Dijital Çağda Ebeveyn Olmak: Uzmanlar Ne Öneriyor?

Dijital Çağda Ebeveyn Olmak: Uzmanlar Ne Öneriyor?

470
0
PAYLAŞ

Yapılan yeni bir araştırma, gençlik depresyonunun artışta olduğunu ortaya koyuyor.

Ebeveynlik zordur, karşılığında kimse size maaş ödemez ve üstelik doğru olanı yapmak için genellikle tek bir şansınız vardır! Üstelik bu durum, akıllı telefonların icat edilmesinden önce de böyleydi. Her yere kolayca bağlanabilen bu küçücük cihaz, çocuk büyütmeyi daha da zorlaştırdı.

Bugün bir genç olmanın nasıl bir şey olduğunu bir düşünün. Genç beyniniz her zaman sınırları test etmeye hazır, arkadaşlarınıza istediğiniz anda ulaşabiliyorsunuz, uzun vadeli sonuçları düşünmeden kötü kararlar almaya hazırsınız ve elinizde bir akıllı telefon var! Dijital bir kaza yaşamadan modern dönem ergenliğinden başarıyla çıkabilen bir ergen, Olimpiyat madalyası kazanmayı hak ediyor.

Sürekli Bağlantıda Olmak Çocuklarımızın Üzerinde Büyük Bir Baskı mı Kuruyor?

Journal of Abnormal Psychology’deki (Anormal Psikoloji Dergisi) yeni bir araştırma, 2009-2017 yılları arasında gençlik depresyonunun %60 oranından daha fazla arttığını iddia ediyor. 12-13 yaşlarındaki çocuklarda depresyonun artış oranı ise %47. Araştırmacılar; intiharlarda, intihar girişimlerinde ve gençler arasındaki ciddi psikolojik rahatsızlarda da aynı artış eğiliminin olduğuna dikkat çekiyor. Ergenlerdeki bu sorunun nedeni açıkça belirlenemese de, araştırmanın başındaki kişiler özetle teknoloji ve dijital medya kullanımının rolünü anlamak için daha fazla araştırma çağrısında bulunuyor.

Ergen psikolojisindeki çöküş için teknolojiyi suçlamak kolay. Ancak dünyanın tüm diğer sorunlarını da (iklim değişikliği, eğitim eksikliği, silah şiddeti, üniversite sınavları) göz ardı etmemek gerekiyor. Ayrıca teknoloji, gençlere bu sorunlardan kaçabilecekleri ve akranlarıyla bir araya gelebilecekleri bir alan da sağlıyor. Konu oldukça karmaşık ve hala bilmediğimiz bir sürü nokta var. Size önerimiz mutlaka ve mutlaka Richard Lerner’ın “Pozitif Ergenlik” adlı eserini okumanız. Özellikle pozitif ergen gelişimin ne kadar önemli olduğunu ve davranış yöntemlerini öğrenmeniz hayat dönüştürücü olabilir.

Uzmanlar Ne Diyor?

Dijital çağda ebeveyn olmanın zorlukları söz konusu olduğunda, uzmanların üzerinde bir araya geldikleri üç konu var.

  1. Empati İhtiyacı

Empati, kendini bir başkasının yerine koyma yeteneğidir. Konulara geniş bir açıdan bakma ve bir başkasının ne hissettiğini anlama yeteneği sunar. Mutlu ve başarılı bir yetişkin olmanın temel taşı, çocukluk çağında empati yeteneğini kazanmaktır.

1979-2009 yılları arasında Amerikan üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırma, 2000 yılından itibaren gençlerin empati yeteneğinin %40 oranında düştüğünü gösteriyor. Gençler artık bir başkasının fotoğrafını ya da videosunu çekmek ve onu bir yerlerde yayınlamak konusunda endişelenmek durumunda kalmıyor. Gençlerin teknolojiyi kullanırken arkadaşlarının itibarının yanı sıra, kendi itibarını da düşünmesi gerekiyor. Çevrimiçi itibar düşüşünün sonuçları, yetişkinlik hayatını dahi etkileyebiliyor.

Empati aynı zamanda siber zorbalığa karşı da bir panzehirdir, çünkü siber zorbalığı başlamadan önce bitirebilir. Ebeveynlerin çocuklarına ilk sosyal medya hesaplarını açtıkları anda düşünceli, nazik ve sevecen olmalarını hatırlatmaları gerekiyor.

  1. En Hızlı Büyüyen Tehlike: Cinsel İçerikli Mesajlaşma

Çevrimiçi olarak birbirlerine müstehcen mesajlar ve fotoğraflar gönderen gençler, günümüz teknolojik sorunlarını tekrar tekrar gündeme getiriyor. American Medical Association (Amerikan Tıp Derneği) tarafından yapılan kapsamlı bir çalışma, 11 ila 17 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık %15’inin cinsel içerikli mesajlar gönderdiğini, %28’inin ise bu tipte mesajlar aldığını ortaya koyuyor.

Teknoloji ve ilişkiler uzmanı Dr. Michele Droin, bir çocuğun sahip olduğu teknolojik özgürlüğün tam bir cinsellik fırtınasına yol açtığını söylüyor. Üstelik bu durum, prefrontal korteksin – beynin dürtülerden sorumlu olan bölümü – tamamen gelişmesinden önce gerçekleşiyor.

Uzmanların en çok endişelendiği konu, çok az çocuğun (hatta yetişkinlerin bile) cinsel içerikli mesajlarının ortaya çıkmasının nasıl sonuçlara yol açabileceğinin farkında olması. 18 yaşın altındaki kişilerin (ilişkide olsalar dahil) cinsel gönderimlerde bulunması hukuki anlamda ciddi sonuçlara yol açabilir.

Cinsel içerikli mesajlar göndermek, erken yetişkinlik deneyiminin bir parçası haline geldi ve gençler arasında giderek yaygınlaşıyor. Okullar ve ebeveynler, gençleri bu konuda eğitmiyor ve onlara yol gösterici koçluk rolünü sahiplenmiyor. Okullar, bu türden bir olayla karşılaşıldığında nasıl altından kalkmak gerektiğinin farkında değil. Ebeveynler ise 18 yaşından küçük bireylerin olduğu cinsel içerikli mesajların, çocuk pornografisi yasası dahilinde olabileceğini bilmiyor.

  1. Dijital Çağ Çocuklarının Yardıma İhtiyacı Var

Uzmanların birleştiği nokta bu: çocukların yardıma ihtiyacı var. Bu yardımı sağlamak için en iyi konumda olan kişiler ise ebeveynler. Ancak kendileri de dijital çağa adapte olmakta zorlanan ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu, endişeli ve bunalmış hissediyor.

Ebeveynler, dahil oldukları topluluklarda dijital dünya hakkında konuşmalı ve destek aramalılar. Ebeveynler ve okullar bu alanda birlikte çalışmak zorunda.  Eğer çocuklar ebeveynlerinden ve okullarından ihtiyaç duydukları yardımı alamazlarsa, artan depresyon oranları teknolojinin değil, bizim hatamız olabilir.

Diana Graber

Çeviri: Pınar Göker

Kaynak: Psychology Today

BİR CEVAP BIRAK