Çoklu Potansiyel

Çoklu Potansiyel

192
0
PAYLAŞ

“Sözlerime son verirken, dört yıl sonra okuluma İngilizce öğretmeni olarak döneceğime söz veriyorum”

Dedim ve gerçekten de döndüm. Daha orta birinci sınıfta İngilizce öğretmenime hayran olup bu mesleği seçmeyi kafaya koymuştum. Ders boyunca kılığı kıyafeti , duruşu her şeyiyle onu izler eve gidince de gazlı kalemlerin beyaz kapaklarını çıkarıp onları tebeşir yapar bir oda dolusu hayali öğrenciye gardrobu da tahta olarak kullanıp İngilizce öğretirdim. İstisnasız her gün. Lise sona geldiğimde bazı dersler öğretmeni dinlerken şeytan dürtmüş gibi sıçrardım. Ya öğretmen olamazsam diye.

Şanslıydım aslında. İngilizcem o zamanın not sisteminde hep on üzerinden ondu. Şimdi bir çok öğrencinin ailesinin yaptığı gibi annem ve babam zayıf olan yönlerimi (örneğin matematik) kuvvetlendirerek istemediğim bir bölümde okumam için beni yönlendirmedi.

Şimdi 26 yıl sonra emekli ve hâlâ çalışan bir öğretmen olarak bir mesleğim daha var. Profesyonel Koçluk ve Eğitmenlik. Aslında her iki taraf da birbirini ve sonuçta beni besliyor şüphesiz. Çoklu potansiyel diye bir kavram popüler son günlerde benim gibi çalışanlar için. Bazen övülüp bazen de aynı anda iki iş yapılamaz ki mutlaka birine odaklanmalı diye eleştirilen bir durum. Oysa bana göre ikisi ayrı şey falan değil. İkisi de ben. Ondan alıp ona kattığım ve bana katmasına izin verdiğim bir yaşam tarzı.

Belki böyleyiz bazılarımız tek bir şeyden beslenemiyoruz, bu şekilde daha verimli oluyor ya da enerji topluyoruz. Tutku değil mi önemli olan? Ve ilk bakışta ayrı işler gibi görünse de aslında yapılan işlerin birbiriyle uyuşması ve aynı tutkudan beslenmesi değil midir insanı mutlu eden? Başka bir deyişle kendini tamamlanmasına, gerçekleştirmesine ve hep daha yüksek potansiyele ulaşabilmek için çalışmaya devam etmesine motive eden?

Hepsinin de temelinde mizaç ve değerler var. Elinde mikrofon, geri geleceğim, söz veriyorum diyen 18 yaşındaki ben, 28 yıl sonra da mezun olduğu koçluk akademisinde çalışıyor şimdi. Yolun ortasındaki psikoloji eğitimiyle de su aktı yolunu buldu. Bazılarının karma dediğini duyar gibi oluyorum. O da olabilir tabi ama bence tam olarak “Ne istiyorsa, Onu yapmak.”

Benim öğrenci olduğum yıllara kıyasla bir çok uyaranın seçeneğin ve zorluğun olduğu bu yıllarda gençler için ne yapmak istediklerini bulmak ve bunla ilgili farkındalık geliştirmek o kadar kolay olmayabilir. İşte bu yüzden sormak gerek gençlere ”Ne istediklerini” ve şaşırmamalı birden fazla şey anlattıklarında. Önemli olan tutkularının nasıl hayat bulacağı.

Yeşim Erberksoy
Izotomi Projekt
Coach&Trainer

BİR CEVAP BIRAK