Biz o işi çoktan hallettik!!!

Biz o işi çoktan hallettik!!!

195
0
PAYLAŞ

– Ayşe Hanım, beklediğimiz numuneleri ne zaman alacağız?

– Ahmet Beyciğim, biz o işi çoktan hallettik, acilen gönderiyoruz size.

Fakat o da ne! Ortada numune filan yok. Ayşe Hanım’ın konu üzerinde bir süredir çalışan ekibi, gerekli malzemeleri farklı kaynaklardan bekliyor, bu da doğal olarak bir süre alıyor, en az iki haftalık daha iş var. Ama başrolde Ayşe Hanım, pırıl pırıl kostümüyle sahnede ışıldayıp, bir yıldız gibi parlıyor ve müşteriden alkışları çoktan topladı bile.
Peki ya sahne arkası? Hazır olmayan ama çoktan halledilmiş numuneler etrafa nasıl saçılacak?

Karşı tarafta güven yarattığını düşündüğümüz günü kurtaran bu söylemler, sahne arkasını darmadağan edip, o kargaşayla tozu dumana nasıl da katıveriyor. Bir küçük uydurmanın yan etkileri, o an düşündüğümüzden de büyük… Çevreye verdiği zarar mı, sahibine verdiği zarar mı yoksa şirkete verdiği kayıp mı daha fazla, hepsini alt alta yazsak sayfalar tutacak bir hesap.

Müşteri, idare edilecek, kandırılacak, oyalanacak biri miydi? ‘Velinimetimiz’ değil miydi? Bir yanda Ayşe Hanım’ın sözüyle geçici mutluluğunun keyfini çıkaran velinimeti, diğer yanda karmaşa, telaşe ve uykusuz geçen gecelerin koynuna arkadan itilivermiş, sahne arkasında koşuşturan, olan bitenden bihaber figüranları. Hatta belki de müşteriye sözümüzü tutamadık diye performans notları düşürülecek olan, çoktan halletik kurbanı, sahne arkası ekibi.

Zarar farketmeden büyüyor; insan alışıyor, bu minik, ya da beyaz yalan dediğimiz uydurmalar ilk anda yarattığı o kısa vadeli hazzın da etkisiyle gün geçtikçe kanıksanıyor, hayatımıza yerleşiyor, zamanla ters gelmeyip dilimize dolanmış doğal ifademiz haline geliveriyor. Bu tarz yalanlar beyaz mıdır siyah mıdır, rengi belli midir bilinmez ama birçok hayatı kararttığı ve en önemlisi de çok şeyin temeli olan güveni yerle bir edip kırıp döktüğü kesin. Zaten beyaz dahi olsa, beyaz en çabuk kirlenen renk değil mi?

N.Donald Walsch’ın dedikleri fazla söze hacet bırakmıyor aslında: “Yalanla iletişim kurmak ve yalanı yutturmak, bir başarı değil, sadece yenilginin ertelenmesidir.”

Emek ve çaba. Bu iki kelime başarının en değerli anahtarları. ‘Hallederiz abi’, ‘çoktan hallettik’ sözlerine harcadığımız o kıymetli zamanı çalışmaya, çaba göstermeye, gayret etmeye versek, numuneleri de biraz daha hızlandırırız belki. Ayşe Hanım, gelin sahnede geçen bu saatleri, ekibinizle uyum ve güven içinde çalışarak, yükselttiğiniz enerjiyle onları da motive edip numunelerin hazırlanmasında hız kazanmak için kullanalım. Mevlana yine haklı; insanın kanadı, gayreti…

Doğruluk ve netlik kıymetli, dürüst yaklaşımla söylenen samimi söz çok değerli, çekirgenin kaç kez sıçrayabileceğini çocukluktan beri biliyoruz.

Peki ne yapmalı?
İster sahnede, ister sahne arkasında olun; ister beyaz, ister mavi, ister kırmızı yakalı olun, yakanız ne renk olursa olsun, doğruluğu elden bırakmayın.

İngiliz oyun yazarı John Webster’a hak vermemek mümkün mü?
“Doğruluk, hayatta iyi bir namın en vefalı dostudur.”

Zeynep Tunçer

BİR CEVAP BIRAK