Çalışanın Ya delisi Ya Yenisi

Çalışanın Ya delisi Ya Yenisi

2874
1
PAYLAŞ

İnsanın varoluşu ile beraber ilişkilerde doğmaya başlamıştır. İnsanlığın tarihi ile ilgili okuduğum birkaç kitapta diğer insanlardan bağımsız bir hayat sürülemediğini özetledim. Önce küçük topluluklar oluşmuş sonra kurallar belirlenmiş ve birbirleri ile geçinebilme düzenlerini sağlamışlardır. Olumsuz davranışlar , sorun yaratanlar tarih boyunca olmuştur. Zamanla çözümler sağlanarak , yaşanan sorunlar ile bugün ki hiyerarşi sisteminin temelleri oluşmuştur.

İlkel toplumlarda hayatın devamı için gerekli olan ihtiyaçlar karşısında organize ve birlik içinde hareket etmeleri gerekiyordu. Küçük toplulukların zamanla koloniler halinde büyümesi ile yerleşik düzenin temelleri atıldı. Bununla beraber insanlar arasında ki sorunlarında başladığını görüyoruz. Toplum düzenine uyum sağlayamayan , kurallara uymayan , çalışmalarını düzensiz yerine getiren ve ilişkileri bozanlar kendini göstermiştir.

O zaman ki iş dünyasını avlanma , korunma , üretim , beslenme olarak basit şekilde kategorize edersek iş bölümünün yeteneklere , kişinin gücüne göre sınıflandırıldığını görüyoruz. Bu modelde başlayan iş hayatının süregelen zamanla toplumların ve teknolojinin gelişmesi ile şuan hangi düzeyde olduğunu görüyoruz ve bizlerde içinde yer alıyoruz.

Ama avcılık ile uğraşan yada toprakta üretim yapan kişiler görevlerini kendi istedikleri gibi yaptıklarında doğan sorunlar sonrasında ceza ile uzaklaştırıldığında yada yerine başkası geldiğinde avcılık ve üretim durmuyor , yaşam döngüsü devam ediyordu.

İnsanın olduğu yerde üretilecek işin olmaması mümkün değil. Artık nerdeyse “İnsan=İş” denklemi hayatın matematiği. Bu denklemin en önemli formülü de iletişim kanallarıdır. Buna bağlı olarak “İnsan İlişkileri” üstünde bir bilim dalı gibi araştırma , geliştirme ile iletişim üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.

Her insanın bir değeri vardır. Ve bu değerin kaynağına ( aileden , toplumdan , eğitimden ) bakmaksızın değerli hissetme ihtiyacı vardır. Hepimizin kendine göre olması gereken veya gerekmeyen , doğru veya yanlış vb. gibi kuralları vardır. Ve buna uyum sağlayan kişilerle bir arada olmayı tercih ederiz. Ama en önemlisi önce insan olduğu için değer vererek ilişki kurulması gerektiğini unutuyoruz.

Kendimize iyi davranılmasını istediğimiz gibi, başkalarına da iyi davranıp, saygı sevgi bütünlüğünde iyi geçinmeliyiz. İlişkileri tanıyarak ve bilerek yaşadığımızda anlaşamayacağımız insan az olduğu gibi kurallar defterine de ihtiyacımız kalmaz.

Peki yukarıda kategori ettiğimiz şekilde başlayan iş hayatından günümüze gelecek olursak, buraya kadar yazdığımız insan ilişkileri ve iletişim yönetici ve yönetilen tarafında nasıl oluyor ?

“Yönetimin aldığı kararlardaki hataların en sık rastlanan ortak noktası; doğru soru yerine, doğru cevabın bulunmasına fazla odaklanmaktır.”
Peter F. Drucker

İşletmeler amaçlarına uygun olarak çalışanları yönetip bir arada tutmak için en büyük kural olarak doğru iletişimden beslenmektedir.

Bir işyerinde yönetici ve yönetilenlerin olması mutlaktır. İşletme ve örgüt çalışmasında dallar biraz genişliyor. Sadece insan ilişkileriyle bir işyerini yönetmek yeterli olmadığı gibi kalıcı başarıda sağlamıyor. Yönetim işi üreten elemanların insan gücü, eğitim düzeyi , kişiliği , tecrübesi, bilgisayar gibi teknolojik aletler ile çalışma gibi faktörler ile zamanla etkinliği ve verimli kullanımı gözlemlemelidir. Burada ki ana faktör insan gücüdür.

