Damdan Düşen Anne!

Damdan Düşen Anne!

413
0
PAYLAŞ

Testi yapan kurumdan çıkmıştık. Şaşkındım, ne yapacağımı bilmiyordum. Kızıma yapılan wisc-r testi sonucunda “üstün zekalı” tanısı konmuştu. Kurum “bu tanıyı alan çocuklar mutlaka özel bir eğitimden geçmeli, aksi halde zeka veya yetenekleri körelebilir, değerlendirilmeyen zeka çocukları kötü işler­de kullanan bireylere dönüştürebilir”  diyerek bizdeki kaygıyı arttırmıştı. Kısa süre içerisinde 7 yaşındaki kızımı o kurumun yaz okuluna gönderme kararı aldık.

Yaz okulunun ilk haftasını oldukça keyifli geçiren kızım, ikinci haftasında eve ağlayarak geldi. Okulun sinema dersinde bir çizgi film seyrettiğini ve çok etkilendiğini söyledi.  Her geçen gün artan korkular yaşamaya başladı, odasına gidip tek başına uyuyabiliyorken artık odada yalnız bile kalamamaya başlamıştı. Kızımın sürekli ağlamaları, artan kaygı boyutu, izlediği görselleri aklından çıkaramaması artık günlük hayatımızı bile engeller hale gelmişti. Okula gittim, çok uzun süren araştırmalardan sonra seyrettirilen ödüllü animasyon filminin derste rasgele seçilerek izletildiğini, bunun aslında 18 yaş üzeri yetişkinlere hitap eden eroin bağımlılığı ile ilgili, içinde ciddi korku efektleri olan bir çizgi film olduğunu öğrendim.

Kurum çok büyük bir hata yapmıştı. Maalesef MEB ticari kurumları denetlemiyor ve bir standarda tabi tutmuyordu. Üstün zekalı çocuklara eğitim veren bir kurum bu konularda normalden de fazla tedbirli davranmalıydı. Üstün zekanın üstün hassasiyet ile de anıldığını düşünürsek kızımın hassas yapısı, üst seviyede olan görsel zekası ile birlikte zihninde yerleşmiş olan ve unutamadığı görseller onun hayatını kabusa çevirmişti . En acısı da  yedi yaşındaki kızımın  bana “anne ben eski mutlu hayatıma dönmek istiyorum, bu düşünceleri artık kafamdan hiç atamayacağım” demesiydi. Terapi süreci bir sene kadar sürdü.

Bu zorlu süreçlerden geçtikten sonra benim artık hiçbir kuruma güvenim kalmamıştı. Bu yalnızlığı ve güvensizliği yaşayan sadece ben değildim. Aileler çocukları tanı aldıklarında ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Üstün zekalı çocuklarla yaşamak evde, sosyal hayatta ve okul yaşantısında oldukça zordu. Enerjileri yüksek, meraklı yapıda olan, sürekli soru soran ve her olayda mantık arayan bu çocuklar standart eğitim sisteminde özellikle de iyi bir öğretmene denk gelmezlerse tembel, yaramaz ya da hiperaktif diye etiketlenebiliyorlardı . Devletin sağladığı imkan oldukça sınırlıydı, özel kurumlar çok pahalı veya güvenilirliği konusunda şüpheliydi.  İnsanlar çocukları ile yaşadıkları bu süreçlerde bilgi alabilecekleri, danışabilecekleri, haklarını öğrenebilecekleri, çocukları ile ilgili ne yapmaları gerektiği konusunda yardım isteyebilecekleri bir kişi ya da kurum bulamıyorlardı

