Bir Kağıtçı, Bir Şoför, Bir de Görünmeyen Ben

Bir Kağıtçı, Bir Şoför, Bir de Görünmeyen Ben

153
0
PAYLAŞ

Camın önünde oturdum kahvemi yudumluyorum.. Dışarısı belli ki  soğuk mu soğuk. .Yağmuru kontrol için yoldaki su birikintilerine bakıyorum.  Belli ki ahmak ıslatan seviyesini çoktan geçmiş, sağnağa doğru hızla yol alıyor. .Arabalar birbiri ardına geçip gidiveriyorlar içlerinde bin bir gölge. 

Yol kenarından bir kağıt toplayıcısı rüzgara göğüs gererek, yağmura meydan okuyarak el arabasına yüklediği kağıtları, kartonları çeke çeke ilerlemeye çalışıyor.  İşte tam da bu sırada pervasız bir rüzgar musallat oluyor bizim Kağıtçı’ ya.. En değerlisini yani kartonunu alıp savuruyor yolun ortasına. Bizim ki kararlı alacak kartonunu yolun ortasından, canını hiçe sayarak…Bana sana karton da görünen, ona belli ki akşam yemeğine katık. . Zahir ve batin farkı misali…Almayıp da ne yapsın.

Ben halen camın önünde derin iç çekerek izliyorum.. Birinci araba geçip gidiyor kartonun yanından, ikinci araba ve üçüncü ve dördüncü. Bizim Kağıtçı, yağmurun azizliği yetmiyormuş gibi bir de şoförlerin gönül körlüğüyle iyice ıslanıveriyor.. Ayırmıyor gözünü ekmeğinden. Arabalar ruhsuz gölgeler eşliğinde geçip gidiyor. Derken her öyküdeki kahraman çıkıveriyor ortaya. Duruyor aniden. Atlıyor bizim Kağıtçı; sana bana karton ona ekmek olan kıymetlisini  kapıp koşuyor.  Duran kahramana da bir selam çakmayı ihmal etmiyor ..

Düşünüyorum.. Düşünüyorum da var mıyım bilemiyorum.. Ben de fark etmeden geçip gittiğim kaç kişi bıraktım arkamda ve kaç kişi aniden durarak önümde yol açtı hayatımda? Ya durmasaydı  o araba ne olacaktı bizim Kağıtçı’ya?

Dava soğuk, elimde kahvem nefesim cama vuruyor ve birden her yer flu….

Duygu Durumu: İyiliğe dair umudu yerinde 😉

BİR CEVAP BIRAK