ÇİKOLATA..

ÇİKOLATA..

1228
0
PAYLAŞ

Ağzının kenarında bir parça çikolata lekesiyle uyandığında daha iyi anlıyorsun ki, bi’ şeyler yanlış gidiyor.
Biz kadınlar öyle ulu orta söyleyemiyoruz da her şeyi biliyorsun; güçlü duran-itiraz eden-direnen-kabullenmeyen ya da çoktan kabullenmiş veya artık her neyse işte, “o” tarafımız bize engel oluyor.

“Sabaha karşı uyandıran, yarı açık gözle bizi buzdolabına ya da tezgahın üstündeki cam fanusa gizlenmiş tuzaklara götüren şeye” yeniliyoruz her seferinde.

Hayran olduğumuz BİZ başka, aynadaki BİZ başka.
Hep kararlar veriyoruz, ha bire zorluyoruz ama gerçek bambaşka.

Bir şey oluyor, canımız yanıyor, sözüm ona aklımız kalbimizi zor da olsa bi’ aralık bulup yeniyor ama…… sonu yine hüsran.
Gözlerimiz açıkken tutunduğumuz güzellikler, uykuya daldığımızda yerini bilinç altının tatsız oyunlarına bırakıyor.

Ağzımızın kenarında bi’ parça çikolata, ruhumuz bi’ yerlerde çaresizce MUTLULUĞU, İYİ HİSSETMEYİ arıyor.

İyi de, ne ara bu kadar arar olduk, ne ara kaybettik, ne ara çareler bu kadar uzakta görünür oldu?
Ne ara kaçırdık, ne ara şaşırdık yolu?

Sıkıntı şu ki, en büyük intikamı da YİNE KENDİMİZDEN aldık.
Kilo aldık.
Yük aldık.
Risk aldık.
Herkesin derdini üzerimize aldık.
Ve hep bi’ detay atladık:
KENDİMİZİ.

İnsan neden dönüp kendine bi’ bakmaz ki?

Gardrobuna onca güzel kıyafet alıp, eninde sonunda neden giyecek bi’ şey bulamaz ki?
En muhteşem ayakkabıyı alıp, nasıl olur da üstünü tamamlayamaz ki?

Hem….. insan neden bu kadar alışveriş yapar ki?
Hayatındaki hataları bile isteye daha kaç kez tekrarlayabilir ki?

Rejime başlayıp, eninde sonunda pes ederek verdiklerini de fazlasıyla geri alır ki?

Naftalinli kıyafetleri bile ara ara havalandırmak için raflardan indirirken; biz ne ara KENDİMİZİ bu denli acımasızca RAFA KALDRIRIR olduk?

Ağzının kenarında bi’ parça çikolata..
Aynanın karşısında..
Yine kendine kızan, yine kendine söylenen O KADINLARA sözüm.
Bana.. bize.

Kendimizi bulmak, kendimizi hatırlamak, kendimizi kucaklamak ne ara bu kadar zor oldu?
Kim yaktı canımızı?
Yoksa kendimizi bile bile BİZ mi ateşe attık?

………….

Yanıt başkasında değil.
Suç kimsede değil.
Zaman çözüm değil.
İlaç çözüm değil.
Kime anlatırsan anlat kendini; vereceği tavsiye bizim çıkışımız değil.

Bizi en iyi BİZ tanırken, kimse BİZİM kurtuluşumuz değil.

Ağzımızın kenarındaki çikolata çok şey anlatıyor bize aslında.

DİYOR Kİ:

Doldur ciğerlerimi.
Beni besle..
Beni sev.
Bana sarıl.
Beni öv.
Beni sahiplen.
Beni koru.
Bana bak azıcık.. diğerlerine baktığının 10’da 1’ine razıyım. yeter ki bak.

Bedenimizden gelen sinyaller de onu söylüyor:
Gözlerini bana çevir azıcık.
Yoksa aldığın tüm kararları bozarım.
Yaptığın tüm seçimlerin karşısına ben çıkarım.
Sen kurarsın, ben yıkarım.

Bana bak.
Bana bak.
Bana bak!

…………..

Saat sabahın 5’i.
Siliyorum ağzımın kenarındaki çikolatayı.
Siliyorum her şeyi.

Sil sen de.
Bi’ tek, o çikolatanın TADINI unutma.

Çünkü O TADI VEREN şeyde SENİ SEN YAPAN, SENİ BESLEYEN şey(ler) gizli.
O TADI VERENe doğru çiz YENİ YOLUNU yeni yılda.

ÇİKOLATA kadar lezzetli.
ÇİKOLATA kadar SİHİRLİ.

Çünkü SENİN giydiğin kıyafet güzel.
Yaptığın makyaj SENDE güzel duruyor.
Çünkü bu SENİN HİKAYEN.
Çünkü yaşadığın hayatın en güzel, en iyi şeyisin SEN.

Kutlu olsun yeni yılın.
Gördüğün yerde sarıl kendine.. “kim ne der” diye düşünmeden.

(Loudon Wainwright III imzalı “Days That We Die” şarkısını dinlerken..)

Kitap Koala Sokak Hayvanlarına Destek Olmak İçin Kurulmuştur. Lütfen Ziyaret Edin!

BİR CEVAP BIRAK