DUYGULAR ARACILIĞIYLA KENDİMİZLE BAĞ KURMAK

DUYGULAR ARACILIĞIYLA KENDİMİZLE BAĞ KURMAK

133
0
PAYLAŞ

Hissettiğimiz her duygunun bir anlamı ve bize anlatmaya çalıştığı bir şeyler var. Duygularımızı görmek ve anlamak bize hayatta çok değerli farkındalıklar yaşatır.

Keyifliyim bugün, neden keyifliyim? Üzgün hissediyorum, bu hüzün nereden geliyor? Gerginim, kaygılıyım, öfkeliyim, korkuyorum… tüm bu duygularım bana bir şey söylemeye çalışıyor, ne söylemeye çalışıyor olabilir?

Duyguları Nasıl Fark Ederiz?

Duygular gelip geçicidir ve kontrol edilemez. Ancak duyguyu tanımlayabilir ve verdiği mesajı alabiliriz. Duygularımızla iletişim kurmak genelde alışık olmadığımız bir durum olduğu için, bunu yapmaktan kaçınıyor olabiliriz. Peki nereden başlamalı? Aslında tek yaptığımız, fark etmek ve gözlemlemek.

Biraz kaygılıyım. İşe gidip gelirken böyle hisseden ve bu duygusunun üzerinde durmayan birini düşünelim. Ertesi günü de böyle geçiyor, işlerini yapıyor, toplantılara girip çıkıyor, evine geliyor ancak durgun, sesi neşesiz. Ertesi günü yine aynı geçiyor, hatta belki haftalar boyu böyle kaygılı. Belli ki bir şeylerin istediği gibi gitmediğini düşünüyor ancak kendini dinlemediğinden, bu kişi bu halini yeni normali kabul ediyor.

Canım sıkılıyor. Belki de en yaygın hissedilen duygulardan bir tanesi sıkıntı. Kişi sıkıntı hissettiğinde ne yapar? Kendine hemen oyalanacak bir meşgale bulmak ister; sosyal medyaya dalabilir, film izleyebilir, bir şeyler okuyabilir. Bu durumda sıkıntı hemen ortadan kaldırılması gereken bir şeymiş gibi davranılır. Diğer tüm duygularda olduğu gibi, biraz durun bakalım sıkıntıyla neler olacak, size neler söyleyecek. Can sıkıntısı, içinde büyük bir değişim ve yaratıcılık potansiyeli barındırır. Ne anlatmaya çalıştığını anlayabilmek için, ondan bir an önce kurtulmak yerine durup dinlemek iyi olur. 

Mutlu hissetmiyorum. Sürekli mutlu olmamız gerekliliği artık biraz olsun kırılmaya başladı neyse ki. Her şeyden önce unutmamak gerekir ki, mutluluk bir duygu halidir ve tüm duygularda da olduğu gibi gelip geçicidir. Dolayısı ile sürekli mutlu olmak veya mutlu olmaya çalışmak bir amaç olarak belirlenemez, çünkü gerçekçi değildir. Mutlu olmak; o an olduğun yerden, olduğun kişiden veya yaptığın işten memnun olmak demek. Mutlu hissetmemek belki hayatımızda bir şeylere razı olmadığımızı gösteriyor olabilir.   

Duyguların Sana Ne Anlatıyor?

“Nasıl hissediyorsun?” sorusunun cevabı iyi veya kötü olamaz çünkü iyi veya kötü birer duygu değildir, yalnızca içinde olduğun hali tanımlayabilir. Peki duygumuzu tanımladıktan sonra neler görürüz? Duygularımız bize neler söyler?

Keyifliysen eğer ve ortada hiçbir sebep yoksa bile bu kendin gibi olduğun, kendi özünü yaşıyor olduğun anlamına gelir. Kaygı, gelecekle ilgili belirsizlik olduğunu ve güvende hissetmediğini gösterir, açıklığa kavuşturman gerekir. Gerginsen, bu gerginliğin kaynağı ne? Tehlikede olabilirsin, kendini tehlikede hissediyor olabilirsin. Üzgün hissediyorsan, eksik olan bir şeyler veya gerçekleşmeyen bazı beklentilerin var anlamına gelebilir. Mutlu hissetmiyorsan yolunu değiştirmen, yeni bir yola girmen gerekebilir. Korkuyorsan ortada gerçek bir tehdit olmasa bile tehlikede olduğuna inanıyorsun demektir. Korku seni korumaya çalışır, kendini neyden korumaya çalışıyorsun? sorusunu cevaplamak değerli olur. Kendine veya başkalarına karşı öfke, saygı ihtiyacına işaret eder. Saygı beklendiğini gösterebilir.

Duygularımızın bize ne anlatmaya çalıştığını fark ettiğimizde, gerçek ihtiyaçlarımızı da daha net bir şekilde görebiliriz.

Beden ve Duygu İlişkisi

Duygular ile ilgili en çarpıcı gerçeklerden birisi de kendini bedende fiziksel bir ağrı olarak gösterebilmeleridir. Eğer siz duygularınızla iletişim kurmaya alışık değilseniz, vücudunuz bu sefer bedensel sinyalleri dikkate algılamanızı bekler. Bu, aslında sizin görmezden geldiğiniz duyguların “ben buradayım, beni gör” demesinin bir başka yoludur. Tüm hastalıkların, psikolojik temelleri olduğunu belki duymuşsunuzdur. Gerekli tıbbi tedavilerin yanında, kendiyle ve duygularıyla bağ kurmaya başlayan, kendine karşı anlayış ve şefkat gösterebilen insanların fiziksel rahatsızlıklarının hızla iyileşiyor olmasının; bu gerçekle çok yakından ilişkili olduğunu düşünüyorum.

Tüm duyguları hissetmek oldukça normal ve de sağlıklı. Durumun sağlıksız bir noktaya gitmesi ancak hissedilen duyguların aşırıya kaçması ve uç noktalarda yaşanması ile mümkün oluyor. Örneğin aşırı kaygı, aşırı üzüntü, aşırı öfke vb hissedildiğinde bu durum kişiye zarar verir ve psikolojik destek almak bu noktada iyi gelebilir. Bunun dışında sağlıklı bir bireyin duygularını görebilmesi ve tanımlaması, kendiyle bağ kurması için oldukça önemli bir süreçtir.

İyi ki duygularımız var ve farklı duygular hissediyoruz ki, kendi içimizden gelen bu mesajları alabiliyoruz. Bilincimizin farkında olmadığı gerçekleri böylece duygularımız bize fark ettiriyor. Kendimizi anlayabilmek için, içimize dönüp duygularımıza bakmamız yeterli.

Beyza TURAN