Birbirimizi daha iyi anlamamız mümkün!

Birbirimizi daha iyi anlamamız mümkün!

323
0
PAYLAŞ

Evimin bahçesinde oturuyordum, yan evin bahçesinden yüksek sesler gelemeye başladı. Belli ki karı koca kavga ediyorlardı. Kadın olanca sesi ile bağırarak;

-Ben aradığımda o telefon açılacak! Nasıl olur da açmazsın!

Diye eşinden hesap soruyor, adam ise olanca sessizliği ile hiç cevap vermeden öylece duruyordu. Sanki eşler birbiri ile tartışmıyor da sanki ebeveynlerden biri çocuğunu azarlıyordu.

İlk kez Eric Berne tarafından geliştirilen ve insanların düşünce, duygu ve davranışlarının anlaşılmasında ve açıklanmasında oldukça kolay ve anlaşılır bir model sunan

TA(Transaksiyonel Analiz) ya göre; herhangi bir davranış ortaya koyarken üç farklı benlik durumundan-Ebeveyn,Yetişkin,Çocuk– birinde hareket ediyoruz. Bu benlik durumları rol değil, psikolojik gerçeklerimiz. Geçmiş kayıtlarımız ve kodlamalarımızın günümüze yansıması olarak da tanımlanabilir.

Beynimizi bir video kameraya benzetebiliriz. Kayda alınmış tüm geçmiş deneyimler ve onlara eşlik eden duygular, bugün tekrar hatırlanmaya hazırdırlar. İlginç olanı ise hatırlanmak ile kalmayıp yeniden yaşanmasıdır.

Ebeveyn, anne-babalarımızın veya çocukluğumuzda bizi etkilemiş olan otorite figürlerinin tutum ve davranışlarını bizdeki kabul görmüş şeklidir.0-7 yaş arasında her şey kayıt edilir, hem de hiç sorgulamadan! Bunun anlamı, çocuk için en güvendiği kaynaktan gelmiştir ve kesin kayıttır. Silinemez ve yeniden hatırlanıp yaşanmaya hazırdır.

Ebeveyn benlik, kendi içinde de ikiye ayrılır. Destekleyen ve yardım eden şefkatli ebeveyn olurken, Suçlayan ve eleştiren de eleştiren ebeveyn olur.

Çocuk benlik de, tüm bu deneyimler yaşanırken ve kayıt altına alınırken, olaylar karşısındaki duyguları da kayıt altına alınır. Çocuk henüz kelimeleri keşfetmemiştir o yüzden sadece yaşadıkları karşısında hissettiklerini kayıt eder.

Gördüğü ve duyduğu her şey karşında hissettikleri(korkuları, mutlulukları, hüzünleri)olumsuz kayıtlar olabildiği gibi, yaratıcılık, merak ve öğrenme arzusu, güvende hissetme ve cesaret gibi olumlu duyguların kayıtları da bulunur.

Yetişkin benlik, duygular ile hareket etmek yerine hedeflerini belirler. Ve hedeflerine yönelik verileri toplar. Objektiftir ve karar verirken tüm seçenekler değerlendirmiştir. Sorunlar karşısında her zaman çözüm odaklıdır.

Sağlıklı ilişkiler ve kişilik gelişimleri için bu üç benlik durumuna ihtiyaç vardır. Ancak önemli olan hangi benlik durumunun hangi ortamda kullanılabileceğini bilmektir.

En başta verdiğim örneğe dönecek olursak; kadın eleştiren ve suçlayan ebeveyn benliğinde iken adam ise uslu çocuk benliğinde idi bu durumda sağlıklı iletişim kurabilmelerinin tek yolu, çiftlerden birinin bu durumu fark edip, önce partnerinin benlik durumunu biraz daha yaşamasına izin verip(duygularını anladığını hissettirip duygusal olarak rahatlaması) daha sonra yetişkin benliğe gelebilmesi için onu düşündüren ve çözüme yöneltecek sorular sorması, sonrasında da iki yetişkin benlik olarak çözüme ulaşmalarıdır.

Farkı bir örnek daha verecek olursak;

İki yakın arkadaş konuşuyorlar,

-Öyle mutsuzum ki, onu çok sevmiştim bana bunu nasıl yapar inanamıyorum!(çocuk benlikte)

-Yeter artık üzüldüğün, böyle oturduğun yerde sızlanmak neyi değiştiriyor ki? Bırak atık ağlamayı!(eleştiren ebeveyn benlik)

Bu diyalogda da görüldüğü gibi iki farklı benlikten iletişim kurmaya çalışmak oldukça zor ve bir o kadar da kırıcı olabiliyor. Oysa kişilerden ikisi de çocuk benlikte olsa idi sorun kalmayacaktı. Ya da biri diğerini yetişkin benliğe getirebilseydi.

TA’yı bilmek, kişiyi seçimlerinde özgürleştirir. İradesi ile benlik durumunda değişim yapabilmesini sağlar. Farkındalığını yükseltirken, o anda bilerek karar vermesini ve bu sayede açık iletişim kurabilmesine yardımcı olur.

Seçimlerimizi farkındalığımız ile özgürce yapabildiğimiz ve sağlıklı ilişkiler kurabildiğimiz ilişkiler için Yunus Emre’nin de dediği gibi;

‘İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendin bilmezsin
Ya nice okumaktır’

Sevgi, umut ve barış ile…

Buket Özbek
Yaşam ve Öğrenci Koçu
NLP Master

BİR CEVAP BIRAK