Bir Toplumu Nasıl Bölersiniz?

Bir Toplumu Nasıl Bölersiniz?

620
0
PAYLAŞ

Ne yaparsanız yapın eğer büyük ve etkili bir değişim arıyorsanız ya da kendi ideolojinizi yaymak istiyorsanız kalabalıkların desteğine ihtiyacınız var. Toplumları ileri götürmek isteyenler de, kötü amaçlarına alet etmek isteyenler de kalabalıkları etkilemek için ellerinden geleni yaparlar. Ancak size en çok kullanılan bölme stratejisini vereceğim. Bu formüle dayanarak toplumları çatır çatır bölüp un ufak edebilirsiniz.

1. Amacınızı Belirleyin… 
Reçetemizin ilk bölümünde toplumla ne yapmak istediğiniz var. Sayıca sizi destekleyenlerin çok olması önemli değildir. Önemli olan size ne kadar bağlı oldukları ya da sizden ne kadar korktuklarıdır. Yani hangi duygu olursa olsun yüksek etki bırakmak zorundasınız. Amerika’daki hapishanelerde sayıca yüksek üyesi olan gruplar vardır. Ancak adını vermeyeceğim hapishane mafyalarından biri, sayıca fazla olmamalarına rağmen o kadar şiddetli ölümlere neden olurlar ve işkence yaparlar ki, onların karşısına kimse çıkamaz. Ya da belki IŞID’ın canice ölümler yaratması birçok yerde toprağını savunmak için bile kimsenin kalmamasına yol açar. Kısacası itibarınız sizden önce gider. Ancak bu ‘korku’ yoludur. Diğer yol ise ‘size bağlılık’ yoludur. Amacınızı belirledikten sonra sizi nasıl takip edecekler? Bunun için önemli bir ortak değer ya da insanların önem verdiği bir sembol bulup, bu sembol üzerinden size haksızlık yapılması ya da size haksızlık yapılmış gibi gösterip vicdanları etkilemeniz gerekir. Bunların her biri amacınızı belirledikten sonra olmalıdır.

2. Radikalleri Belirleyin… 
Amacınızın etrafında yazın, konuşun ve topluluklara seslenin. Radikalleri hemen fark edeceksiniz. Size hızlı bir şekilde bağlanıp, yüksek testosteron yayacak bir gruptur bu… Sadece erkeklerden bahsetmiyorum. Kadınlar da olabilir. Ancak bu grup size ölümüne bağlı olacaktır. Zaten aksi düşünceye o kadar karşılar ki, patlamaya hazır bir bomba gibiler. Radikaller bir toplumun yaklaşık % 5’inden fazlası değildir ama nefreti bu grup yaratır. O yüzden onlara çok ihtiyacınız var. Onlar itecekler ki, herkes kutuplara doğru savrulsun.

3. Radikalleri Örgütleyin… 
Radikallere ulaşabileceğiniz bir platform yaratmalısınız. Dijital medyanın bu kadar yaygın olduğu günümüzde, elbette bu konuda fazla zorlanmayacaksınız. Radikal olmak için doğmuş insanlar genelde tutku doludurlar. Tutkuları size hizmet edecektir.

4. Radikalleri “Sizin Düşüncenize Yakın Ama Merkezde Olan”lara Yaklaştırın… 
En önemli aşama budur. Geçenlerde Facebook hesabımın üzerinde bir söz paylaştım. Söz Gandhi’ye aitti. Facebook hesabımda paylaştığım bu söze hemen farklı radikallerden iki farklı yorum geldi. Bir grup radikal, “Gandhi’nin sözünü paylaşacağınıza Hz. Muhammet’in sözünü paylaşsanız ya, Gandhi’nin orospu çocukları Myanmar’da Müslümanları katlediyorlar.” yorumu geldi. Elbette yorumu sildim, elbette öfkelendim ve bu radikal Müslümanlar da hiç çekilmiyor dedim. İkna yöntemlerinin en iyilerinden birisi, birini bir tarafa itmek istiyorsanız, onun tam tersine geçerek en sert düşüncenizi karşı tarafı yargılayarak iletmektir. Böylece temsil ettiğini düşündüğünüz gruptan nefret etmeye başlarsınız. Yorumu sildikten sonra başka birinden “Atatürk’ün sözünü paylaşsaydınız, milletinizi seven biri olurdunuz.” sözü geldi. Bu sefer de içimden “Sıkıldım şu radikal Atatürkçülerden!” diye geçirdim. Ben kendim “Neyim, ne taraftayım?” bilmiyorum. Şanslıyım ki, biri sağdan biri soldan ittiğinden olacak merkezde kalıyorum sanırım.
Neyse fitilleri ateşlemeyi başardınız. Bundan sonra yapmanız gereken fazla bir şey yok. Artık amacınız etrafında her şey ilerleyecektir. Sadece bilginiz olsun her fitil akıllılar tarafından ateşlenip, aptallar tarafından güçlendirilir.
Yani bir Müslüman’ı başörtülü ama diz üstü etekle gördüğünüzde “Bakın Müslümanlar böyle!” dediğinizde ya da bir Atatürkçü görüp fotoğrafı bir şekilde vatan hainliğine bağlayan bir olayı paylaştığınızda bu fitilin ateşini güçlendiriyorsunuz. (Genel de bu tür resimler de ideolojinin radikalleri tarafından hazırlanır.) Bana sorarsanız bu resimler ya da sosyal medya paylaşımları temsil ettiği düşünceleri değil, radikalleri ya da saçmalıkları aktarıyorlar. Buyrun size planlı ve radikal bazı örnekler…

 

Bence pozisyonunuzu iyi belirleyin. Fitili mi güçlendiriyorsunuz yoksa söndürmeye mi çalışıyorsunuz?
Eskiden aynı mahallede yaşadıklarımızla karşıt düşüncelerde olduğumuzda kahvede kavga eder ve bunun üzerine birkaç gün küs kalırdık. Sonra “Komşu komşunun külüne muhtaç.” olduğundan barışırdık. Şimdi hem şehirler anlamında hem de sosyal medya anlamında gettolar oluştu. Bizim gibi düşünmeyeni hemen çıkarıyoruz hayatımızdan; bir daha görüşmemek üzere… Daha çok bölünür, daha çok ötekileşiriz. Öyle her darbe de birleştirmez bizi… Şefkat lazım, tolerans lazım! İnsanı sevmek lazım! Ama biraz ümitsizim. Üstelik benim şefkat dışında da bir ideolojim yok!
Buyurun bölelim. Tarif de hazır. Ya da kucaklaşalım bizden farklı düşünenlerle… O da olmadı kayıtsız kalalım.

Not: Bu arada bir tahmin yapayım. Bazı akıllılarda şimdi “Bir toplumu nasıl böleceğimizi anlatmak yerine, birleştireceğimizi yazsaydıniz.” diyecekler… Siz de hoş geldiniz. ☺

Umut Kısa

Umut Kısa, “Kendini İşten Fethet”, “Ahuna”, “Us’ta Yol” ve “Aziz” kitaplarının yazarı, İzotomi Projesi, Paul Ekman International Turkey ve Sola Unitas Academy’nin Fakülte Lideridir. Bilgi Üniversitesi İletişim Ana Bilim dalında doktora çalışmalarına devam etmektedir.

BİR CEVAP BIRAK