BİR YUDUM ABIHAYAT

BİR YUDUM ABIHAYAT

203
0
PAYLAŞ

Merhabalar, kısa bir düşünsel yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?

İster hayal edelim, istersek varsayalım…

Elimize bir çekirdek verildi ve “Bunu al, şu koca ormanda istediğin mekânda yetiştir, hazırla ve onunla var ol.” denildi. “Sonunda meyveleri toplama mevsiminde görüşürüz. Meyvenin lezzet ve kalitesine göre de kendin için arzu ettiğin her şeyi elde edebileceksin.” Tohum elimizde, başladık yolculuğa. Hayat ağacınızı nereye ekmek isterdiniz?

Şöyle gürül gürül akan bir nehrin kıyısına mı? Etrafımızda hercai renk çiçekler, gölgeliğimizde koşuşan masum canlılar, dallarımızda şakıyan dostlar mı olsa, yetişecek meyveden mutlu olurduk?

Yoksa inceden inceye köklerimizden aşağı sızan sakin akıntının yanında, baharın en sevdiğimiz biricik çiçeği, uysal, zararsız ve umarsız kendi halinde bir canlı ile birlikte, nazlı nazlı sallanan dallardan geçen bir parça rüzgar yeter miydi mutlu olmaya?

Ve dahası her halükarda bu iki farklı bahçe arasında bulabileceğimiz binlerce toprak parçasından bir yere ekecektik tohumu.

Burada mesele hangi hayat tercihinin daha iyi olduğu değil, benim çekirdeğimin hangi konumda inkişaf edebileceği. Yoksa ki; gürül gürül bir nehir kenarının daha iyi olması gibi mutlak bir gerçeklik arayışı değil beklenen. Nihayetinde gövdenin ayakta kalmak için kullanacağı bir yudum abıhayat. Aslolan dallar ve yaprakların hangi varlık halinde daha yeşil, daha canlı ve güneş ile daha barışık olacağı. Meyvelerimizi olgunlaştırıp lezzetlendiren topraktan aldığımız maddi gıda değil sadece, hayat ağacımızın ormana kattığı neşe ve güzel enerjidir. Bu değerlerdir tadımızı rayihamızı eşsiz kılan.

Tekrar düşünelim içten içe… Tohumu, olmak istediğim toprakta mı besliyorum? Her gün özenle havalandırıp nefes aldırıyor muyum, yoksa hırs ile baltalıyor muyum bana hayatı taşıyan köklerimi. İzin veriyor muyum ruhuma bereket olacak her canlıya hayatımda. Yoksa bu muazzam düzende yerli yerinde olanları kendi üzerimde bir asalak olarak mı değerlendiriyorum. Güneş her yeni gün bir süvarisi ile gönderiyor ise taneciklerini, cenge mi düşüyorum tek vazifesi bana can olmak olan  ışık süvarisiyle…

Ey dostum, hayat adil herkesin bir hayat çekirdeği var. Ayakta kalmak için ihtiyacın olan bir yudum abıhayat, o da elinde. Ama gövde süründürmek değil, ormana neşe katıp en lezzetli meyveyi vermek ise amacın, işte bunun sırrı sadece SEN de…

Abuhayat Döşer

BİR CEVAP BIRAK