ÇOCUĞUNUZA VERDİĞİNİZ MESAJINIZ NEDİR?

ÇOCUĞUNUZA VERDİĞİNİZ MESAJINIZ NEDİR?

211
0
PAYLAŞ

Okulların açıldığı şu günlerde velilerde gözlenen çocuklarına yönelik telaş ve kaygı beraberinde şu soruları getirir…

-Bu yıl derslerindeki başarısı ne olacak?

-Çalışmaya nasıl başlayacak?

-Ona nasıl destek olmalıyım? gibi bu ve benzeri sorular velilerin zihinlerinde oluşabilir.Hele de çocuğunuzun sınav yılıysa ( TEOG,YGS-LYS vb.. ) bu endişe daha fazla olacaktır..

Öncelikle sakin olmalı ve onlara güven duyduğumuzu hissettirmeliyiz. Çünkü aileden gelen her söz ve her davranış çocuğa bir mesaj gönderir.Çocuklarınıza ne söylediğinize kulak verin ve gönderdiğiniz mesajları anlamaya çalışın…

Mesajlarınız; kalıcı özelliklerin var ve ben onları yargılıyorum (Senden adam olmaz,zaten tembelsin gibi) mu diyor,yoksa sen gelişen bir insansın ve ben gelişiminle ilgileniyorum mu diyor?

Genelde aileler “Çocuklarımın başarılı olmaları için her şeyimi veririm,gereken herşeyi yaparım” diye düşünürler.Ama yaptıkları çoğu şey ters teper.Yardım etmek isteyen yargılamaları,verdikleri dersler ,isteklendirme teknikleri genelde yanlış mesaj gönderir.

Düşüncelerimiz ve inançlarımız nasıl düşündüğümüzle alakalı olarak değişkenlik gösteriyor. Dr.Carol S. Dweek çalışması olan düşünce tarzları araştırması bizlerin düşünce tarzlarını ikiye ayırır nitelikte ..Bunları sabitlenmiş zihniyet ve gelişime açık zihniyet olarak sınıflandırmış. Birinci gruptaki insanlar zorluklardan kaçan, olumsuz geri bildirimleri görmezden gelen, kolayca pes eden, çabayı gereksiz bulan, değişimden korkan, kendi görüşlerinde ısrarcı olan, becerilerin doğuştan olduğuna inanan yargılaması yüksek insanlardan oluşur. Diğer grup ise zorlukları öğrenme basamağı olarak gören, eleştirilerden dersler çıkaran , çaba göstermeyi gerekli gören, yeniliklere açık, farklı görüşleri anlayışla karşılayan, becerilerin sürekli geliştirildiğine inanan insanlardan oluşan gruptur.

Sabit düşünce tarzındaki insanlarsak verdiğimiz yargılayıcı mesajlar çocuklarımızı olumsuz etkiler.

Örneğin; hiç çalışmadan 100 alan çocuğumuzu “çok zekisin” diye översek çocukta “Çalışmayı bıraksam iyi olur yoksa çok zeki olduğumu düşünmeyecekler” mesajı oluşabilir. Ama  “Çok çalıştın ve sonucunda 100 almayı başardın” dersek övgüsünde çabasını değerli kılmış oluruz. Ve bu gelişimini desteklersek ona çalışma alışkanlığını ve çabalayınca oluyor inancını yerleştirmemizi sağlamış oluruz…

Ya da “Bisiklete binmeyi çok çabuk öğrendin çok akıllısın” deyiminin çocuktaki alt mesajı ‘’Eğer bir şeyi çabuk öğrenmezsem ,akıllı değilim’’ inancı verilmiş olur.Ve bunun gibi sayısız yaşanmışlıklar çocuklarımızda da sabit zihniyetin oluşmasına olanak sağlar.Bu inanç kalıplarını kırmak ve çocuğumuzun gelişim zihniyetine sahip olması için uzmanlardan yardım almak zorunda kalabiliriz..

Bu sebeple çocuklarımızla konuşurken verdiğimiz mesajlara dikkat etmekte yarar var…

Ve bu araştırmayı daha yakından incelemek için DR.Carol S. Dweek in ‘’AKLINI (En doğru şekilde) KULLAN’’ kitabını okumanızı tavsiye ederim…

Nilgün Erman
Öğrenci Koçu

BİR CEVAP BIRAK