Çocuklarınızı Başkalarıyla Kıyaslamak

Çocuklarınızı Başkalarıyla Kıyaslamak

197
0
PAYLAŞ

Çocuklarınızı başkalarının çocuklarıyla ya da kendi kardeşleriyle kıyaslamanız, onlarda özgüven eksikliği, yetersizlik ve değersizlik duyguları yaratır.

Bir süre sonra çocuklarınız kendilerini sürekli başkalarıyla karşılaştırmaya başlayabilirler. Etraflarında kendilerinden daha iyi ve daha çok şeye sahip olan kişilerin varlığı onları rahatsız eder, bu da onları mutsuz ve doyumsuz yapar. Ayrıca samimi ilişkiler kuramayacakları gibi, iletişim ve kabul görme sorunu da yaşarlar. Kendilerini başarısız biri olarak görebilirler.

Lisede Kimya öğretmenliği yaptığım zamanlar da 12. sınıfta olan danışmanı olduğum kız öğrencilerimden biri, öğretmenler odasından beni çağırarak konuşmak istediğini söyledi, ben derse gireceğim için ertesi gün görüştük. Hemşire olan annesinin, arkadaşının annesi gibi eczacı olmasını çok istediğini, neden olmadığını, hatta arkadaşının annesinin kendi annesi olmasını çok istediğini ve öyle olsaydı daha mutlu olacağını ve bunları aslında annesiyle arkadaşının annesi birlikteyken, annesinin yüzüne karşı söylemek istediğini, ama annesi kadar acımasız olamadığı için bunları annesine benim söylememi istiyordu. Anlatmaya devam etti; Şaşırdınız değil mi? Acımasız buldunuz değil mi? Annem bunu bana yıllardır yapıyor. 6. sınıftan 10. sınıfa kadar sıra arkadaşım olan, aynı zamanda da evlerimiz çok yakın olduğu için en çok paylaşımda bulunduğum ve en çok sevdiğim arkadaşımdan dolayı bana yapıyor. Annem arkadaşımla beni beraber gördüğünde arkadaşıma; sen ne kadar akıllı ve çalışkansın. Fen derslerinden ve matematik dersinden yüksek notlar aldığını hep duyuyorum. Keşke benim kızım da senin gibi olsaydı. Ona ne zaman ders çalış desem oturup sosyal derslere ve edebiyat dersine çalışıyor. Bir türlü laf anlatamıyorum, sen arkadaşına benim yerime anlat belki daha etkili olur. Buna benzer cümleleri yıllardır annemden duyuyorum. 10. sınıfa geçtiğimizde arkadaşım fen bölümüne ben de sosyal bölüme geçtiğim için annemin söylemleri daha da arttı. Annem böyle konuştukça ben kendimi işe yaramaz, yetersiz ve başarısız görüyordum. Şimdi bu duygulara en sevdiğim arkadaşımdan nefret etmek ve onu kıskanmak da eklendi . 12. sınıftayım üniversite sınavını ben değil de arkadaşım kazanırsa endişesiyle sınava hazırlanamıyorum.”

Bütün bunları annesine benin anlatmamı istiyordu. Kaç defa bunları annesine kendisi anlatmak istemiş, ama cesaretini toplayıp anlatamamış.

Ben annesiyle görüştüm, rahatsız etmeyecek ve incitmeyecek, uygun bir şekilde anlattım. Annesi kızına çok değer verdiğini, en iyi şeylere sahip olmasını istediğini ve kızını hırslandırmak için böyle konuştuğunu anlattı. Üç gün sonra öğrencim geldi, sevinçten yerinde duramıyordu. “Annem aslında beni çok seviyormuş, kızı olduğum için benimle gurur duyuyormuş. O konuşmaları ben daha çok ders çalışayım, daha başarılı olayım diye yapıyormuş.”

Bunları anlatırken çok mutluydu.

Annesiyle konuştuğumuz günün ertesinde, annesi kızının en sevdiği yemekleri pişirmiş ve kızının o çok sevdiği çikolatalı pudingi de yapmış. Önce kızını dinlemiş sonra da kendisini anlatmış.

Sizlerin çok iyi niyetle ve çocuklarınızı motive etmek için yaptığınız karşılaştırmalar çocuklarınızın özgüvenlerini olumsuz yönde etkiler, çocuklarınızı hırçın ya da çekingen biri haline dönüştürebilir.

Teknur Akyüz
Öğrenci -Aile Koçu