DERİN KUYU, KISA İP

DERİN KUYU, KISA İP

315
0
PAYLAŞ

Karnı tok bir insanın ekmek çalması mı daha gariptir, aç bir insanın eline fırsat geçtiği halde nefis gözüken bir yiyeceği çalmamış olması mı? Ya da hiç açlık çekmemiş olan birinin ekmek çalan birini yargılaması mı?

Üç öğün açık büfeyle beslenen bir insanın ekmek çalmaması onun yeterince “ahlaklı” olduğunu mu gösterir? Yoksa ahlak dediğimiz şey hem çok aç olup hem de eline en sevdiği yiyeceği çalma fırsatı geçtiği anda mı belli olur ancak?

Zaten sahip olabileceğimiz ya da canımızın istemediği bir şeyi çalmamak, her tarafı kamera ve güvenlik görevlisiyle dolu bir yerde hırsızlık yapmamak bizi yeterince ahlaklı yapar mı?

Bihter ahlaksız tamam. Ama sen kaç defa Behlül gibi biriyle aynı odada yalnız kaldın? Sana bakıp iç geçiren o hafif göbekli ve biraz ter kokan adama yüz vermedin diye sen ahlaklısın ama Bihter namussuz öyle mi? Emin ol, eğer Behlül göbekli, kel ve gözlüklü olsaydı ve o haline bakmadan amcasının karısına asılsaydı öyle bir namus timsali kesilirdi ki Bihter, gözlerin dolardı: “Evliyim ve üstelik seni oğlu gibi gören bir adamın eşiyim ben! Bu ne ahlaksızlık! Hiç mi utanma yok sende?”

Bihter’i “ahlaksız bir kadın” ya da “namus timsali” yapan biraz da Behlül’ün kim olduğudur.

Bir insanı “hırsız” ya da “namuslu” yapan karnı aç olduğu anda nerede ve nasıl bir yiyecekle karşılaştığıdır.

Bir binayı “sağlam” ya da “dayanıksız” yapan kaç yıl ayakta kaldığı değil, ne şiddette ve kaç deprem atlattığıdır.

Her insanın bir irade eşiği vardır. O eşiğe gelmeden ahlaklıyım diye övünmek ya da başkasına ahlaksız demek kolay iştir.

Herkes kendi kuyusunun ne kadar derin olduğuyla övünür ama belki de kısa olan iptir…

Umut Esen
Profesyonel Koç