ÇIKMAZ SOKAK TABELASI

ÇIKMAZ SOKAK TABELASI

250
1
PAYLAŞ

Günler yaz sıcağıyla bizi karşılıyor ve bazen yağmurla devam ediyordu… Buna rağmen gideceğim pek çok yere yürüyerek gitmeye çalışıyordum. Çünkü yürürken ağaçlara bakmayı, kuşların sesini duymayı seviyordum.

Yine günlerden bir gün, henüz bulutlar toplanmamışken, gideceğim yere yürümeyi tercih ettim… Binaların parkların ve ağaçların arasından kestirme yollardan yürüyordum. Ağaçların kokusu kuş sesleri derken… Tam vardığım yere yaklaştığımda daha önce defalarca geçtiğim o sokakta, “Çıkmaz Sokak” tabelası dikkatimi çekti. Tabela çok uzun boylu değildi. Tabelada “Çıkmaz Sokak” yazıyordu. Bence en dikkat çekici özelliği ise, tabelanın direğinde de yukarıdan aşağıya doğru “ÇIKMAZ” yazılı olmasıydı… Belli ki tabelaya bakanlar, ilk bakışta anlamazsa birde direğinden okuyarak oranın çıkmayan bir sokak olduğunu anlayacaktı…

Anlayacaktı derken? ! … Ne yani o tabelaya bakan herkes, aynı şeyi mi anlayacaktı! Bir arkadaşım var, bu aklımdan geçenleri ona anlatsam “Allah aşkına ne alaka… Yok daha ne! Bide durmuş uzun uzun bunu düşünmüş!” gibi yorumlarla aklımdaki metaforumu yok eder… Oysaki ben o tabelada bir anda neler görmüş neler duymuştum…

Öyle işte… Bas bas bağıran, belirgince önümüzde duran “Çıkmaz Sokak” uyarılarını bazen görmezden geliriz, bazen görürüz, bazen de ne biliyim…

“Hayatta da öyle olur işte…” derler, “Nasıl öyle işte?” derim. Diyorlar ya hayat bir yol olsa… Bu yolda bir başka sokağa geçirmeyen kişiler de var. Oracıkta biten içinden çıkılmaz olaylar da var. Bir yere varılamayacak ilişkiler ve dahası var… Peki henüz sokağın başındayken bu kadar “sonrasını” düşünmek şart mıydı? Sonrası yerine orda olmak, o ana odaklanmak işe yarar mıydı?

Koçluğun biricik armağanı farkındalık rüzgarında salınan ben, hemen düşündüm tabi… “Çıkmaz sokak” benim için ne demek? Belki de çıkmak yerine orada bitmesinden memnuniyet hissedeceğim bir şeydi… Belki de önünden yürüyüp geçip gitmeyi tercih ettiğim bir yerdi… Belki de arabayla değilse de yürüyerek zaten çıkıp devam edebileceğim bir yerdi…

Tıpkı koçluk süreçleri gibi… Can kulağıyla dinleyen bir koç, nitelikli sorularıyla bize eşlik ederken böyle oluyordu. Kendinde yol alan herkes, payındaki çıkmazları düşünmekte ve hissetmekteydi. Kendindeki çıkmaz sokaklarının anlamıyla tanışmakta ve el sıkışmakta, belki de vedalaşmaktaydı. Danışanın iç sesi bu çıkmazlarla ne yapacağını fısıldarken, koç tüm şefkatiyle eşlik etmekteydi. Ya da danışan bambaşka farkındalıklarla yola devam etmekteydi.

İşte orda öylece yıllardır duran tabela… Bir hatırlatma bir uyarı… Düşünün bir koç olsa belki şöyle derdi, başka tabela var mı orda? Bana biraz anlatır mısın?

Sonuçta öyle böyle farklı farklı yollarda, türlü türlü tabelalar çıksa da karşımıza hepsi bize çıkıyor. İnsana dair çıkıyor.

Dedim ya “hayatta da öyle işte…” demek ki böyle işte… Dön kendine ve çıkmaz sokağınla ilgili bir soru sor kendine… Varsa tabi… Senin sokağın çıkmazsa tabi… Sendeki nasıl bir sokak peki?

Çağlar ULUSOY
Eğitimci & Koç

1 YORUM

  1. „Sendeki nasıl bir sokak peki?“
    İnişli, çıkışlı, bazen çıkmazları olan ama yinede devam eden ve edecek olan bir yolum var. Çok güzel yazmışsınız, insanı şöyle oturup bi düşündürüyor.👏🏻👏🏻
    Başarılarınızın devamını diliyor, yazılarınızın devamını bekliyorum.
    Saygılarımla Hatun

BİR CEVAP BIRAK