Çocuklarımız neden “Nasılsın?” diye sorduğumuzda kafalarını dahi kaldırmadan sadece “İyi” diye cevap...

Çocuklarımız neden “Nasılsın?” diye sorduğumuzda kafalarını dahi kaldırmadan sadece “İyi” diye cevap verirler.

157
0
PAYLAŞ

Ebeveynler olarak kendi kendimize tekrar ettiğimiz bir klişe vardır. Anne babalar çocuklarını; çocukların ebeveynlerini sevdiklerinden daha fazla severler. Hatta kolayca ve tereddüt etmeden söyleyebiliriz: Her anne baba çocukları için hayatını feda edebilir. Gerçekten hayatını feda edebilecek olmak onları sevmenin göstergesi mi? Hayatımı feda ederim ama vaktimi ayıramam, kusuruma bakma!

Sosyal Medyada viral haline gelen bir videoda annelere ve babalara aşağıdaki soru soruluyor.

“Yaşayan ya da ölü herhangi biriyle akşam yemeği yiyebilecek olsaydınız, kimi seçerdiniz?”

Cevaplar birbirinden farklı. Kyle Minogue, Paul Hogan ya da Nelson Mandela gibi ünlü isimlerinin sıralandığını görüyoruz.

Aynı soru 10 yaş altı çocuklara sorulduğunda ise çocukların cevabı biraz şaşırtıcı:

“Anne ve babamla yemek isterdim.” ya da “Ailemle yemek isterdim.” Hatta biri “Ünlü biri olmak zorunda mı? Çünkü ailemle olmak isterdim.”

Bu çalışmayı yapan ve izleyen herkesi duygulandıracağını biliyorum. Ancak hemen aklıma bir teori geldi.

Acaba çocuklarımız 10 yaşından gençken ve bizi dünyada en değerli kişiler olarak görüyorlarken, yeterince zaman ayırmadığımız için ergen olduklarında bize küsüp, artık onlar da mı bizimle vakit geçirmek istemiyor.

Belki de öyledir!

Zaman ayırmak derken sevgimizi gösterme şeklimiz onlara zaman ayırmaktan çok sadece kalbimizde yer vermek ya da mali ihtiyaçlarını karşılamak olduğundan mı onları kaybediyoruz. Belki de akşamları çocuklarımız bilgisayarla oynarken “Nasılsın?” diye sorduğumuzda sadece bu yüzden, kafalarını dahi kaldırmadan “İyi” diye cevap veriyorlar. Üzerinde düşünmeye değer. Ne dersiniz? 

 

Peki sizin cevabınız ne olurdu?

“Herhangi biriyle akşam yemeği yiyecek olsaydınız kimi seçerdiniz?” sorusuna siz ne cevap verirdiniz? Videoyu izlediğinizde çok şaşıracaksınız!

Posted by İzotomi on 26 Şubat 2016 Cuma