Büyümek ‘biriktirmek’ demek olmamalı, en azından olumsuz duyguları!

Büyümek ‘biriktirmek’ demek olmamalı, en azından olumsuz duyguları!

225
0
PAYLAŞ

Metrobüste bir çocuk vardı; kocaman gözleri, uzun kirpikleri ve güleç yüzüyle fark etmemenizin neredeyse imkânsız olduğu.

Anlam veremediğim kısa paçalı pantolon modasına hızlı boy attığı için uymuşa benziyordu, azıcık kısalmış dar paçasıyla kalabalıktan sıyrılmak adına karşımda oturan annesinin kucağına çıktı. Etrafı süzerken bir yandan da biraz şımarık, biraz haylaz bir ifadeyle annesinden bir şeyler istemeye başladı.

“Çubuk anne!” diye seslendi, annesi itinayla çıkarttığı çubuk krakerin paketini açıp verdi eline. Çok fazla yemedi, belli ki istemek tüketmekten daha mühimdi onun için. “Çikolata anne!” dedi, elindeki paketi annesine geri verirken. Annesi yine ses etmeden verdi çikolatasını. Göz göze geldik, gülümseyerek yedi çikolatasını. Ondan mutlusu yoktu. Kalabalığa, yaklaşık yarım saattir gittiği yola aldırmıyordu. “Su anne!” dedi, tam “İstekleri de bitmiyor ama çok tatlı istiyor…” diye içimden geçirirken annesi bu kez derin bir nefes verir gibi yaparak uzattı suyunu. “Hoflama anne!” dedi. Bu yakınında bulunan tüm metrobüs sakinlerini kahkahaya boğmaya yetmişti. Kadın “Peki anneciğim.” dedi gülümseyerek sonra bana döndü: “Duydun değil mi, böyle bunlar!” Birlikte gülüyorduk. 

Çocukken aklımıza geleni, üzüntümüzü, sevincimizi, isteklerimizi ne kadar içten ve biriktirmeden paylaştığımızı anımsadım. Harçlıklarımızı biriktiriyorduk; oyuncaklarımızı, bilyelerimizi, şekerlerimizi… Ama asla birine olan hislerimizi biriktirmiyorduk. Bir şeye kızdığımızda “Biraz zaman geçsin, bir başka mevzuya da kızarsam toptan gemileri yakarım.” demiyorduk.

Bir arkadaşıma “Sen hep onunla parka gidiyorsun, beni daha mı az seviyorsun?” diye ilk benimle parka gitmeyişinde sorduğumu anımsarım. Abartırdık ama abartırken vakit kaybetmediğimizden hemen çözerdik de sorunumuzu.

Şimdilerde tanıklıklarım, herkesin ufak tefek şeyleri içerisinde devleştirene kadar kendine sakladığı ve ortaya çıkarttığındaysa artık çözmek için değil, tamamen çözülemez halde olduğunu söylemek için hamle yaptığı.

Büyümek ‘biriktirmek’ demek olmamalı, en azından olumsuz duyguları! Güzel şeyler biriktirebilmek, güzel düşünebilmek, güzel hissedebilmek adına her ne varsa yapılması gereken önce kendimizden başlamalıyız. Vakit kaybetmeden, çocukça sorularımızdan çekinmeden, iletişim kurarak; sorarak, anlayarak,  anlam yüklemekten kaçınarak.

Buket Konur, Editör, Sola Yayınları