Çözüm Biziz…

Çözüm Biziz…

140
0
PAYLAŞ

Ne zaman başkalarının tavsiyelerini dikkate almışızdır? Ailemizin “yapma!” dediği hangi durumlarda onları dinlemişizdir? Dostlarımız “bu yanlış bir ilişki!” dediğinde ne zaman onlara “evet haklısınız” demişizdir? Bizler her şeyi genel olarak kendi kafamıza göre yaparız, kabul edelim! Karar verici aslında her zaman kendimizdir. Doğru ya da yanlış. Doğruysa iyi ki yaptım der; yanlışsa tecrübeydi deyip geçiştiririz biraz da üzülerek. Ama hep kendi bildiğimizi, inandığımızı, düşündüğümüzü yaparız. Birilerinin etkisinde kalarak aklımızdakileri gerçekleştirmekten vazgeçtiğimiz zamanlar yok denecek kadar azdır. Düşünce bizim, fikir bizim, inanç bizim olmalıdır. Tabi ki tökezlediğimiz zamanlar ve yanlışlarımız da! İçselleştiremediğimiz hiçbir çözüm yoluna gitmeyiz. Başkalarının bulduğu ve bize önerdiği mükemmel yollar bizim için sadece dinletidir. Çözümler ise kendimizde, içimizde bir yerlerdedir. Bazen bu çözümlere ulaşmakta çok zorlanırız, nerede saklandıklarını bulamayız. Çözümsüz kaldığımızda da bunalıma girer, mutsuz oluruz! Çöküş yaşar depresif ve güvensiz hissederiz. Ve şunları söyler dururuz: “ ben işe yaramazın tekiyim”, “başarı bana çok uzak bir kavram”, “ilişkilerimde dengeyi tutturamıyorum”, “ailemle geçinmenin yolunu bir türlü bulamıyorum”,”eşim beni sevmiyor”, “sevgilim beni anlamıyor”, “patronum benim kıymetimi bilmiyor”……..

Bizler yaşadığımız tüm olumsuzlukların sebebini başkalarında arama konusunda inanılmazızdır. Hayatımızdaki tüm sorunların kaynağı başkalarıdır. Biz “sütten çıkmış ak kaşık” misali melekler gibi ortalarda dolaşır, tüm şeytanların hedefi oluruz. En sevdiğimiz rolümüzü oynarız: Mağdur!

Ama öyle değil dostlar! Uyanma vaktiii!!!!

Başkalarını suçlayarak, yargılayarak, yaftalayarak çözüme ulaştığımız ve huzura erdiğimiz bir an var mı? Hiç sanmıyorum! Bunu söylediğim için bana çok kızacaksınız biliyorum ama yaşadığımız tüm kötü olayların tek sorumlusu biziz! Başkalarına karşı hissettiğimiz bu suçlama güdüsü aslında tamamen bizlerin onlara yüklediği, yüklemek istediği anlamla ve kendimizle ilgili gerçeklerden kaçmamızla alakalı. Yani duygularımız hayatımızda gerçekleşen olaylardan çok nasıl düşündüğümüz ile ilgili. Anlıyorum, bu çok rahatsız edici bir düşünce! Şu an bu cümleleri okurken bana “ ben neler yaşıyorum biliyor musun?” diyorsunuz. Birçoğunuz içinizden “ben mi yapıyorum bunları kendime?” diye düşünüyorsunuz. “Sevgilim terk etti, işimde mutsuzum, sağlığım git gide bozuluyor, sevgisiz ve mutsuzum, hayatımda her şey ters gidiyor ve sen bana bunların tek sebebinin ben olduğumu söylüyorsun” diyor hatta belki de içinizden küfür ediyorsunuz bana. Edinnnn ve rahatlayın! Ve sonra lütfen mantığınıza dönerek hayatınızı, kendinizi, ilişkilerinizi tekrar düşünün!

Konuşmamın başında bir şey söylemiştim ve eminim birçoğunuz katılmıştınız bana! “Karar verici her zaman biziz!”. Peki böyle olduğunu defalarca tecrübe etmemize rağmen nasıl oluyor da başımıza gelen kötü şeyler için başkalarını sorumlu tutuyoruz. Sevgilimiz, mutsuz olduğumuz işimiz, hayal kırıklığına uğradığımız dostluklarımız bizim seçimlerimiz değimliydi? Bizim kararlarımız sonucunda gitmeye karar verdiğimiz yollar değil miydi?

Hayatımızda tabi ki kontrolümüz dışında birçok şey oluyor. Darbeler yiyoruz, korkunç kayıplar yaşayıp, sağlığımızı bozacak problemlerle karşı karşıya kalıyoruz, ülke şartları ile orantılı olarak maddi manevi zorluklarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz, şirketimizin verdiği bir kararla işsiz kalıyor ya da pozisyon değişiklikleri yaşıyoruz…Hatta biz bunlarla mücadele ederken bir de bizi anlamayan hatta anlamayı bir tarafa bırakın bizleri acımasızca eleştirip düşüncesizce davranan yakınlarımızla cebelleşiyoruz. Peki soru şu! İçinde bulunduğumuz olumsuz duygu durumlarının bizi kurban yapmasına izin mi vereceğiz yoksa çözüm yolu mu arayacağız? Bize yöneltilen eleştirilerle hayatı kendimize zindan mı edeceğiz yoksa dirilip tekrar sahalara mı döneceğiz? Yapmış olduğumuz hatalara takılıp kendi kabuğumuza mı çekileceğiz, onlara bir tecrübe gözüyle bakıp ileriye mi bakacağız?

Karar bizim! Her zaman olduğu gibi! Ha çözmek istemeyebiliriz de bu da bizim seçimimiz! Ama eğer seçeneğimiz çözmek ise iki alternatifimiz var. Birincisi psikolog ya da psikiyatra gidip, derdimizi anlatır,sorunumuzun nedenini geçmişe dönerek bulmaya çalışır, onların bizlere sunacağı yollarla bugünü iyileştirmeyi deneriz; ikincisi ise kaynağı zaten içimizde olan çözümlere ulaşabilmek için bize yol arkadaşlığı yapacak, bizim için en iyiyi yine bizim bildiğimize inanan ve sorularıyla bu “iyi” yi bulmamızı sağlayacak Profesyonel bir koçla çalışarak hem bugüne hem geleceğe dönük kalıcı çözümler buluruz.

Seçim bizim… Her zaman olduğu gibi… Ya akıl alırız ya da kendi aklımızı kullanırız…

Elif BİLİCİ
100.Dönem Solacı:)))

BİR CEVAP BIRAK