Çığlık

Çığlık

147
0
PAYLAŞ
Cocuğunuzun Meslek Seçimi

Büyümedim ben.. Hiç büyümedim.. Yaşımın ilerlediğini, artık kocaman bir kadın olduğumu farkedemedim ki başta, hayattaki diğer şeylerin farkına varayım.. Kocaman kadın gibi giyinmeyi bile beceremedim.

Taytlar,uzun kazaklar, mini etekler, dar bluzlar..

Uyaranlara kızdım.. Kendime bakmadım hiç dönüpte..

Zıp zıp zıpladım her yerde…

Yeni yetme genç kızlar gibi..

O sebeple herhalde insanlar hiç inanmadı yaşıma ve ben marifet sandım..

Çocuksun demişler aslında anlamamışım.

Beni yaşatan şeydi o çocukluk… Ve inanıyordum ki.. İçindeki çocuk Yaşadıkça yaşarsın..

O Yüzden hep besledim içimdeki o küçük çocuğu.. O çocuk başardı bir çok şeyi.. O çocuğu sevdi bir çok seven.. Çünkü bir çocuğun saflığıyla sevdim ben sevdiklerimi.. Çıkarsız, plansız, Kayıtsız Şartsız… Gururla gösterdim yaptığım resimleri övülmek isteği ile..

Çocuktum…

Hiç büyüyemedim.. Ve aynı bir çocuk bilgisizliği ile beni sevenler de öyle sever zannettim… Gerçekten beni… Bana yapıldığını düşündüğüm hareketlerin tamamına 2 yorumum oldu hep.. Aaa bu beni seviyor ya da aaa bu beni sevmiyor.. Her sevdiğini düşündüğüm kişi ile ellerini sevinçle çırptı içerdeki o küçük kız..

Ve beni sevmediğini düşündüğümde birisi için, hıçkırıklarla ağladı sığındığı yatak altlarında.. Sevilmek öyle önemliydi ki… Çocuktum hiç büyümedim… Her sevgiyi gerçek sevgi sanmalarım bu Yüzden… Ve yine bu Yüzden ihanet gördüğümde yıkılmalarım..

Ya da beklentilere şaşırmalarım, sevmenin dereceleri oluşuna hayret edişlerim bu Yüzden. Ben o tertemiz Dünya’da kalmışım meğer… Ama kendileri gibi olduğumu Düşünen büyümüşlerin arasında.. Seni seviyorum diyen bir insana güvenmemek ne demek, veya seni seviyorum diyen bir insandan nasıl faydalanırım diye düşünmek.. Bilmiyorum…

Daha da önemlisi neyi bilmediğimin farkında bile değildim… Bu sabaha kadar.. Büyümem gerektiğini bilmiyordum, o küçük kız hem beni yaşatıyor hem de etrafındakilerin hoşuna gidiyor sanıyordum… Belki beni yaşatıyordu… Doğruydu.. Çünkü en ağır hastalıkları bile o küçük kız yenmişti… Büyümüş olanı değil.. Çünkü küçük olan o pis hastalığı, ciddiyetini anlamadığından önemsememişti.. Hastalık ta onu önemseyenlerle kalmak istediğinden bu bedeni terkedip gitti..

Ancak Bu sabah fark ettim ki, küçük kız artık zarar vermeye başladı bana.. Artık büyümek gerekiyor ve hatta geç bile kalındı.. Artık saf, temiz, çıkarsız, Yalın olmak için çok geç… Ve bu gerçekten küçük kalmayı istemeyecek kadar yıpratıcı… Diyeceğim o ki; benim küçük kız bu sabah itibarı ile hakkın rahmetine kavuştu.. Itina ile öldürdüm onu… Ben bir katilmiyim yoksa “Hayattaki Yetişkinler Ordusu mu” asıl katil bilmiyorum… Çokta umursamıyorum… o küçük kızı, kalbimdeki gizli bir mezarlığa defnediyorum… Kendim bile bulamayayım diye haritaları yırtıp atıyorum beynimde.. Bundan böyle gözlerimi ışıldatan o kız çocuğu yok ve ben gülümsemediğim müddetçe arayan soran da olmamış olacak benim kahkahalar attıran ufaklığı… Ve kahkahalar bir can kadar uzak olacak bana… Bu bir vefat ilanıdır… Sevenlerinin başı Sağolsun…

 

Cocuğunuzun Meslek Seçimi

 

 

BİR CEVAP BIRAK