Dikkat Bozukluğu ve Hiperaktivite Hakkında Bilinmesi Gerekenler…

Dikkat Bozukluğu ve Hiperaktivite Hakkında Bilinmesi Gerekenler…

234
0
PAYLAŞ

En yaygın çocuk problemlerinden biri olan dikkat bozukluğu ve hiperaktivite (ADHD: Attention Deficit Hyperactivity Disorder), çocukluk çağında ortaya çıkmakla beraber ergenlikte ve yetişkin çağda da devam edebiliyor. Araştırmalar, dünya üzerinde çocuk ve ergenlerin yüzde 5’inde, yetişkinlerin ise yüzde 2.4’ünde bu bozukluğun olduğunu gösteriyor.

 

  • Çocuklarda ortaya çıkma yaşı ortalama olarak 7’dir. Gün geçtikçe, teşhis konulan kişilerin sayısının arttığı gözleniyor fakat bunun nedenleri net olarak bilinmiyor.
  • Tedavi edilmediğinde kişinin hayatını zorlaştırıyor. Depresyon, kaygı bozukluğu, özgüven eksikliği, agresyon gibi psikiyatrik bozuklukların ortaya çıkma riskini artırıyor, ayrıca kişinin akademik, sosyal ve iş hayatında çeşitli problemler yaşamasına yol açabiliyor.
  • Nedenleri kesin olarak bilinmiyor. Bununla beraber, son araştırmalar, ailesinde dikkat bozukluğu ve hiperaktivite olan çocukların bu rahatsızlığı yaşama riskinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.
  • Dikkat bozukluğunu teşhis etmek için özel bir test yok. Fakat kişinin dikkat bozukluğu ve hiperaktivite sıkıntısı yaşadığını ortaya çıkarabilecek standart kriterler var.
  • Teşhis koyabilmek için bütün şikayetlerin 12 yaşından önce de var olması ve şikayetlerin değişik ortamlarda kendini göstermesi gerekiyor.

SIKLIKLA GÖRÜLEN ŞİKAYETLER NELERDİR?

Şikayetler kişinin gelişim düzeyine, sosyal ve akademik ortamına göre değişse de temel şikayetler üç alanda gözleniyor: Hiperaktivite, dürtüsellik ve dikkat bozukluğu… Bu şikayetler bütün çocuklarda zaman zaman görülen normal şikayetler olabilir, fakat dikkat bozukluğu yaşayan çocuklarda daha şiddetli ve daha sık ortaya çıkar. Başlıca şikayetler ise şunlardır:

– Detayları kaçırır, dikkat hataları yapar.

– Yapması gereken işlerde, aktivitelerde odaklanma sorunu yaşar; uzun bir konuşmayı, diyaloğu dinleme, uzun bir yazıyı okuma, ders dinleme gibi.

– Bazen dinlemiyormuş gibi görünür. İnsanlar sık sık “Beni dinliyor musun?” gibi sorularla uyarır.

– Ev ödevlerini, ev işlerini, özellikle “angarya” gibi görünen işleri bitirmekte çok zorlanır, çünkü bitirmeye çalışırken sık sık dikkati dağılır.

– İşleri veya aktiviteleri organize etmekte, zamanı kullanmakta zorlanır. Bitirmesi gereken işleri zamanında bitiremez, genellikle gecikir.

– Uzun süren ve uzun süreyle efor gerektiren zihinsel aktivitelerden kaçınır. – Sık sık bir şeylerini kaybeder; okul gereçlerini, kitaplarını, cüzdanını, anahtarlarını, gözlüklerini, telefonunu…

– Çok kolay dikkati dağılır. Konuyla alakalı olmayan düşünceler, olaylar ve başka faktörler dikkatini kolayca dağıtabilir.

– Sıklıkla unutkanlık yaşar. İşlerini, randevularını, sınavları ve bunun gibi yapması gerekli birçok günlük aktiviteyi unutur.

– Yerinde duramaz, sürekli kıpırdanır, elleri ayakları oynar.

– Oturması gereken durumlarda bile oturamaz ya da sık sık ayağa kalkar.

– Duruma uygun olmasa da kendisini koşarken, bir yere tırmanırken bulabilir.- Sessiz kalmakta güçlük yaşar.

– Sanki bir motor takılmış gibi sürekli hareket halindedir, hiperaktiftir. Uzun süre bir yerde oturmak çok rahatsızlık verir.

– Çok fazla konuşabilir.

– Başkalarıyla diyalog içindeyken, sırasını beklemekte zorlanır ve başkalarının sözünü keser. Diğer kişilerin cümlelerini tamamlar, sorunun bitmesini bekleyemeden yanıtlar.

– Başkalarının aktivitelerini, konuşmalarını, oyunlarını keser. Başkalarının mallarını izinsiz kullanır.

SESSİZ SAKİN OTURMASI SİZİ YANILTMASIN!

Sessiz sakin durup görevlerini yerine getiren çocukların bu bozukluğu yaşamadığını farz etmek yanıltıcı olabilir. Yerinde sessizce oturan çocuk, hiçbir problemi yok gibi gözükürken aslında etrafından kopmuş ve hayallere dalmış olabilir.

– Başka problemler de (orta kulak iltihabı, görme problemleri, öğrenme bozukluğu, anksiyete, depresyon, aile veya çevre ile ilgili ani değişiklikler gibi.) çocukların benzer şikayetler yaşamasına neden olabilir. Teşhis aşamasında bunlar mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

– İyileştiren bir tedavi yok, dolayısıyla kanıta dayalı ilaçlar ve psikoterapi yöntemleri, şikayetleri ve eşlik eden bozuklukların şiddetini azaltmaya yönelik müdahalelerdir.

– Davranış terapileri, çocukların davranışlarını değiştirmeyi, organizasyon becerileri öğrenmelerini, dürtülerini kontrol etmeyi, sosyal becerilerini geliştirmeyi hedefler.

– Çocukluk çağında teşhis konup müdahale edilmediyse, yetişkin çağda sıkıntılar çoğunlukla devam eder ve daha karmaşık problemlere neden olabilir. Kişi işlerini erteleyebilir, sürekli bazı işlerin “çok sıkıcı” olduğundan yakınıp bunları yapmak istemeyebilir, işlerini bitirmekte zorluk yaşayabilir, zamanı doğru yönetemeyebilir, ekonomik sıkıntılara neden olan iş problemleri yaşayabilir, insan ilişkileri olumsuz etkilenebilir,  kazalar yapabilir.

– Araştırmalar, dikkat bozukluğu ve hiperaktivite yaşayan yetişkinlerin beslenme ve spor alanında kendilerine daha az dikkat ettikleri, daha fazla uyku problemi yaşadıklarını gösteriyor.

Daha fazla bilgi için: Dönüşüm DEHB (Greg Crosby – Tonya K. Lippert)