Depresyon

Depresyon

75
1
PAYLAŞ

Özellikle mevsim geçişlerinde daha sık yaşanan duygu durum bozuklukları sonbaharda da ortaya çıkabiliyor. Her yaşta, hatta çocuklarda bile görülebilen bu hastalık insanları çok çeşitli şekillerde etkiliyor.

Depresyonda olan kişinin vücudunda ağırlık ve yavaşlama ortaya çıktığı için, davranışları da içe kapanma yönünde değişir. Gün içindeki gelip geçici moral bozulmaları depresyon olarak adlandırılmaz.

Yılın belli dönemlerinde, yaşam olaylarından bağımsız oluşu ve gün ışığının arttığı dönemlerde düzelme olması mevsimsel depresyonu diğer depresyon türlerinden ayırır.

Beynin kimyasını bozabilen depresyonun başlıca nedenleri:
Beyindeki kimyasal dengenin bozulması bu hastalığın oluşmasında önemli yer tutar. Beyinde bulunan seratonin ve noradrenalin adını verilen kimyasal maddelerin sinir hücreleri arasındaki sinaps ismi verilen boşluktaki miktarları azalır.

Bu azalma, depresif bulguların ortaya çıkmasına neden olur. Kimi zaman kendiliğinden olan bu azalma, kimi zaman da bazı zorlayıcı yaşam olaylarından sonra gerçekleşir.

Geçmişte yaşanan travmalar, kayıplar, üzüntü ve zorlanmalar, hala devam eden sorunlar, yeni ortaya çıkmış zorlayıcı yaşam olayları, düşük eğitim düzeyi, yoksulluk da depresyona neden olabilir. Ailesinde depresyon olan kişi bu açıdan risk altındadır, yani kalıtsallık bu hastalığın önemli nedenlerindendir.

Depresyonda olduğumuzu nasıl anlarız?
Kişide gün boyu süren bir depresif duygu duruma ek olarak, ilgi ve istek kaybı, zevk alamama, kilo kaybı ya da artışı, uykusuzluk ya da uyku artışı, hareketlerde yavaşlama, yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, huzursuzluk, değersizlik ve suçluluk duyguları, odaklanma zorluğu, kararsızlık, kendine zarar verme düşünceleri varsa kişi depresyonda olabilir.  Ancak depresyon denebilmesi için, bu belirtilerin iki haftadan daha fazla sürmesi gerekir.

Depresyon riski azaltılabilir
Kişinin kendini işlevsel hissettiği bir yaşam tarzı seçmesi gerekir. Yaşamlarında zorluklar olan kişilerin zorluklarla baş etmek için yakınlarından destek alması, bu konuda yeterli desteği yoksa uzman yardımı alması yararlı olur.

Kişinin iş yaşamı kadar dinlendiği, mola verdiği tatil süreçlerine de dikkat etmesi, kendine zaman ayırması depresyonu azaltır. Tekrarlayan depresyonu olanlarda ilaç tedavisinin düzenli yapılması da depresyonu önlemede önem taşır.

Kişinin yaşamı (geçmişi, bugünü, geleceği) yorumlayış biçimi de depresyona neden olabilir. Bu nedenle, bilişsel davranışçı terapi başta olmak üzere terapilerin kişinin düşünce dünyasını ele almada ve gereken değişme ya da esnemelerin yapılmasında önemli rolleri vardır.

Editörün Notu: Doc Childre ve Deborah Rozman’ın yazdığı Dönüşüm Depresyon adlı kitabı tavsiye ediyoruz: ”Bu kitap, birtakım özel duygusal yeterlik ve farkındalık çalışmalarıyla bedeninizin ve aynı zamanda zihninizin kontrolünü nasıl geri kazanacağınızı ustalıkla anlatıyor. Dönüşüm Depresyon, depresyon tedavisinde kullanılabilecek önemli bir yardımcı kaynak”

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK