Depresif Annelerin Çocukları

Depresif Annelerin Çocukları

362
0
PAYLAŞ

Şu bilinen bir gerçek ki, depresif annelerin çocuklarında konuşma bozuklukları, dikkat eksikliği ve benzeri bilişsel sorunlar görülebiliyor. Texas Üniversitesi’nde bu konu ile ilgili yapılan bir çalışma bu duruma biraz daha yakın ayna tutar nitelikte.

1,364 aile üzerinde yapılan çalışmada çocuğun 0-2 yaş döneminde annenin gösterdiği depresif semptomların yanı sıra çocuğun ilk bilişsel becerileri hem sözel hem de sayısal anlamda incelenirken çocukların sosyal aktivitelere katılma konusunda ne kadar istekli oldukları ve alışık olmadıkları oyuncaklarla oynarken davranışlarının ne yönde olduğu izleniyor. Anne çocuk etkileşiminde annenin ne derece hassasiyet gösterdiği, çocukların uyarılar ve yeni beceriler kazanıp sorunlarını çözmeleri adına nasıl yardımcı oldukları gözlemleniyor. Tüm bu gözlemler çocuklar 3 yaşındayken yapılıp aynı gözlem 4 yaşına geldiklerinde tekrarlanıyor.

Sayısal analizler çocuğun sosyal anlamda çekingen ve sosyal faaliyetlere katılma konusundaki düşük motivasyonu ile, annenin çocuğun bebekliğindeki depresyonu öğretimin ilk yıllarında çocuğun bilişsel testlerdeki düşük performansı arasındaki ilişkinin açıklanmasında belirleyici rol oynuyor. Bu durumda olan çocuklar diğer çocuklara kıyasla daha az beceri kazanıyorlar ve yetenekleri konusunda yeterince özgüven geliştiremiyorlar.

Çocuklar içe kapandığında anneler duyarlılıklarını iyice yitiriyorlar ve bilişsel anlamda uyaran sağlama konusunda yetersiz kalıyorlar. Okuma yazmada zorlanan, çok az iletişime geçen çocuklar annenin de cesaretini kırıyor ve kısır döngü başlıyor. Bu çocuklar yaşıtları gibi ihtiyaç duydukları araştırma ve kendilerini geliştirme şansını kaçırmış oluyorlar.

Sonuç olarak, doğuştan gelen bazı depresif bozukluklar bir yana lohusalık döneminde ya da daha sonra anne olmanın sorumluluğunun yüklediği stres ile depresif belirtiler gösteren anneler ve yakınları bu dönemi ciddiye almalı ve hem kendi gelecekleri hem de çocukları için önce oksijen maskesini kendilerine takıp sonra çocuklarına sosyalleşmeleri ve hem duygusal hem de bilişsel anlamda beslenmelerine yardımcı olmalılar.

Çeviri: Yeşim Erberksoy