerek kimliğini bulamazsın. Çünkü onlar seni değil, kafalarındaki seni seninle paylaşacaklar.

Çok basit bir örnek vermem gerekirse, eskiden çok yakın bir arkadaşım vardı. Ve bana sürekli geçimsiz derdi. Ben senden daha güzelim, ben varken herkes bana bakar, ben çok güzelim, senin çok kötü bir hayatın var derdi. Ve ben de evet, ben geçimsiz ve güzel değilim derdim. Ama sonra arkadaş çevrem gelişti, insanlarla diyaloglarım arttı, sonunda böyle olmadığımı anladım. Evet, onun söyledikleri onun aklındaki bendim. Gerçek ben değildim. “İnsanlara bıraktığımız izlenimler ne olacak peki?” dediğini duyar gibiyim. Sen, sen olduğunda ve kendine güvendiğinde, kendini kabul ettiğinde zaten izlenimlerin de o şekilde olacaktır.

Hepimizin içinde farkında olmadan gizlediğimiz duygular vardır. Buna en net örnek travmalarımızdır. Neyden sebep olduğunu bilmediğimiz korkularımız, öfkelerimiz olabilir. Bunu tetikleyen şey nedir diyerek kendimize yönelebiliriz. Bu dünyada kötü insan yoktur. Bu dünya hala aydınlık bir yer. Sadece tetiklendiğimiz şeyler var. Hissettiklerimiz, acılarımız, korkularımız, boşluklarımız, ihtiyaç duygularımız vs. ama hiçbir önemi yok. Çünkü kendine yetemediğin sürece kimse sana yetemeyecek ve günün sonunda beni sev, bana saygı duy dediğin herkes gidecek. Asıl gitmeyecek olan, seni sonsuza kadar sevecek kişi yine sensin.

Hissettiğim duygu gerçekten doğru mu? Bazen bazı duygularımızı bastırmak için başka bir duygu ortaya çıkar. Çocuk psikolojisinde gördüğüm bir tepkimeden bahsetmek isterim. Bir çocuk utandığı halde “utanma duygusunu fark etmeden” bunu öfke olarak dışarı yansıtıyor. Yakın zamanda birkaç örneğe şahit oldum. Ve bu durumu da yazıma eklemek istedim. Çünkü bazen hissettiğimiz duygunun aslında neyi tetiklediğini anlayamayabiliriz. Bunu anlamak birazcık zordur. Gerçek duygumuzu anlamamız için kendimize dürüst olmalı ve tetiklenen dürtüyü bulmalıyız. Gerçek duygunu anladığın zaman gerçekten ne hissettiğini göreceksin.
Duygularımızı fark ettiğimiz zaman kendimizi tanıma yolunda en büyük adımı atmış oluruz. Bu yol; dikenli, bol kahkahalı ve bol ağlama içermektedir. Ancak günün sonunda kendinle başbaşa, ferahlamış ve rahatlamış bir şekilde barışık olarak kalacaksın. Kendimizle ve etrafla kavga etmek yerine herkesle barışıp, bu yolu en iyi şekilde yürüyebiliriz. Kendi yolculuğunuzda aydınlık bir yol dilerim.

Zeynep TÜRKOĞLU
Yönetici Koçu & Halkla İlişkiler Uzmanı