Çocuğa ne zaman zeka testi yapılmalı?

Çocuğa ne zaman zeka testi yapılmalı?

860
0
PAYLAŞ

Son zamanlarda sıklıkta duyduğumuz bir sendrom, “çocuğum dahi  sendromu”… Birçok anne baba çocuğunun üstün niteliklerle dünyaya geldiğine inanıyor. Halk dilinde “kuzguna yavrusu şahin görünür” diye bir söz vardır. Sanırım durumu güzel özetliyor.

Bence bu durum en çok da çocuklara zarar veriyor. Bir psikolog tanıdığımız çocuğunu 6 ay aralıklar ile 4 kere teste sokan bir veliden bahsetmişti, çağımızdaki ego savaşları çocuklar üzerinden gitmeye devam ediyor. Uzmanlar çocukta özel bir durum yoksa ailenin kesinlikle çocuğu bir test sürecine sokmamaları gerektiğini önemle belirtiyor. Maalesef ne acıdır ki konuya ticari bakan özel kurumlar kapıdan her geçen kişiye test yapılması konusunda teşvik edici olabiliyorlar.

Ama bunun dışında gerçekten “üstün zekalı”, MEB “özel yetenekli birey” olarak tanımlanan eğitim konusunda dezavantajlı, aynı “otizm” veya “engelli çocuklar” gibi özel eğitime ihtiyacı bulunan öğrencilerin de olduğu bir gerçek. Bunlar nüfusumuzun % 2 sini oluşturuyorlar. “Farklı” olan bu çocuklar doğru anlaşılmadığı ve doğru yönlendirilmediği takdirde beklenilenin dışında çoğu zaman “tembel”, “anormal”, “yaramaz”, “dikkatsiz” damgası yiyerek eğitim hayatında oldukça zorlanabiliyorlar.

Çocuğa ne zaman zeka testi yapılmalı?

Çocuk gerçekten özel yetenekli birey özelliklerine sahip ise bu genellikle okulda veya konu ile ilgili uzman kişilerin gözlemlerinde ortaya çıkıyor. Konu hakkında veliye bilgi veriliyor.  Kişi okul yönlendirmesi ile birlikte RAM’da (Rehberlik Araştırma Merkezi-devlette tek geçerli testtir ve ücretsizdir) ve ya özel kurumlarda bu testi yaptırabiliyor. Bu testler 6 yaş öncesi stanford binet, 6 yaş sonrası için wisc-r testleridir.

Bazen de çocuklar okulda veya ailede sorun yaşadıkları için uzmanlara yönlendiriyorlar. Çocuğun okul başarısı düşük olabiliyor, akranları ile problem yaşayabiliyor veya bazı hassasiyetleri sebebi ile korkuları vb oluşmuş olabiliyor. Bazen de gelişim geriliği olarak  nitelendirilen problemler uzmanlarca yapılan değerlendirmeler sonucunda tam tersi bir sonuçla karşımıza gelebiliyor.

Veliler test sonucunu alınca genelde oldukça tedirgin oluyorlar. Bu tedirginlik ile ilgili velilere hak veriyorum. Kızım bir psikolog arkadaşımın yönlendirmesi ile birlikte tanı aldığı zaman aynı kaygıyı biz de yaşamıştık. Görüştüğümüz uzman “bu çocukların özel bir eğitime ihtiyaçları var, uygun eğitim verilmediği takdirde zekalarını kötü yönde kullanma potansiyelleri yüksek, ayrıca gene uygun eğitim vermezseniz ilkokul 5. sınıfta zekaları büyük bir oranda körelmiş olur” şeklinde geri bildirim vermişti. Gerçekten oldukça şaşkındık, çocuğumuzun çok da üstün sayılacak bir yeteneği yoktu, çok konuşan , sorgulayan , meraklı, özellikle çevre ve hayvanlar konusunda da aşırı şekilde hassas  aynı zamanda dikkatsiz, yaşından daha küçük denilebilecek duygusal tepkiler veren, bazı konularda ise sabırsızlığından dolayı detayları çok rahat kaçırabilen bir çocuktu.  Böyle bir test sonucu olması hayatımızı nasıl etkileyecekti? Bugün baktığımda benim durumumda olan velilere söylemek istediklerim olduğunu fark ediyorum.

