Dünden Bugüne

Dünden Bugüne

92
0
PAYLAŞ

Her senenin sonunda yeni dilekler ve yeni umutlar ile başlamak istediğimiz bir yıl istiyoruz. Bazımız inançlarına göre, bazımız hayallerine göre, bazımız ise hedeflerine göre çalışırken, bazılarının ise bir şeyi istemesi yeterli oluyor.

2020 yılına merhaba dememiz ile beraber ardı ardına birçok olumsuz haberler gelmeye başladı. Öyle ki iyi dileklerle 2020 yılına merhaba derken Avustralya cayır cayır yanmaya devam ediyordu. 1 milyarın üzerinde canlı yok olurken belki de tarihin en büyük felaketi de yeni yıla doğru yolculuğunu sürdürdü. Ardından deprem haberleri ile beraber kayıpların sarsıntısı ve telaşı geçmeden çığ üzerine düşüyordu insanların. Ülkeler arası sınır ve güvenlik savaşlarının bulutu ise henüz daha üzerimizden gitmedi.

 “İnsanın bütün felaketleri tabiata karşı gelmesindendir.” – Peyami Safa

Tarih içinde biraz yolculuk yapmak için bana eşlik eder misiniz?

1556 yılında Çin’de 8 şiddetinde ki deprem 830.000 kişinin hayatının kaybetmesine sebep olmuş. 1970 yılında Bhola kasırgası 6 gün sürmüş ve 500.000 kişiye yakın kişi hayatını kaybetmiştir. 2000 yılının başlarında 5 hafta süren şiddetli yağışlar Mozambik Sel Felaketine yol açmış 20.000 den fazla hayvan telef olmuştur. 2005 yılında Pakistan’da 7.6 büyüklüğündeki 1 dk süren depremde 75.000 kişi hayatını kaybetti.

Eminim ki bunları okurken sizin de aklınıza burada yazmayan başka olaylar gelmiştir. Bu olayların çoğu doğa felaketi olarak tarihe geçti. Elbette doğa ve canlılarda da değişim ve dönüşüm olacaktır. Ama bunun zamanını insanlık olarak öne çekmemize işaret etmek istiyorum.

“Hırs, bir sandalın yelkenini şişiren rüzgâra benzer; fazlası gemiyi batırır, azı da gemiyi olduğu yerde tutar.” Voltaire

Bugün insanlık dünyanın gelişmesi adına etki ve katkısı ne kadar çoksa yine bunları gerçekleştirme arzusu ile verdiği zararda ona eştir. Belki de biraz yavaşlamak iyi gelecektir. Belki hedeflerimiz ile hırslarımızı ayırabiliyor olmak bizi rahatlatacaktır; kim bilir?

Bugünde kendi yarattığı olumsuzluklarla büyüyen korona virüsünü konuşuyoruz. Hepimiz inanmak istiyoruz ki insan veya insanların etkisi dışında üretilmiş olması. Bunu bilebilmek güç olsa da yarattığı etkilerini görmek ve anlamak o kadar değil. Ama farkına varmamız gereken yukarıda tarihsel yolculukta da gördüğümüz gibi dünya zor zamanlar geçirmiş ve geçirmeye devam edecek. Bunu anlıyor olmak bu sancılı zamanlarda kalbiniz ve zihniniz arasında güçlü köprü kurmanızı sağlar.

Belki o zaman hırs ve kaygı ile maddi içeriklere değil de manevi faydalara odaklanabiliriz. Bu durumdan ne kazanabilirim yerine ben bu durumdan ne öğrenebilirim sorusu daha etkili olabilir.

İyi şeyler de olmuyor değil böyle zamanlarda ama çoğalmasını sağlama böyle satırların gayesi. Çalışmalarını yürüttüğüm bir banka kendi yönetim kararı ile collection faaliyetini durdurdu; ‘’Hedefler değil, çalışanlarımız önemli’’ diyerek üstelik gelir kaygısına da güzel bir destek vererek. Şimdi biliyoruz ki bu bankada çalışan ve bu bankanın işlerini yapan avukat, eğitimci, callcenter, hizmetli, şoför vb. güvenli ve daha az endişeli.

Gün gelecek bugün ki telaşımız bitecek, yaşam rutine girecek. İşte o zaman ihtiyaç duyabileceğin ne ise bugün ona odaklanmalısın. Pozitif düşünce algısına sokmak değil amacım, sadece insancıl kalabilmek.

Dünden bugüne felaketler, sadece ve sadece elbirliği ile geçip gitti, gitmeye devam edecek.

Felaket gider, insan kalır.

Kazanma tutkun mu? Kazanç arzun mu?

Seçimini yapmalısın.

‘’İnsanlığın iki tür ahlakı vardır: Biri sözünü edip uygulamadığımız, öteki de uygulayıp sözünü etmediğimiz.’’ – Bertrand Russell

Ender ERMİŞ

Yönetici KOÇU