Aynı diğer veliler gibi kendimi son derece yalnız ve yorgun hissediyordum.  Bu zaman içerisinde bizi o yaz okuluna sürükleyen “üstün zeka” tanısını bile duymak istemediğimi söyleyebilirim ta ki Filiz Günsür ile tanışana kadar… Hayatımda devrim yaratan insanlardan biriydi Filiz, bir tanesi disleksi tanısı alan 2 üstün zekalı çocuk annesiydi. Bu konularda yaklaşık 10 senedir yurt dışı ve yurt içi kaynaklardan sürekli araştırma yapıyor, Türkiye’de üstün zekalı çocuklar ile ilgili neler yapıldığını yakından takip ediyordu. Bu konu ile ilgili Türkiye’de gezmediği kurum, konuşmadığı eğitimci kalmamıştı.  Onunla birlikte “üstün zekalı çocuklar” ile ilgili araştırma yapmaya, eğitimcilerle görüşmeye, bulduğum her kaynağı okumaya ve hayatıma uygulamaya başladım.  Kendimize insanları bilgilendirmek, yardımcı olmak, deneyimlerimizi aktarmak konusunda hedef belirledik, karar aldık ve hemen aksiyona geçtik.

Öncelikle Üstün Yetenekli Çocukların Aile Platformu’nu (ÜYÇAP)  kurduk. Sosyal medya üzerinden duyuru yaparak ve Dr. Bahar Eriş’in de büyük desteğini alarak ilk veli eğitim seminerimizi gerçekleştirdik. Bu süreç içerisinde bizimle kader birliği yapan şu anda ÜYÇAP’ı birlikte yönettiğimiz arkadaşlarımızla tanıştık ve onlarla birlikte bu yolda yürümeye devam ettik. Zaman içerisinde aramıza uzmanlar, eğitimciler, öğretmenler katılarak bizim yaptığımız bilinçlendirme çalışmalarına gönülden destek oldular, binlerce insana ulaştık, seminerler düzenledik, etkinlikler yaptık, birlikte öğrendik, öğrendikçe paylaştık ve paylaştıkça başkalarının hayatına dokunabildik.

Bütün bu süreçler devam ederken Filiz insanlara daha fazla fayda yaratma, kendi bilgi birikimlerini ve uzman görüşlerini diğer insanlarla paylaşma adına bir kitap yazmaya karar verdi. Bu öyle bir kitap olmalıydı ki içinde hem kendi hikayesi, hem diğer ailelerin hikayeleri, üstün zekalı çocuklar ile ilgili aile içinde, sosyal hayatta, okul hayatında neler yapılabileceğine dair tavsiyeler ve insanların aradığı tüm bilgileri bulabilecekleri uzman görüşleri olmalıydı. Çocuğuna tanı konan bir aile bu kitabı eline aldığında istediği tüm kaynakları elinin altında bulabilmeliydi. “Damdan Düşen Anne”  tüm bu ihtiyaçları karşılayan bir kitap oldu.

Damdan Düşen Anne’nin içinde zeka nedir, zeka testleri ne zaman yaptırılmalıdır, test sonucunu çevreme söylemeli miyim, zeka gelişimini nasıl destekleyebilirim, velilerin dikkat etmesi gereken durumlar nelerdir, iki kere farklı çocuklar, okul ve öğretmen tercihi nasıl yapılır, öğretmenlere tavsiyeler nelerdir, üstün zekalı çocukların hakları nelerdir gibi konular hem gerçek hikayelerle hem de uzman görüşleriyle birlikte anlatılıyor. Kitabın sonundaki sıkça sorulan sorular bölümü de ÜYÇAP platformunda velilerden çoğunlukla gelen soruların cevapları olarak hazırlandı. Üçüncü baskısı yapılan kitap maddi durumu yetersiz olan kişilerin de faydalanması anlamında halk kütüphanelerinde de bulunuyor. Size sadece bu bilgileri okumak kalıyor…

Filiz Günsür insanlara dokunmak adına bir hayal kurdu, onunla yola çıkan bizler o hayale ortak olduk, “Damdan Düşen Anne” ve “ÜYÇAP” bu hayalin ürünleri oldu. Yolumuz uzun… Bizler hayaller kurmaya, birbirimizin ve başkalarının hayallerine ortak olmaya, insanlara dokunmaya, gelişmeye, paylaşmaya ve üretmeye devam edeceğiz.

“ Başkalarının hayallerine ulaşmalarına yardım edin, siz de kendi hayallerinize ulaşırsınız.” LES BROWN

Banu Evren / Öğrenci ve Aile Koçu

BİR CEVAP BIRAK