Doğum sonrasında babalar depresyona girer mi?

Doğum sonrasında babalar depresyona girer mi?

288
0
PAYLAŞ

Aile içine yeni bir bireyin katılması, sadece anne ve baba için değil tüm yakın ve uzak aile mensupları için çok mutluluk verici bir olgu. Fakat bebek, mutluluk getirmesi yanında büyük bir sorumluluk, stres ve yorgunluk nedeni. Halk arasında lohusa dönemi denilen, annelerin doğum sonrasında hormonal ve duygusal değişimlerinin etkisindeki duygu-durum dalgalanmaları, beklenen ve normal bir sonuç olarak kabul ediliyor. Ancak annelerin yanında babalarında doğum sonrasında kısmi olarak hormonal değişiklik, kısmi olarak ise sosyal ve yaşam stillerindeki değişiklik sonucu çeşitli sorunlar ve sıkıntılar yaşadığı çoğu zaman göz ardı ediliyor.

İşin hormonal kısmı için son dönemde yapılan araştırmalarda kadınların gebelik dönemindeki hormonal dalgalanması kadar olmasa da babaların da eşlerinin gebelik dönemlerinde testosteron (erkeklik hormonu) düzeylerinin azalıp östrojen (kadınlık hormonu) düzeylerinin arttığı ve bu değişikliklerin babaları depresyona daha yatkın hale getirdiğine yönelik bulgular elde edildi.

Amerika’da Eastern Virgina Medical School bünyesinde 2010 yılında yapılan bir meta-analiz çalışmasında 1980 ile 2009 yılları arasındaki doğum öncesi ve hemen sonrasındaki depresyon ile alakalı 43 araştırma incelenmiş, 28004 katılımcı üzerinden elde edilen sonuç; babaların %10 oranında doğum sonrası depresyonla yüz yüze geldiği sonucu ortaya çıktı.

Bir diğer araştırmada ise annelerin doğum sonrası depresyon yaşaması durumunda babaların doğum sonrası depresyon yaşama ihtimali %24 ile %50 arasında arttığı gözlemlendi.

Günümüzde babalar gebelik ve doğum sonrasında annelerin yanında ve destek olarak süreçleri tamamlıyor, fakat anne ile bebeğin ilişkisi kadar derin bir ilişki kurmak ancak bebeklik sonrasında gerçekleşebiliyor. Bu yorumu destekleyen yani anneliğin içgüdüsel bir olgu olduğuna, babalığın ise sosyal olarak oluştuğuna dair çeşitli araştırmalar var. Annelerin içgüdüsel olarak elde ettikleri bu “bilme” hali babalarda endişe ve sonrasında depresyona yol açabiliyor.

Babaların bu depresyon hali içerisinde üç tip zorlukla karşılaştığı ortaya konuluyor.

İlki, benlik imajındaki değişikliklerin (bebekli yeni hayatına uyum sağlama, evdeki kararlar üzerindeki kontrolü kaybetme gibi) sonucu olarak huysuzluk, sinirlilik, hayal kırıklığı gibi semptomlarla oluşan olumsuz kendi algısı.

İkinci zorluk, aileye katılan üçüncü bireyin psikolojik olarak gölgesinde kalma ve bir nevi arka plana atılmış hissetme hali. İkili ilişkiden üçlü bir ilişkiye dönüşüm babanın çocukla direk ilişki kuramadığı gebelik halinden başlayarak bebeğin doğması sonrasında karar alma mekanizmasına katılımına kadar devam edebiliyor.

Son zorluk ise eş olmaktan baba olmaya geçiş ve yaşam tarzı, evdeki iş bölümü gibi şartların değişimi durumu. Erkekle, doğum sonrası dönemde iş ve yaşam aktivitelerini değiştirmekte zorlanmakta hatta pratikte daha az yardım etme ve alışkanlıklarını değiştirmeme gibi sonuçlara yol açmaktadır.

Ülkemizde henüz net bir çalışma yapılmamasına rağmen genel olarak toplumumuzdaki duygusal ve zihinsel yarım talep etme düzeyleri pek yüksek değil. Yeni anne-baba olmuş kişileri de bu genelleme içine koyabiliriz ve onların yaşadıkları sıkıntılardan kaynaklanan sorunları anlamlandırmada ve yardım talep etmekte güçlük çekebileceklerini söyleyebiliriz.

Ahmet Erkasap, Profesyonel Koç

BİR CEVAP BIRAK