DÜŞÜNCELERİNİZ FİZİKSEL RAHATSIZLIKLARA SEBEP OLABİLİR Mİ?

DÜŞÜNCELERİNİZ FİZİKSEL RAHATSIZLIKLARA SEBEP OLABİLİR Mİ?

165
0
PAYLAŞ

Neye inanıyorsak, onu deneyimliyoruz. Zihnimizde yarattığımız düşüncelerin vasfı ne ise, iyi ya da kötü bir geri dönüşünü görüyoruz.

Aslında bunu içten içe biliyoruz da, hatta başımıza olumsuz bir şey gelince,

Korktuğum başıma geldi! Ama ben biliyordum böyle olacağını… demiyor muyuz?

Yaratılan her düşüncenin bir duygu karşılığı var. Olumlu düşüncenin karşılığı mutluluk, keyif, sevinç gibi duygular. Vücuda yansımasını da görmemiz mümkün, içinizin kıpır kıpır olması, daha enerjik hissetmeniz, hatta mutluluktan zıplamanız fiziksel yansımalara birer örnek.

Olumsuz düşüncenin yarattığı his ise korku, endişe, mutsuzluk, öfke gibi duruma göre karşılık bulan negatif duygu durumları. Vücuttaki etkileri ise, tahmininizden daha tehlikeli olabilir.

Öfkelendiğinde tansiyonu yükselen, migreni tutan tanıdıklarınız var mı?

Peki ya içine ata ata kanser oldu diye üzülüp arkasından dua okuduklarınız?…

Aslında dinlemeyi bilirsek, vücudumuz bize ters giden bir şeyler olduğunda alarm veriyor. Bazen dinlemiyoruz, bazen de ne ile karşılaşacağımızı bilmediğimiz için dinlemekten korkuyoruz. Hatta bazen “Doktora gitmeye korkuyorum, ya kötü bir şey duyarsam” dediğimiz bile oluyor.

Bir rahatsızlık için doktora gidildiğinde, hastalıkların semptomları ve sonuçları tedavi edilebiliyor. Tıp biliminin her gün ilerliyor olması, insan oğlu için büyük şans.

Ek olarak, hastalığın hangi zihinsel sebepten kaynaklandığını kendi içimizde bulup ortadan kaldırabilirsek, doktorlara da yardımcı olacağımızı düşünüyorum. Belki bu sayede, tekrar aynı rahatsızlığı yaşamayabiliriz, ne dersiniz?

Louise L. Hay, “Hayatımızdaki tüm deneyimler gibi, hastalıklarımızı da kendi düşünce kalıplarımızla yaratırız” diyerek zamanla oluşturduğumuz düşüncelerin neticesi olarak hissettiğimiz olumsuz duyguların, bizi fiziksel olarak da etkileyebileceğini söylemiştir.

Yıllar önce vajina kanseri tanısı konulan Louise L. Hay, beş yaşlarında tacize uğraması ve yıpratıcı bir çocukluk hikayesine sahip olmasından dolayı, bu teşhisi duyduğunda panik olmasına rağmen hiç şaşırmadığını ifade eder.

Zihnimiz bir kayıt cihazı gibi çalışıyor, kaydettiğimiz her olay neticesinde bir düşünce zihnimizde oluşuyor. Benzer olayları yaşadığımızda, düşünce şeklimiz kalıplaşıyor ve hissettirdiği duygu hep aynı şekilde tanımlanıyor. Eğer ki bu düşünce olumsuz ise, duygu da olumsuz olup içimizde yer ediyor. Olayın büyük veya küçük olması fark etmeksizin, siz de yarattığı düşünce kalıpları bir ömür boyu size yön verebiliyor. Buna bağlı olarak hep aynı şeyi deneyimlediğiniz için de, kendi kendinizi doğrular halde buluyorsunuz.

Tam bir kısır döngü!

Düşünce kalıplarımızı tekrarladığımızın çoğu zaman farkında bile değiliz çünkü o kadar bizden cümleler olmuşlar ki, içselleştirip kendi gerçeğimiz haline getirmişiz. Örneğin;

  • Para insanı bozar
  • Evlilik aşkı öldürüyor
  • İnsan oğlu çiğ süt emmiş, babana bile güvenme
  • Erkek milleti aldatır
  • Ben de böyleyim işte…

…gibi cümleler kurar mısınız? Peki, hiç aksini deneyimlediniz mi?

Geçen gün şöyle bir konuşma duydum.

  • Kahve içersem esmerleşeceğime inanmıştım uzun yıllar boyunca, o yüzden hiç türk kahvesi içmedim.

Komik geldi önce ama sonra basit bir düşünce kalıbının bu kişiyi nasıl bir lezzetten mahrum bıraktığını görünce üzüldüm.

Evet kulağa saçma gelebilir ama çocukken büyükler kahve içtiğinde o da istemesin diye, “Kahve içersen kara kız olursun” demelerinden etkilenmiş, büyüdükçe de bu durumu kanıksamış. İşte düşünce kalıplarımız aslında bu kadar basit oluşuyor.

Bu durumun tatsız bir sonucu olmasa da, bazı düşünce kalıpları daha ciddi etkilere ve hatta sağlığımızı tehdit eder boyutlara varabiliyor.

Kızgınlık, öfke, suçluluk duygusu, endişe ve aklınıza gelen tüm olumsuz duyguları, eğer uzun süre içinizde tutarsanız, omuzdan ayağa, mideden bağırsağa kadar vücudunuzdaki birçok organda karşılığını bulabilirsiniz.

Okuduğum bir yazıda, kanserli hücrelerin vücudun kişiden aldığı İNTİKAM olarak tanımlanması beni çok etkilemişti.

Ama iyi haber şu ki hayatta kontrolümüzün olduğu tek şey düşüncelerimiz!
Bunun için ilk öncelik, sözlerinizin farkına varmak olabilir. Bir lafı birden fazla kez tekrar ediyorsanız, bu artık sizin için kalıplaşmıştır. İçinize dönün ve bunun size nasıl hissettirdiğini anlamak için kendinize zaman verin. Sözlerinizin düşünce kalıplarınızla ne kadar orantılı olduğunu fark edin. Sözlerinizi ve düşüncelerinizi değiştirmeye başladığınızda, hayatınızın da değişeceğini göreceksiniz.

Bu kalıpları değiştirmenin kolay olmadığını düşünüyor olabilirsiniz. Çok haklısınız!

Ama önünüzde hala yaşayacağınız bir hayat ve bırakacağınız anılar var. Ve o anıları güzel kılmak sizin elinizde!

 

Sağlığınıza en büyük zararı düşünceleriniz ile SİZ veriyorsanız, bunu değiştirmeye değmez mi?

Peki nasıl yapabilirsiniz?
Öncelikle bu rahatsızlığın nereden kaynaklandığını bulmak için içinize yönelin.

Ne hissediyorsunuz? Bu hisse neden ihtiyacınız var? Örneğin, bir duruma çok mu içerliyorsunuz? Bu size ne sağlıyor, neden bu duyguya ihtiyacınız var?..

Sizi sınırlayan düşünce kalıplarınızı değiştirdiğinizde, ruh halinize olduğu kadar fiziksel bedeninize de olumlu etkiler sağladığınızı göreceksiniz.

Güzel anılar biriktirmeniz dileğiyle…

Miray Demirer

BİR CEVAP BIRAK