Bırak Çocuk Kalbin Özlesin

Bırak Çocuk Kalbin Özlesin

153
0
PAYLAŞ

Bugün her şeyi özledim…

Ne olduğu mühim değil,

Dedim ya, özledim…

Belki de eskilerden kalma, yüreğimi titreten bir şarkıyı,

Belki de çocukluğumdan burnumda kalan bir hanımeli kokusunu,

Annemin rüzgarla karışan o sımsıcak sesini,

Arkadaşlarımla sokakta oynadığım masum oyunları,

Babamın sevgi dolu bakışlarını,

Geçmişi, kendimi, bugünü, umutla bakmaya hasret kaldığım geleceği, her şeyi…

Dedim ya, özledim…

Uzayan samimi sohbetlerin verdiği paha biçilemez duygu yoğunluğunu,

Kış günü mutfaktan yükselen mis gibi kek kokusunu, yanında çay kaşıklarının birbirine karışan seslerini…

Özledim, ciğerlerimi patlatırcasına nefes almayı,

Sadece ve sadece denizin kokusunu duymayı,

Unuttuğum içten kahkahaları,

Kahkahaların şiddetiyle gelen gözyaşlarının yüzde yaptığı tuzlu izi,

Ve ağlamayı…

Hıçkırıklar arasında kaybolan sesimi…

Dedim ya, özledim…

Yalnızlığı…

Sessiz geceyi bir örtü gibi üzerime sarmayı özledim,

Benliğimin sesinin gecenin derin sakinliğini delecek boyutta yükselmesini,

Ve biraz uzakta kendi halinde duran bir teknenin yaydığı parlak ışıkları,

Tekne ışıklarına eşlik ederek, kendini karanlıkta var etmeye çalışan yumuşak müziği,

Duygu yüklü, gökyüzünde dans eden notaları…

En son ne zaman şahit olmuştum buna?

Hatırlamıyorum…

Dedim ya, özledim…

Umutların, siyahtan beyaza yaptığı yolculuğu özledim…

Yolculuk uzadıkça deneyimlenmenin güzel olduğunun farkına varmayı,

Tam kaybolduğumu sanırken çocuk kalbime inmeyi,

O kalbin en derinlerindeki ben ile konuşmayı, onu dinlemeyi,

Sahi ne diyordu oradaki ben?

“Özlemek, duygularının varlığını hatırlamaktır,

Hislerinin en doğal halidir,

İçindeki çocuktur ve o çocuğu hiç kaybetmemektir…

Bugün özlediğin gibi yarın da özle, hep özle…

Özle ki çocuk kalbin hep yaşasın…”

Dedim ya, bugün sadece özledim…

Ceyda ILGAZ