Çavdar Tarlasında Çocuklar – J. D. Salinger

Çavdar Tarlasında Çocuklar – J. D. Salinger

45
0
PAYLAŞ

Otuzlu yaşlarını geçmiş yetişkin biri için, herkesten farklı, kendini özel ve çok zeki gören bir ergenin hikayesini anlatan, oldukça sürükleyici bir kitap Çavdar Tarlasında Çocuklar. Ama o yaşlarda biri için hayatında yaşadığı herşey belki de hayatının bir yansıması Çavdar Tarlasında Çocuklar. Kafası çok karışık, ne yapacağını bilmeyen, hayatı bilmeyen, dengesiz, hiçbir şeyle mutlu olmayan, beğenmeyen, hiç beğenmeyen bir gencin geçirdiği birkaç günün hikayeside denebilir. Bahsettiğimiz bu ergen Holden Caulfield. Kardeşini kaybetmiş, ailesi ile arası uzak, okuldan atılmış, okul istemeyen, sorulması gerekenleri değil, insanlara tuhaf gelen soruları soran bir genç…

Çavdar Tarlasında Çocuklar (The Catcher in the Rye), J.D. Salinger romanıdır. ABD`de 1945 ve 1946 yıllarında seri olarak yayımlandı. İngiltere ve ABD`de ise 1951’de bir kitap olarak basıldı. Birçok ABD eyaletinde, “ahlak dışı” olarak görüldüğünden uzun süre yasaklı kaldı. Geçen zaman içerisinde ise bir başyapıt olarak değerlendirilmeye başlandı.

Hikaye ilk ağızdan yani Holden Caulfield tarafından anlatılıyor. Holden Caulfield’in üç gününü kapsıyor ve olaylar, Holden Caulfield okulu olan Pencey Prep`ten 1949 yılbaşı kovulmasıyla başlıyor. Daha önce üç okuldan daha kovulan Holden Caulfield, bu kez ailesiyle yüzleşmemek için eve gitmek istemiyor. Ne de olsa büyük annesinden gelen harçlıklar sayesinde az da olsa ekonomik gücü vardır. Bundan sonra yaşanan olaylarda yurt arkadaşları ile yaşadığı kavga, taksici ile sohbeti, eski tarih hocası ile olan eşcincel tacize maruz kalması, kızkardeşi olan diyalogları gibi etkileyici ve kafanızda film gibi izlediğiniz unutulmaz satırlar var.

Kitap birçok filmde konu olmuş ve işlenmiş. Örneğin Mel Gibson’un 1997 yapımı Conspiracy Theory filminde Mel Gibson kitabı alıyor ve yanına gelen adam bir klasik olduğunu söylüyor okudun mu dediğinde ise asla cevabını veriyor;
Six Degrees of Separation filminde ise Holden Caulfield analizi yapılır;
Bir tane de bizim filmlerimizden. İşler Güçler’in 2. bölümünde Murat Cemcir’in çocuklara tiyatro dersi verdiği sahnede, Zehra karakterinin repliği;
“Holden Caulfield’i tanısaydın yalnızlığın ne demek olduğunu çok iyi anlardın… Sakın kimseye bir şey anlatmayın herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.”

Kaçırılmaması gereken güzel bir kitap. Özellikle Charles Bukowski severler için biçilmiş kaftan.

Çeviri ile ilgili eleştiriler ile ilgili not: Yapı Kredi Yayınları’nın kalitesini biliyoruz. Her ne kadar çeviride amerikan filmlerinde ki o repkliklerin çok kullanıldığını hissetsem de çeviri eleştirildiği kadar kötü değildi. Tabi ki orjinalinden okuyayacağım bir gün. Fakat o gün bugün değil.

Metin Yılmaz

Kitap Koala Sokak Hayvanlarına Destek Olmak İçin Kurulmuştur. Lütfen Ziyaret Ediniz!

Kaynak:KitapYorum

BİR CEVAP BIRAK