BİRAZ KONUŞABİLİR MİYİZ?

BİRAZ KONUŞABİLİR MİYİZ?

52
0
PAYLAŞ

İnsan olarak çoğumuzun bazı dönemlerinde aile, iş ve özel ilişkilerinde çıkamadığı durumlar olabiliyor.

Gün içinde birden çok uyarıcıya bağlı olarak algısal farklılıklar yaşayabiliyoruz. Yaşam alanımıza ve tarzımıza bağlı olarak stres, üzüntü ve negatif duygular gibi etkenler çözüm yolunda karar almamızı etkileyebiliyor.

Hemen hemen hepimizin de da bu gibi durumlarda rahatlamak adına bir arkadaş veya yakın gördüğü bir tanıdığı ile sohbet ederek rahatlamaya çalıştığı anıları vardır. Konuya böyle bakınca pozitif bir algı yaratıyor, iyi bir şey gibi görünüyor olsa da olgusal olarak bu anlar aslında bir aktivite etkisinin ilerisine geçemeyebiliyor.

Bu gibi durumlarda kendimize sormamız gereken şey; duymak istediğimizi bir başkasından işitip destek almak mı yoksa söyleyemediklerimizin varlığı mı?

“Hayatta en acıklı şey, bir insanın problemin kendinden kaynaklandığını görememesidir.” Carl Gustav Jung

Ülkemizde son günlerde yine gündemde olan ve bilinirliği her geçen gün artarak yükselişe geçen ‘koçluk’ profesyonel meslek olarak da güçlü bir sektör haline geldi.

Yapılan birçok koçluk çalışmasının analizinde, koçluk alan kişilerin hayatındaki sıkıntılara karşı yeni bir pencereden bakabilmesini sağladığı görülmektedir. Bununla beraber özgüvenin tazelenmesine bağlı olarak ikili ilişkilerde de iyileşme görülmektedir.

Bununla beraber kişilerin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmakta gerek iş hayatında gerek özel hayatında etkin iletişimi sağlayarak, yüksek performans gösterebilmektedir.

Bugün içinde bulunduğumuz sağlık ve ekonomik krize bağlı olarak işletmelerde kazanç ve başarı konusunda ekiplerinin etkili ve gelişmiş olmasını istemektedir. Kişisel ve kurumsal gelişim için belirli bir zaman ve motivasyona bağlı olarak sağlanabilir. Koçluk, bu alanda ihtiyaç duyulan değişim konusunda planlı ve istikrar gösterebilen bir disiplin olarak karşılık vermektedir. Birlikte hareket etme eylemini sağlayan koçluk, sağladığı bu eylemin sona ermesi ile kurum içinde yönetici ve çalışanların birlikte hareket etme yolunu açık bırakmaktadır.

Bugün çalışanlar kadar yöneticilerinde koçluk almaları bu yüzden önemlidir. Koçluk desteğinin yanı sıra çalışmalarında kullanmak üzere koçluk eğitimi bile alabilirler. Genellikle yöneticiler, çalışanların performansını değerlendirerek buna karşılık değerlendirme içinde olurlar. Eğer buna ek olarak koçluk yetkinliğini eklenebilirse çalışanların gelişmelerine de yardımcı olabilirler. Çalışanlar her zaman yöneticileri ile pozisyonu gereği mesafeli durmasının yanı sıra şeffaf olmakta zorlanabilir ya da korkabilir. Ama bir koç ile görüşme içerisinde olabildiğince kendi benliğini gösterebilir. Koçluk ilişkisi güvene dayalı kurulan bir iletişimdir.

Dolayısı ile koçluk kişilere daha fazla alan yaratarak karar vermesini sağlıyor. Koç, çalışmasında karşı tarafı bir bütün görmesi ile birlikte gündelik hayatta olan yönlendirmeden oldukça uzaktır. Eyleme geçmenizi sağlayan gücünüz veya aynada ki yansımanızda diyebiliriz.

Peki, benim ne yapmam gerekir diye düşünüyorsan öncelikle içinde bulunduğun süreç için değişime karar ve izin vermelisin.

Eğer farkındalığı kullanıp, karar verebilme durumunda kontrolü ele almak istiyor ve yukarıda anlatılan gibi ihtiyaçlar içindeysen koçluğu deneyimlemek faydalı olacaktır.

Unutma; “Sen değişirsen, dünya değişir.”

Ender ERMİŞ

Yönetici Koçu/ PCC