Dikkat ! Stres Bulaşıcıdır

Dikkat ! Stres Bulaşıcıdır

189
0
PAYLAŞ

-Bütün gün çalışıyorum. Akşam eve yorgun ve stresli geliyorum. 16 yaşındasın. Sabah evi nasıl bırakırsam öyle buluyorum. Kahvaltı masası olduğu gibi duruyor. Kocaman oldun elin ayağın tutuyor. İnsan evi toplar. Ben bu evin kölesi miyim, hizmetçisi mi ? İşe git, çalış eve gel çalış … Yeter artık ben de insanım …çok mu şey istiyorum. Allah aşkına ?

– Öff anne yine başladın. Tatilde dinlenmek istiyorum. Bütün yıl çalıştım sana bunu defalarca söylüyorum. Beni duymuyorsun, dinlemiyorsun, görmüyorsun bile. İşten gelir gelmez bağırıyor,kızıyor, bütün öfkeni benden çıkarıyorsun. Senden nefret ediyorum. Akşam hiç olmasın istiyorum… Arkadaşlarımın anneleri ne kadar iyi çocuklarını dinliyor, onlara değer veriyor, işten gelince onlara sarılıyor, öpüyor ben “hoş geldin anne” diyorum daha kapıdan girerken “çekil çekil çok sıcak”, sarılmaya çalışıyorum “uff yapış yapış “ diyorsun.   Bu evin hali ne?”diye başlıyorsun. Oysa mutfak dışında her yeri temizlemiştim görmüyorsun bile…

-Bak Ayşe hanımın kızı daha 14 yaşında. Evi siliyor, süpürüyor .Sen daha yeni kalkıyorsun . Hem de senden daha başarılı. Tabi ders çalışmazsan başarısız olursun. Bütün kabahat bende . Dünyanın parasını verdik ders aldırdık. Dilde pabuç gibi…

Ayça ayaklarını sertçe yere vurarak odasının kapısını çarpar ve kilitler. “Kaç kaç , baban gibi kapat kendini odana sorumsuz çocuk …….”

Kaçımız buna benzer bir diyalog yaşadık? Birkaç yıl öncesine kadar gözünün içine baktığımız, ağzımızdan çıkan her kelimeyi ikiletmeden yapan sevgi pıtırcığımıza ne oldu ? Harika geçen çocukluğun ardından ergenlik döneminde ne oluyor da aile içi iletişim kopma noktasına geliyor? Ani öfke patlamaları stres, gerilim, laf sokma küçümseme, yargılama, eleştirme ,kıyaslama ile geriliyor.

Dikkat stres bulaşıcıdır!!!
Bir kez mayalandı mı sürekli ilişkilere bulaşarak çoğalır.
Stres = verilen karşılıklar + tepkiler

Çocuklar bizim aynamızdır. Yani bizim yansımalarımızdır. Ebeveynler ve genç bireyler arasındaki çatışmaların büyük bölümü her iki tarafın taşıdığı stresin sonucudur. bizim stresimiz çocuğumuza , çocuğumuzun stresi de bize geçer ve her ikimizin de stres seviyesi yükselir. İşimizden kaynaklanan bir stres evimize taşınır ve ailemizin diğer bireylerine de bulaşır.

Ergen çocuğumuzun sorunlarına yoğunlaşmak yerine bir an durup, yaşamın diğer yönlerini düşünerek stres seviyemizi denetleyebiliriz.

Kişisel sorunlarımızı çocuğumuzla ilgili olanlardan ayırabilmemiz olaylara daha sağlıklı bir açıdan bakabilmemizi kolaylaştırır. Stres, yaşamda karşımıza çıkan zorluklara verdiğimiz duygusal ve psikolojik tepkiler ve bunların yansımaları ile doğrudan bağlantılıdır. Stres, kaygı, panik ve depresyon ile birlikte ilerler durdurabilmek için erken tanımlayabilmek çok önemlidir. Aynı derecede önemli olan bir diğer unsur da duygusal ateşleme mekanizmamıza basan etkenlerin stresin diğer ana kaynağı olduğunu fark edebilmektir.

İYİ STRES
Belli oranda stres hem kaçınılmazdır hem de yararlıdır. İyi stres vücudumuzun tehlike, baskı ve zorluğa verdiği uygun ve yapıcı tepkileri tetikler. Örneğin; koşmanız gereken bir yarış ya da geçmeniz gereken bir sınav olduğunda yaşadığınız baskı ve stres vücudunuzda adrenalin ve kortizol salınımını arttırır ve sizi eyleme hazır hale getirir. Çocuğunuzun duygularınızı tetiklediği durumlar (bencillik, kabalık gibi) benzer etki taşır. Stresi iyi yapan VERDİĞİNİZ TEPKİNİN o anki duruma uygun ve dengeli olmasıdır. Tepkiniz aşırı değilse ve vücudunuzun kimyasal dengesi normal seviyeye kolayca dönüyorsa endişelenecek bir sorun yoktur.

PEKİ NE ZAMAN ENDİŞELENMELİYİM?

KÖTÜ STRESİN BELİRTİLERİ
.İnsanlara ve önemsiz olaylara karşı hoşgörüsüzlük ; alıcının yakınından geçen küçücük bir karınca alarm sistemini tetiklemeye yeter.