Yönetici kuvvetli sezgiye sahip olan , problemlere çözüm getiren ve büyümesinin önüne geçen tedbirleri almasını bilmelidir. Çalışmanın devamlılığı için burada etkin olmak gerekir. Bununla beraber hizmet verdiği şahış ve şirketlerin durumunu , danışmanlık ve destek alabileceği kurumları , diğer işletme sahiplerini ve firmaların işleyişini , devletin iş kolu üzerindeki kararlarını ve meslek ile ilgili tüm gelişmeleri takip etmelidir.

Çalışanın düşüncesine saygılı , kendi gündeminden dinlemeden ve benliğini öne sürmeden, üstün taraflarını belli etmeden, karşısındakinin kusurlu taraflarını görmeyip, iyi taraflarını takdir ederek şüphesiz ki iyi ilişkiler kurmuş olacaktır.

Peki çalışan nasıl olmalıdır ?

Sahip olduğu karakterine bağlı olarak , kimi zaman ego gösterilerine yönetmenlik yapan , çatışmalar çıkartan , çürük elma dediğimiz ve kusurları sürekli karşı tarafta gören bir çalışan ama aynı zamanda harika sonuçlar yaratan mı ?

Yoksa takdir edildiğinde , sorumluluk aldığında , aynı zamanda kendi değerlerini çalışmasına yansıtıp , sürekli gelişim ve yenilenme sürecinde başarıya ulaşabilecek eğitime aç yeni çalışan mı ?

Biri kabına sığmaz deli biri yeni ?

Bu bölüme kadar yazdığım iletişim modeli her iki çalışana da eşit olarak uygulandığında harika sonuçlara ulaşılıp başarı ve kazanç sağlanabilir. Üstelik belirsiz süre içinde delinin sütünden yeninin etinden faydalanabilinir. Burada önemli olan belirsiz zamanı öngörmekte. Çünkü elde edilen başarı grafiğinin düşmemesi için kontrol sağlanmalıdır. Deli dediğimiz çalışan zaten belli ama ya yeni çalışanın yapabilecekleri ?

Yeni çalışan zaman içerisinde çalışanlar arasında ki adaletsiz yaklaşım duygusu ile aidiyet sorunları yaşar ve ya yeni olmaya devam etmek üzere farklı işletmelere gider , yada deli gömleğini giyer. İşte o zaman çalışmada yaratacağı başarılı aksiyonların yanında , işletme örgütsel yapısında çatışmalara sebep olacaktır. Çürümüş meyvenin sağlam kısmını yiyip çürük kısmını soyulup attığımız gibi çalışanların da içinde içsel gayreti olmayan ve takım çalışmasına uyum sağlamayanların yapıdan soyulup atılması gerekiyor.

Yeni bir çalışana olan güvensizlik , işlerin aksayacak korkusu ile birleşince çalışma duygusu azalmış , sorunlu ve bireysel kazançları düşünen çalışanlara katlanma sabrı getiriyor. Yönetim çalışanın deliliğini kabul etmek yerine , yeniliklere fırsat vererek örgüt yapısına istikrarlı kazanç sağlayabilir. Yeter ki eski çalışanların davranışlarına gösterilen sempati yeni çalışan içinde empati olsun.

“Ne zaman başarılı bir iş görseniz , birisi bir zamanlar mutlaka cesur bir karar almış demektir.”
Peter Drucker

Yazıda geçen ‘ Deli ‘ uzun yıllar çalışarak , başarılara imza atan buna bağlı olarak tecrübenin kendisine sağladığı güçten destek alarak değişen şirket vizyon ve hedeflerini kabul etmeyen , yeniliğe ve gelişime karşı , takım çalışmasına uyum sağlamayan çalışan profili temsil edilmiştir.

 

 

1 YORUM

  1. Ağzına salık yaşam içindeki doğru davranışı nasıl yapılması gerektiğini işverenin personel seçimindeki doğru tesbitleri anlatmıssın yazılarının devamını bekliyorum

Comments are closed.