Bütünlük=Yoga=Geshtalt

Bütünlük=Yoga=Geshtalt

395
0
PAYLAŞ

Dünyadaki en eski felsefe akımlarına ve dinsel öğretilere baktığımızda karşımıza çıkan ortak kavramlardan biri bütünlük ve bütünle bir olma kavramıdır.

Bugün bütünlükle ilgili düşünürken bunları sizinle de paylaşmak istedim.

“Bütün, tüm parçaların toplamından büyüktür” ya da bütün, parçaların toplamından farklı bir anlam ifade eder sözünü sanırım duymuşsunuzdur.

Bu sözü iş toplantılarının dışına taşıyarak kendi hayatımızdaki anlamına bakarsak ne bulacağız diye merak ettim ve zihin çalışamaya başladı…

Öncelikle bütünün toplamdan büyük olması ne demek belki bunu anlamak gerekir.

Bunun ilk örneklerinden biri XIX. yüzyıl sonunda Ehrenfels tarafından verilmiştir. Eğer bir melodiyi algılıyorsak ve tanıyorsak, bu, onu oluşturan notalardan her birini öğrenip bellekte tuttuğumuzdan değil, notalar arası harmoniyi, melodiyi veren yapıyı bellekte tuttuğumuzdandır. Partisyonu bir başka tonaliteye naklederek notaları değiştirebiliriz, ama melodi aynı kalır. Melodinin algısı, notalarının ardışık algısı değildir, notaların oluşturduğu orijinal bütünün algısıdır.

Öyleyse benim algıma göre bütünün içindeki notaları tek tek ele alarak elde ettiğimiz anlamlar bütüne ait algıyı vermez.

Hayatımızı ev hayatım iş hayatım diye ayıramayız. Çünkü insan olarak bir bütünüz. Tek tek bu yaşamlara yüklediğimiz anlamlar toplamda doğru bizi yansıtamaz.

Öyleyse kategorize ettiğimiz yaşamlarımız hayatın içindeki melodimizi bulmamıza yardım edebilir mi?

Kendimizi yaşamımızla ne kadar bütün hissediyoruz?

Daha geniş bir açıyla baktığımızda evren içinde bir bütünüz, tüm insanoğlu olarak bütün haldeyiz. Tıpkı melodinin içindeki farklı notalar olarak bir bütünlük yakalıyoruz.

Yoga da ifade edilen “Unity in diversity” tam anlam olarak bütün içindeki çeşitlilik sanırım yanlış olmayacak.

Her uzvu aynı olan, ancak birbirinden dilce, dince, renkçe, nitelikçe, gövdece farklı olan varlıklar halinde dünyada yerimizi alıyoruz. Ayrılıklar sadece bu kadarla kalmıyor; duygusal, mahalle, sınıf, okul, ast üst, zengin fakir ve daha bir sürü sayamayacağım ayrılık sarıp sarmalıyor bizi. Bu ayrımları bizler yapıyoruz zihnimize bu ayrımı yapması için yardım ediyor, onu cesaretlendiriyoruz.

Ancak dünyayı ne iyi ne kötü olduğu gibi görebilmek bizimle bir bütün olarak algılamak mümkün mü?

Birbirimizi ne iyi ne kötü diye sınıflandırmak bir bütün olarak görmek mümkün mü?

Eğer zihnimize bunu öğretebilirsek birbirimizden nefret etmek o kadar kolay olmayacak…

Bütünü güzelleştirmek adına kulağıma oldukça hoş geliyor. Çünkü benim bakışım değiştiğinde hayatımı artık aynı algılayamam ve melodide de bir notayı değiştirmiş olurum. Bu bütünün de değişmesi demektir.

Yani aslında bütün bunun özeti “bir insan değişir dünya değişir” öyle değil mi?

Beste Tınaz