Drone, Uçurtmaya Karşı

Drone, Uçurtmaya Karşı

58
0
PAYLAŞ

Çocukluğunu sokak oyunları ile geçiren son nesile yetişenlerdenim. Bazen düşünüyorum da o gün ki eğlence kaynağımız bugünün güçlü öğretileri imiş. Oynadığımız oyunlarda bir yarış içinde kazanan-kaybeden ayrımını sadece öznel olarak kalıyordu. Kazanan takımın ödülü genel de çekirdek ve gazozu hep beraber tüketmiyor muyduk?

Çocukken hayat daha basit ve anlaşılır geliyordu. Ama buna rağmen düşünce kaslarımız hızla gelişiyordu. Oyun oynarken ki heyecanımı anımsıyorum da, nasıl bir tutku ile bağlandığımızı irdeliyorum. Sabahları bir alarma ihtiyaç duymadan erkenden kalkıp çizgi filmin yeni serisini izlemek için televizyon karşısına kurulurduk. Elimize geçen her eşya bir araba, bir uçak oluverirdi bizim için.

Hele havanın biraz güneşli aynı zamanda da hafif rüzgârlı olduğu günler. İşte o günler özgürlüğün tadı ile hafifliyor, boş bir tarlada uçurtma uçurma coşkusu içinde koşturuyordum. Uçurtma ne kadar gözden uzaklaşırsa bende bir o kadar kendime yakınlaşıyordum. Hele birde o uçurtmayı marangozdan kestirdiğin çıtalarla kendin yaptıysan değme keyfime.

“Hiçbir şey insanın hayal gücü kadar hür değildir.” David Hume

Ne oldu da hayatı bu kadar karmaşık ve zor hale getirdik? Hepimiz iş, okul vb. sebeplerle yer değiştirdik. Bu zaman içerisinde de eğlence isteğimiz hırsa, coşkumuz strese, kazanma sevincimiz hedefe dönüşüverdi. Hatta o üç çıtalı poşet uçurtmamız bile drone oldu. Her şeyin gelişimi için çalışan insanoğlu kendi gelişiminde biraz yavaşladı. Bizi besleyen, büyüten duyguların yönetici konumuna gelmesi başka türlü nasıl açıklanır?

Bir uçurtmayı drone’a dönüştürende yaşamı bu kadar karmaşık hale getirende yine bizleriz. Aslında her şey olduğu gibi yerli yerinde. Güneş yine doğuyor, rüzgâr yine esiyor. Peki, alışkanlıklarımız, davranışlarımız söz konusu olduğunda değişim bizleri neden korkutuyor? Bir yaşam mücadelesine konu olan bir film, bir müzik veya bunun gibi şeylerde duygulanıyor ama bugün ben ne yapıyorum sorusuna umursamaz davranıyoruz. Belki birçoğumuz mevcut durumundan besleniyor, karakterini gösteriyor ya da bunun gibi normlar.

Önemli olan işte o çocukların uçurtma yerine yenisini koyabilmek, uyumlanmak. Motivasyonu üreten zaten eşya değil ona yüklediğimiz anlamdır. Seni mutlu eden bir şeyin başkasını da mutlu edeceğinin garantisi yok. Ama senin iyi olmanın başkalarına da iyiliği mutlak kaçınılmazdır.

Sence drone mu uçurtmaya karşı? Yoksa biz mi drone’a?

“Hayatı sadece ben kendim değiştirebilirim, bunu benim adıma kimse yapamaz.” C.Burnett

Ender ERMİŞ
Yönetici Koçu

BİR CEVAP BIRAK