  • Duygusal anlamda dağılmaya yakın hissetmek; (ve bazen gözyaşları ) sürekli yüzeye yakın bir şekilde kaynar ve sizi rehin almayı bekler.
  • İlgisiz görünen konularda da işlerin yolunda gitmemesi ve sıkıntılara sıkıntı katması ; her şey size karşı hissi verir.
  • Yakın ilişkiler zarar görür; ergen çocuğunuzla iletişiminiz bozulur ve sert çatışmalar yaşanır.
  • Uykusuzluk; uykuya dalmada zorluk yaşanır, gece sık sık , sabah çok erken uyanılır; vücut ve zihin günün 24 saati alarm durumundadır ve her an eyleme geçme zorunluluğu hissedilir.
  • Kötü rüyalar görmek ; beyin duygusal yansımaları düzeltmek için sürekli meşguldür.
  • Sürekli yorgunluk ; hem uyku bozukluğuna hem de stres hormonlarına bağlıdır.
  • Hastalık ve ağrılar; uyarı halindeki stres sistemi bağışıklık sistemini zayıflatır.
  • Bir şeylere sığınmak; gergin sinir sistemini gevşetmek için sigara ya da alkol gibi alışkanlıklara başvurulur.

İş yerinde yaşanan gerginlikler, yolunda gitmeyen bir evlilik, sağlık sorunları ya da parasal çıkmazlar uzun süre çözümlenemediğinde üzerimizde bu tür bir etki yaratabilir. Çoğumuz böyle durumlarda duygusal olarak çok yıprandığımızı, hoşgörü eşiğimizin dibe vurduğunu biliriz. En küçük bir sorunun bile patlamamıza ve aşırı tepki vermemize neden olabildiği bu dönemlerde her anlamda çaresiz ve savunmasız hissederiz.

Genç kızımla veya oğlumla rayından çıkmış ilişkilerimi nasıl düzeltirim diyorsanız bu yazı tam size göre

VE ŞİMDİ ………
6 adım da ilişkilerinizi düzeltebilir, ergen çocuğunuzla yaşadığınız çatışmaları önleyebilirsiniz.

  1. Açık Olun; duygu ve düşüncelerinizi paylaşın. Çocuğunuz stresli olduğunuzu bilirse, hoşgörü seviyenizin düşeceğini, ani ve sert tepkiler verebileceğinizi anlayacaktır.Bu, sorumluluk almasına ve olası sorunlarla başa çıkabilmeyi öğrenmesine yardımcı olur. Ayrıca bu sayede çevresindekilerin duygu durumlarını algılama konusunda daha hassaslaşacaktır.
  2. Duygularınızın Farkında Olun. Duygularınızın olumsuz yöne doğru gittiğini fark etmeniz, durumun denetiminizden çıkmasını önler.

Genç bireylerin talep ve isteklerine yanıt verirken korteksinizin (konuşma, düşünme, öğrenme,mantık yürütme, plan yapma, dürtü kontrolü) direksiyonda olduğundan emin olun. Gerekirse isteklerini daha sonra değerlendireceğinizi anlatın.

  1. Uygun tepkiyi verebilmek için acele etmeden, düşünerek eyleme geçin. 6 SANİYE , stres kimyasallarınızı denetlemeniz, duygularınızı denetlemeniz, doğru kelimeleri seçerek uygun tepkiyi vermeniz için yeterli olacaktır.

Çocuğunuz duygusal iniş çıkışlar yaşarken aşağıdakileri hatırlayarak tutarlı ve dengeli bir tutum sergileyebilirsiniz:

  • Sizin çatışmanız ve yüzleşmeniz onların gerginliğini arttırır.
  • Sizin gerginliğiniz onların kaygı seviyesini arttırır.
  • Sizin korkularınız onların saldırganlıklarını arttırır.
  1. Durumun hararetiyle aşırı tepki verdiğiniz ya da yanlış sözcükler kullandığınızda nedenini açıkça belirterek özür dileyin. Örneğin; “O anda sana öyle tepki vermemeliydim” demeniz ortamı yumuşatır ve genç bireye özür dilemenin erdemini öğretir.
  2. Suçlanmaktan ve hatalarını yüzüne vurmaktan kaçının. Örneğin; “Hepsi senin yüzünden, bunun sorumlusu sensin” demeniz tartışmayı uzatır ve içinden çıkılmaz hale getirir.
  3. Sözsüz iletişim : çocuklar,yetişkinler ve özellikle uyarı sistemleri sürekli tetikte olan genç bireyler sözsüz işaretlere her şeyden daha duyarlıdır. Yüz ifadelerinizi, ses tonunuzu ve vurgularınızı, beden dilinizi ve gözlerinizdeki anlamı, çocuğunuzu sakinleştirmek, ona gereksinim duyduğu sevgi ve ilgiyi göstermek için kullanabileceğiniz araçlar olarak kabul edin.

Birisinin sizinle alaycı bir ses tonuyla ya da yüzünüze bakmadan konuştuğunu düşünün. O kişinin sözcükleriyle ne dediğinden çok tavırlarıyla ne anlattığını algılarsınız…

ÖNEMLİ OLAN : söyledikleriniz ve gösterdiklerinizin tutarlı olmasıdır. Genç bireylerin alıcıları yapmacık bir neşeyi, üstü kapalı bir ifadeyi, sıkılan dişleri ve gergin bir şekilde kavuşturulan kolları hemen algılar ve zihni bunu genellikle yanlış değerlendirerek olumsuz sonuçlara varır.

En önemlisi de kullandığınız sözcüklerden çok bunları nasıl aktardığınıza odaklanın ruh halleri ve sözsüz işaretler ergen çocuğunuz ile iletişimizin %85 ini oluşturur.

Unutmayın! Sözcükleriniz + beden diliniz +ima ettikleriniz aynıdır.

Çocuklarımız bizim aynamızdır. Ne görürlerse onu yansıtırlar.            

Güzel Bakan, Güzel Görür.
Güzel Gören, Güzel Düşünür.
Güzel Düşünen, Güzel Davranır.
Sevgilerimle

KADİR TİRYAKİ
Aile & ilişki koçu

 

BİR CEVAP BIRAK