Öncelikle çocuğunuz “SADECE BİR ÇOCUK”, ondan çok yüksek  beklentilere girmek çocuğu zaman içerisinde olumsuz etkileyecektir. (maalesef bazı kurumlar çocuklar için dahi kelimesi kullanıyor, bu değerlendirme son derece yanlış olduğu gibi, aileyi de büyük bir beklentiye sokuyor) . Çocuğumuzun her çocuk gibi oyun oynaması, akran ilişkisi içinde olması çok önemli, bence hayat başarısı iletişim başarısından geçiyor… Çocuğumuz ile ailece yapacağımız geziler(müze, sinema, piknik vs) çok önemli, ayrıca hayvan beslemek, bitki yetiştirmek , doğanın içinde olmak tüm çocuklar için inanılmaz bir nimet…

Çocuğa yapılan test, çocuğu tanımak anlamında anlamlı fakat sadece bir skor söyleniyorsa ortada ciddi bir eksiklik var anlamına geliyor. Testin alt başlıklarında çocuğun yetenekli olduğu (normal gelişim eğrisinin oldukça ilerisinde olduğu) alanlar ile aynı zamanda normal veya gelişim eğrisinin altında olduğu alanlar olabiliyor. Dolayısı ile bazı alanlarda özel yetenekli olan çocuk bazı alanlarda gelişim geriliği bile gösterebiliyor. Çocuğu tanımak, potansiyelini anlamak yönünde alt başlıklar ile ilgili değerlendirme istemek gerekiyor. Çocuk yetenekli olduğu alanlarda nasıl desteklenebilir, geri olduğu alanlarda ise nasıl gelişebilir sorusunun cevabını almamız gerekiyor. (Her zaman geri olduğu bir alan çıkmayabilir.)Bunları okul ile paylaşarak destek istemek de çok önemli. Bu testler motivasyon, yaratıcılık vs gibi önemli konuları ölçmüyor. Sadece potansiyel değerlendirmesi yapıyor. Bu da önemli olan bir nokta…

Test sonucuna göre çocuğu ilgi alanlarına yönlendirmek özellikle okul öncesi ve ilkokul çağında oldukça önemli, çocuk kendini keşfederek ilgi ve yetenek sahibi olduğu alanda keyif alarak kendini geliştirme fırsatı buluyor.

Aile olarak bize düşen (bence en önemli olan ) görev ise çocuğumuzun merakla sorduğu sorulara cevap verebilmek… Çocuklarımız bize bazen cevaplarını bilmediğimiz sorular sorabilirler, onlardan zaman isteyerek konuyu araştırıp onların ilgilendiği konular hakkında konuşmak hem aramızdaki bağı kuvvetlendirecek hem de yaşama meraklı gözlerle bakan çocuğumuz için gelişim ve motivasyon fırsatı olacaktır.

Bazen yorulduğumuz zamanlar olmayacak mı? Elbette olacak… 2 yaşındaki kızımın sorularını cevaplarken akşam fiziksel olarak neredeyse bitmiş halde oluyordum.  O zamanlar hata yapmaktan çok korktuğumu , doğru davranışlar göstermek adına kendi sınırlarımı çok zorladığımı hatırlıyorum. Ebeveynler olarak en büyük korkumuzun da çocuklarımız ile ilgili olduğunun farkındayım. Bazen eksik veya yanlış davranmak bizi kötü ebeveynler yapmayacaktır.  Kendimize ve çocuğumuza alan yaratmak , hem iletişim dengesini hem de hayat dengesini yakalamak oldukça önemli…

Unutmayalım, çocuklarımız nasıl düşe kalka öğreniyorsa biz de ebeveynliği aynı yollardan tecrübe etmeye devam edeceğiz, hatalar yaparak öğreneceğiz.

Yolumuz çok uzun ama çok keyifli….

BİR CEVAP BIRAK