Çekmeceler

Çekmeceler

143
1
PAYLAŞ

Nazım Hikmet’e benzerdi babam.. Yüksek tansiyon ve ilkindeki gibi bu sefer vurucu bir beyin kanamasıyla uzun süre ev ve hastane arasında bitki gibi yaşadıktan sonra kaybettik babamı.

Nazım Hikmet’e benzerdi babam.. Yüksek tansiyon ve ilkindeki gibi bu sefer vurucu bir beyin kanamasıyla uzun süre ev ve hastane arasında bitki gibi yaşadıktan sonra kaybettik babamı. Babam balık burcunun duygusallık özelliğini taşımasının yanında ara sıra dibe dalıp çıkıp  oldum olası hiçbir şey olmasa kendi kendiyle kavga eden huzursuzlukları olan bir adamdı. O dönem boşanma ve iş değişikliği, kızımın sağlık sorunları derken kafam dopdoluydu. Ne zamanki toparlandım, aklıma çok düşmeye başladı babam ve onun için derin bir üzüntü duymaya başladım.  Yarısı kendi mizacından, yarısı kader hiç mutlu olamadı düşüncesi canımı sıkıyordu. Derken bir gün abim, ablam ve ben babamın yazıhanesini toplamaya gittik. Sağlığında hiç bir şey atmazdı. Neler bulduk neler. Kendi yazıhanesi dışında,(o zaman öyle denirdi) bir bankanın avukatıydı. Bankanın aylık dergileri, resimler, mektuplar, ajandalar, Galatasaray Lisesi karneleri hatta ilkokul karnelerini görünce yok artık dedim bu kadar da olmaz. Küçükken akşamları kağıda not yazıp bırakırdım sabah görsün diye. Baba bana pekmez al, yok bilmem kaç ortalı defter, boza….Tek tek saklamış onları. 16 yaşlarında ona tatildeyken mektup yazmışım. Onu da saklamış üstüne yavrumun ilk mektubu demiş ama imla hatalarını düzeltmeyi de ihmal etmemiş.

Eve gelince babamın benim için yaptırdığı bol çekmeceli çalışma masama oturdum.  Bir çekmecede benim de atmadığım mektuplar var. Onları karıştırırken dehşete kapıldım çünkü babam gibi tüm lise bir yana, babamı eleştiren ben, ilkokul karnelerim de dahil saklamıştım. Onun kadar büyük bir arşiv olmasa da benim zulada da bir sürü atılamayan vardı. Karneleri hemen attım.  Tam iskemlede arkama yaslandım artık kapayacağım çekmeceyi araya sıkışmış minik bir kağıt buldum. 21.9.1989 Kalamış yazıyor tepesinde.

Şirin yavrum,                                                            

 

Hatırla beni

Bu masaya oturunca

Kapı çalınınca

Yağmur yağınca

Kapılar açılıp, kapanınca

Gece ve gündüz

Senden uzakta kalınca

Veeee ağladım …çok ağladım…İyi ki saklamışım.

Şimdi yıllar sonra çekmecelerim tıka basa dolu değil. Yeni evime taşınırken ne kadar biblo, kristal hatta gümüş varsa isteyenlere hediye ettim. Nefes alıp, anı yaşayacak kadar sade kıymetlerini hatırlayıp sevgiyle gülümsemek için de yeterince hatıra ile dolu.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK