BİR KADINDAN, DİĞER KADINA MEKTUP

BİR KADINDAN, DİĞER KADINA MEKTUP

10878
33
PAYLAŞ

Bir liste var önümde; yıllar sonra edindiğim. Senin bir kenara not düştüklerin gibi; bunlar da benim biriktirdiklerim. İster altına ekle, ister kendininkilere kat. İster dikkate al, ister kaldır at.

 1) KARİYERİNİ KIZLIK SOYADINLA YAP

Şimdi toz pembe, biliyorum; öyle oluyor başta. Ortalarda da idare ediyor hatta. Ama gün geliyor; “kocanın soyadı ile” tanındığını fark ediyorsun. Boşanma aşamasına geldiğinde, yeni bir SEN inşa etmek zorunda kalıyorsun. İş hayatında o güne kadar yaptığın her şey – eğer kocan, mahkeme kararıyla onun soyadını taşımana izin vermezse – alt üst oluyor. Hem, ne gerek var ki “izne” vs’ye? Adınla soyadınla, şânınla yürü. Kalıcı olan SENsin.. senin emeklerin.

2) ÇALIŞ. SAKIN DURMA

Kocan sana diyecek ki “Yahu ne gerek var, ben para kazanıyorum zaten. Sen tadını çıkar evdeki hayatın. Çocuğuna bak, günlere git, spor yap, mutfakta oyalan, alışverişe falan çık, devril yat, takıl istediğin gibi.” Tatlı gelecek, kolay gelecek, işine gelecek belki. Yapma. Kendini geliştirmeyi, kendine yatırım yapmayı bırakma. Yeteneklerine yönel, hayallerini unutma. Oku, çalış, üret. Seçimlerinin; bir zaman sonra “bir başına ve ayakta isen”, anlamı olacak.

3) KENDİ ÖLÇÜNÜ KENDİN AL

Sana “o kadar güçlü değilsin” diyecekler. “Sen başaramazsın” yaftasını yapıştıracaklar. “Bu da nereden çıktı”, “ulaşabileceğin hayaller kur” falan diye de yumurtlayacaklar. Yavaşlatacaklar seni. Şaşırtacaklar, yanıltacaklar. İşin kötüsü, bazen potansiyelinin olmadığına “inandıracaklar” da, kimbilir.. Aman ha, sakın durma, kanma. Sen, neyi başarmak istersen O’sun. Bilfiil kendisi hem de. Nereye bakarsan, oraya gidersin. Senin ölçünü senden başka kimse alamaz. Kendi kıyafetini kendin dik. Nasıl istiyorsan, öyle ol. Uzlaş ama değişme, dönüşme.

4) KANTARIN NE KADAR TARTIYOR?

Her topa girme. Her sorumluluğu alma. Her yükü taşıma. Sonradan ruhsal çöküntü yaratacak, sana “keşke” dedirtecek hiçbir şeye soyunma. Rol çalma. Unutma; her kantar, belirli bir ağırlığa kadar tartar. Fazlasını almak, kantarı yorar. Her şeyi başarmak zorunda değilsin; her sorunun çözümü sende değil. Sen de diğerlerinden farklı değilsin. Enerjinle, moralinle, zaten taşıdığın yüklerinle, gidecek epey yolun var. Çünkü ne oluyor biliyor musun; bir süre sonra insanlar seni takdir etse de, kıyamadıklarını söyleseler de, bu naif (!) yaklaşımlar bi’ b…ka yaramıyor. Madalyan ve hastalıklarınla başbaşa, hayatı sorgulamaya başlıyorsun. Nerede mi? Hastane koridorlarında, uykunu aradığın akşamlarda, elin kolun kalkmadığında, hayata dair umutlarını sorguladığında. Yapma. Sakın yapma.

5) KENDİ ŞARKINI SÖYLE

Seninle dalga geçecek kimileri. Giydiğin elbiseye, kahkahana, oturuşuna-kalkışına karışacaklar, sözüm ona “doğru”ya çekecekler seni tüm iyi niyetleriyle (!). “Aman dans etme, beceremiyorsun” diyenler çıkacak. Sesinin kötülüğünden dem vuracaklar.. Susma. Kendi şarkını söyle. Canın nerede, ne zaman, nasıl istiyorsa, öyle söyle. Hayatın, “senin şarkın”. Notalar senin, kulak senin, ses senin. Ne istiyorsan, onu söyle. Kendi şarkını yaz. Bağıra çağıra söylemeye başladığında, altında senin imzan olsun. Kendi şarkısını yazamayanlar lâf atacaktır; gülümse.

6) HAFIZANI DİRİ TUT.

Neydin sen? Neredeydin? Nereye gidiyordun? Nasıl olacaktı? Neler yaşayacaktın? Sorularını sakın bırakma. Her sabah, kahveni içerken listene göz at; neresindesin, n’apıyorsun? “Biz” olup bambaşka bir maratona girmişken; “ben” bir yerlerde tıkanmış, arkadan nefes nefese, önündeki kâfileye umutsuzca bakıyor olabilir mi?

Sakın unutma. Başlangıç noktanı, başlangıç sebebini; yürüdüğün yol ile teyit et.

7) KALBİNİ DİNLE

Ne olursa olsun, neye mâl olursa olsun, kalbini dinle. Seni nereye götürürse götürsün, sana ne yaptırırsa yaptırsın, kalbini dinle. Dibine kadar sev, sonuna kadar git, olmadıysa bambaşka bir yola git.. Hattâ istiyorsan dur ama hep kendini, hep kalbini dinle. İnsanların eğilimlerine, tepkilerine, eleştirilerine aldanıp, “onaylanan” yolu seçme. Kendi yolundan git. Kalbinin yolundan.

8) VAZGEÇMEYİ BİL

Israr etme. Bittiyse, diretme. Serbest bırak kendini de, yolundakileri de. Eğer kader diye bir şey varsa, elbet tecelli edecek. Eğer “farklı” olacaksa bir şeyler; elbet o “yeni” de paşa paşa önüne gelecek. Bırakmayı bil. Vazgeçmek=Özgürlük. Vazgeçmek=Yeni seçimlere ilerlemek. Ve hiçbir seçim, geleceği “özünde” değiştirmeyecek: Özendiğin insanlar kadar özgürsün, sürprizlerle dolusun, rengârenksin sen de.

9) HERKES GİTTİĞİNDE, KALAN MANZARA SENİ MUTLU ETSİN

Kocan gidebilir. Çocuğun Allah’ın emri gidecek. Annen, baban.. Eninde sonunda yalnız kalacaksın. Cebinde ne varsa, kaderin o. Hesapladın mı, neler birikmiş çıkınında? Ne kadar erken, o kadar iyi. Henüz harekete geçmediysen, şimdi başla.

10) HER BAŞLANGIÇ İYİDİR

Seçimlerini yaparken, şartlara takılma. O şartlar, bu ânın şartları ve senin bugüne kadarki tecrübelerinle geliştirdiğin inançların. Hepsi bu. İçindeki o BAMBAŞKA SENle tanışmadın, onu keşfetmedin daha. O SEN, seni hep mutlu edecek, yalnız bırakmayacak; emin ol. Kendine tutun. Başlangıçlar insanı diri tutar. Bitişlere tutunursan, düşersin. İÇİNDEKİ SENe şans ver. Seni utandırmayacağını göreceksin.

 

33 YORUMLAR

  1. Bu yaziyi okumak bana iyi geldi .sanki bana soyluyorsunuz tesekkurler yuregeinize saglik iyi aksamlar

  2. Banu Adiguzel

    Böyle güzel ve huzur verici gerçekleri anlatan ve kendine bağlayan yazı sergilediğiniz için çok teşekkürler ellerinize sağlık superrr:)

  3. Evli olsaydım baya farklı olabilirdi yaklaşımım. İster istemez ‘kadınlar’a ithaf edilen öğütler evli, dul, çocuklu ama illa böyle bir hikaye mi barındırmalı? Sorusu geliyor aklıma. Sevgiler,

  4. Benim tek sorunum ne yapmak istediğim.Ikı çocuk olunca evde ve çalışan bir bayanken eve kapanmam beni çok zorluyor.

  5. katılıyorum,ben olmanın hiç zararını görmedim.Bütün kızlara tavsiyemdir,kendilerini unutmasın,ayaklarını yerden kesmesinlerrrr. kucak dolusu sevgilerrrrr40 yıl kuaförlük yapmış bir kadın dert ortağı diplomasız yaşam koçu anne eş sevgili arkadaş 8 toruna mane babuşka annane şimdide genç kız çünki onu yaşamamıştım
    İlknurAltunyuvaDinç

  6. Harika teşbitler…her kadına ulaşa bilseniz kendılerini sorgulamalarını saglarsınız teşekürler

  7. Harika teşbitler…her kadına ulaşa bilseniz kendılerini sorgulamalarını saglarsınız teşekürler Ben olarak başladığım hayata .kocam ,çocuklarım olarak devam.. ettim yıllarca hep onların iştediği, onların sevdiklerini. yapmaya çalıştım… kendim olmak istediğimde, kendimi bulamadım .kaybolmuşu

  8. Hayatlarimizdaki gerçekleri özenle kaleme almışsınız ellerinize sağlık..böyle güzel paylasimlarinizi bekliyoruz ,)

  9. Bayıldım bu yazı ya. .gercekten doğru..eşim öldükten sonra hayatıve 2 çocuğumu üstlendimm.hiç şikayetim yok…özgürlük ve sağlık gibisi yok..çok mutluyum benn..arkadaşlarıma bu yazıyı annelet gününde yollayacağım.hediye olarakkk..

  10. mektuptakileri yaşadım. benim evlendiğimde kızlık soyadımı kullanamıyorduk bu yüzden boşandığımda tekrar kızlık soyadıma döndüm…. evet herkes gitti şimdi tek başınayım……mutluyum huzurluyum…..kaybettiğim yıllarım karşılığında canlarım var
    .

  11. Bir erkek olarak yazıyorum bu yorumu. İsmim Yusuf. Çok beğendim bu yazıyı harkulade tespitler fakat biraz feminen değil mi? Zira ben ne erkek hegomonyasında bir toplum nede erkekten soyutlanmış kadınsı bir toplumun özgür ve üretken olabileceğine inanmıyorum.

  12. Bu yazının altında neden hiç bir erkek yorum yazmamış diye düşündüm, ve işte tam da bu yüzden her kadının okuması gereken bir yazı.

  13. Güzel bir yazı! ihtiyacı olan herkesin karşısına çıkar ve okur ve yoluna devam etmeyi başarır umarım …

  14. yusuf özcan a katılıyorum biraz feminen buldum açıkçası.bir yandan büyülüyor seni. çünkü özgürlüğü kim sevmez. bu duygulara kim kapılmaz. ama bu yol bir kaçış bana gore.yüzde yüz mutluluk getirmez.Bir kadın şimdiye kadar boyle yaşayamamıştır bu yuzden bu yolu secerse mutlu olacagina inanir. bukez yanlizlik cöküverir üstüne. bu yüzden kızlı erkekli yasarken kadinlikla annelik arasındaki dengeyi iyi kurmak hiçbir zaman dişiliğini unutmamak lazim.

  15. Sorumluluk almaktan korkan, pasif, bencil,sevgiye dair,paylasima dair mutluluk için hic birsey yapmayan kıymet bilmeyen erkeklerin eşlerinin sesidir bu yazı.yol yakınken dönün.ozgurluk güzeldir böyle bir durumda.ama hiç bir kadın tamamen özgür olmayı istemez.ozaman hiç evlenmezlerdi.tabiki okuyacaklar kendilerini gelistirecekler.ayaklarinin üstünde durmayı ailesi(eşi ve cocuklari)yuvası için başaracaktir hemde seve seve.ama nasıl bir eş için sorumsuz, bencil, korkak, nankör bir erkek için yaparsa sonunda feminist olur.ozaman evlilik ile beraber ozgurluklerimizden bahsedelim.yoksa bu yazıdaki özgürlük hiç bir kadına % 100 mutluluk getirmez.sevgiler.

  16. Arkaya dönüp baktığınizda mutlu edildim diyemeyeceginiz evliliklerin anafikridir bu yazı.siz herseyi eksizsiz yaptiginizi dusunuyorsaniz.Kendinizi suçlamayin.zaten yorgun bedeninize daha ağır yükler yuklemeyin.en onemlisi pisman olmayin.

  17. Her kelimesi doğru ve anlamlı bir yazı olmuş.Biz kadınlara hayatları boyunca yanlış öğretilen anlatımlar, yaşadıklarımızı ifade etmiş, yüreğimize dokunmuş.biz olmaya çalışırken yapamadığımız ve kendi benliğimiz unuttuğumuz biz.Ne acıdır ki bunu bile bile yaşamak..yeni bir hayata adım atmaya bir türlü cesaret edememek…

  18. BUNLARI SADECE EKRANDA OKUMAYIP , GERÇEK HAYATINDA BİREBİR YAŞAYANLAR NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNU GÖRDÜLER UMARIM GERİ KALANLAR BUNLARI TECRÜBE ETMEZ………

  19. Hayat.., Maalesef düşlediğimizden apayrı bir sunumla gelişiyor…. Hepimizin tozpembe çağlarında sevgi adı altında yaşadığımız deneyimler vardır adına kader denilen.. Kader elbette var…Varoluştan bu yana hepimizin hikayesi farklı gelişiyor.. Ancak , deneyimler öğreticidir.. Birikimlerimizden ders almakta bizim becerimiz olsa gerek…. Özgürlük., Biz izin verdiğimiz sürece esaretimizin BELGESİDİR.. Özgürlük sınırsızda değildir… Toplumda saygıyı muhafaza edebiliyorsak, dönüşümü de muhteşem olacaktır.. Ben kimim ? ve ne istiyorum ? işte sorun bu….. Aynı hikayelerin farklı versiyonu olmak o kadarda kötü değildir.. Yani öncelik ne istiyorum irdelemesi… Kendini tanımak, var olan gücü sergilemek , iyi , doğru ve güzel olanı seçme tanısını hazırlamak vede başlamak…. Ben avukatımın bana verdiği doğrultuda radyo programımda Hikayemi anlatıyorken hiç zorlanmadım kendimize inanıyor olmamızdan doğmuş olsa gerek… Yaşantımı özetlerken duygularımla çarpıştığımı ., Ancak hikayemde kimseyi inciltmeden , yargılamadan anlatmaya çalıştım.. O günden beri kendimi gururla önemsedim… Çocuklarımla bu tabloda dahada güçlü vede özgürce hayatı karşıladık…. Değer yargılarımızla birlikte bir bütünü kucakladık…. Allaha şükrediyorumki.. Bu hayatı yaşamış olmanın hepimize iyi , doğru ve güzel dönüşümünü bizlere lütfetti…….. Huzura talep en önemli yaşam tarzımızdır_____

  20. Arkadaşlar benim anladığım kadarıyla yazıda erkeklerden boşanan özgürlük güzeldir Vs demiyor sadece yazının özünde kendi kimliğinizi kaybetmeyin ne olursa olsun diyor.çünkü maalesef biz kadınlar evlenince herşeyi ailemize göre yaşıyoruz önceliğimiz ailemiz oluyor kendimizi rafa kaldırıyoruz.bunu yapmayın diyor ki çok katılıyorum buna.ama bu durum bir süre sonra kimseyi memnun etmiyor siz yapamadıklarınızla hayallerinizle dımdızlak kalıyorsunuz.son pişmanlık fayda etmiyor o yüzden kendimize göre yaşamayı öğrenmeliyiz.

  21. Hata işini tercih ettiğinde seni yalnız bırakan adam değil hata seni yalnız bırakacak adama çok guvenmen o istemiyor diyr kendinden bile vazgeçecek kadar aptal olman. Teşekkürler çok güzel bi yazıydi.

  22. Bugünlerde moda olan, “erkekler güvenilmez ve kötüdürler” algısını bir yana bırakmadan hiçbir şey yapamayacağınızı da bilmelisiniz. Her zaman kötü olan/yanlış olan erkekler değildir, her iki cinsinde iyisi ve kötüsü vardır. Sevgiler.

  23. maddelerin hepsi, yalnız kalmaya odaklı.. yalnızlık, boşanmışlık özgürlükmüş gibi gösterilmiş.. hiç masumca yazılmamış bu yazı.. tazecik beyinlere, çok yanlış şeyler verilmeye çalışılıyo.. inşallah gelmeyiz bu oyunlara..

  24. Yine kadınları ikinci sınıf vatandaş olarak görenlerin hoşuna gitmeyen ve doğru önerilerde bulunan bir yazı. Bu yazıyı doğru bir şekilde okuyup, anladığı halde canının istediği şekilde yorumlayanlara Atatürk’ün kadınlarla ilgili sözleriyle cevap verelim:

    -Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.

    -Dünyada her şey kadının eseridir.

    -Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!

    -Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır

Comments are closed.