Coşkuyu Arayan Öğrenciler

Coşkuyu Arayan Öğrenciler

139
0
PAYLAŞ

Uyanmayacağım anne git başımdan, uykum var benim. Dershane mi ? Tamam tamam kalkıyorum… Kalktım  işte!

Kaldıramıyorum başımı hiç sofrada, babamla gözgöze gelmek istemiyorum.

-” Senden adam olmaz.”dedi dün akşam yemekte. Aklın fikrin topta….O topun peşinde koştuğun kadar test çözsen okulun birincisi olurdun ama nerdeee, kitap yüzü gördüğün yok. 

Annem girdi araya “Güveniyorum  ben ona “dedi “istese  yapar. “

Offf Anne, her şeyi daha da zorlaştırıyorsun.Sen güveniyorsun da ben yapamam ki,  başaramam. 

Ahh baba , ben o topun peşinden koşarken nasıl hissediyorum kendimi bir bilsen… Arkadaşlar kavga ediyorlar her seferinde onların takımında olmam için. Hızlıyım,  kararlıyım, orada tamım ben…O topun  peşinden koşarken ben, unutuyorum her şeyi,  seni de unutuyorum, yine top peşinden koştum diye söyleneceğini bile unutuyorum. Hilmi Bey’in oğlu yine taktir getirmiş diyecek olsan da umursamıyorum…

“17. Avrupa kupası maçımıza çıkıyoruz ve bunun adı da FİNAL… Yine söylüyorum kazanacaksınızKazanmak için uğraşacaksınız. Ama netice ne olursa olsun, siz benim gönlümde hep kazandınız ve şampiyonsunuz ve öyle de  kalacaksınız. Allah yardımcınız olsun! “diyordu Fatih Terim zafere  yürüyüş yolunun final maçına çıkacak olan oyuncularına…

Tarih 17 Mayıs 2000… İliklerimize  kadar coşkuyu hissettiğimiz gün  .Maç başlayacak az sonra. Zorlu mücadelenin finalindeyiz.Tüm dünya bu maça kilitlendi.

Galatasaray takımının kurucusu Ali Sami Yen 1905 yılında kuruluş amaçlarından birini “TÜRK OLMAYAN TAKIMLARI YENMEK” olarak anlatmıştı.Bu sözler elbette Galatasaray’ın yabancı takımlar karşısında aldığı başarılarla tarihe kazınmış sözlerdi.  “Hiçbir başarı tesadüf değildir.” dedirten  destan yazılırken  oyuncuların unutmadıkları yegane şey kuruluş amaçlarından biri olan bu sözlerdi. Ve bu amaç onları hep yolda tutacaktı.

3 Kasım 1999 Galatasaray – Milan maçı…

Bu maçı alan Kupa yolculuğuna devam edecekti.Tek bir kazanan olacaktı…

Son dakikalara yaklaşırken Milan 2-1 öndeydi.  Elendiğimize kesin gözle baktığımız, omuzlarımızın düştüğü anlarda vazgeçmemiş birileri vardı sahada 86. ‘dk’da Hakan Şükür skoru 2-2 yapan golü atıyordu. Bu gol  herkesi yeniden canlandırıyor ve coşku sahaya yayılıyordu. Maçın  bitimine saniyeler kala Hakan Şükür’ün ceza sahasında indirilmesi ile kazanılan penaltıyı Ümit  Davala soğukkanlı bir vuruşla gole çeviriyordu. Skor 3.-2!

ve yola devam eden Galatasaray!

Galatasaray Takımı ve taraftarı inandığı şeye inanmaktan vazgeçmemişti. Gol gelecekti. Bu İNANÇTI. Tribündeki  COŞKU futbolculara neden olmasın dedirtecek cinstendi. Ve dünya devi Milan elendi.

İtalyan Bologna ,Alman  Dortmund ,İspanyol  Mallorka  İngiliz Leeds United

Birbirinden güçlü bu rakiplere karşı üst üste alınan galibiyetlerle yolculuk Final maçına kadar uzanmışti.

Ve FİNAL

KUPA BİZİM

COŞKU TÜM ÜLKEYE YAYILIYORDU

KİM NE YAPABİLİRDİ Kİ BU İNANMIŞ KALABALIĞA

Sahi kim ne yapabilir ki sen kendine inandığında.

Her şey ve herkes sana karşı gibi göründüğünde

Sen Vazgeçmezsen kim ne yapabilir ki,

Sen hayatını bir  amaca bağladığında kim çevirebilir ki seni yolundan

Sen amacına yürekten bağlıyken ve inançla yolda yürürken

Ve Coşku

Ona sahip olduğunda her şeyi yapabileceğini  hissedersin.  Hayattan zevk alır, enerji dolu olursun. Motivasyonun tamdır ve yaptığın işte başarısız olman  neredeyse imkansızdır.

Her ne yapıyorsan coşkuyla yapman için, kendi destanını yazman için, kendi potansiyelini keşfetmen, hedefini belirlemen ,yaşam  amacını bulman için atman gereken bir adım var… Tek bir adım. 

ve sonra KUPA BİZİM…

Cocuğunuzun Meslek Seçimi

BİR CEVAP BIRAK