Bir insanın çocukluğu anavatanıdır.

Bir insanın çocukluğu anavatanıdır.

7437
0
PAYLAŞ

“Anneannen Ankara’ya gitti.” Böyle dedi annem neden onu ziyarete gitmediğimizi sorunca. Bilmem tatmin olmuş muydum bu cevaptan ilk duyduğumda ama biraz daha zaman geçip tekrar sorduğumda artık inanmak zor geliyordu onu hatırlıyorum. Buna bir de annem ve ablamın fısır fısır bir şeyler konuştuğunu görmem de eklenince iyice kafam karışmıştı. Anneannem ben beş yaşındayken ölmüş yani Ankara değilmiş gittiği yer.

Yıllar sonra ilkokul birinci sınıftayken geceleri çok zor uykuya daldığımı hatırladım. Gecenin bir yarısı ablamın koynuna girer, orada da biraz debelendikten sonra zar zor uyurdum. Ölmek nasıl bir şey diye düşündüğümü hatırlıyorum. Çocuk kafamda düşünür düşünür rüzgarlı uçsuz bucaksız bir ovada yapraklar canlandırırdım gözümde. Ertesi günde sınıfta arkadaşlarımı izlerdim göz ucuyla ve kendi kendime sorardım uykusuz halimle: “Hiç düşünmüyorlar mı acaba ölüm nasıl bir şey? Bir ben mi düşünüyorum. Nasıl uyuyorlar gece yahu?” Şimdi anlıyorum ki annem babam bunu hiç yanımda konuşmadıkları ve duygu paylaşmadıkları için muhtemelen ben de konuşulmaması gereken bir konu olduğunu düşündüm yıllarca.

Yetişkin olduğumda, “Pedagojik bir cinayet işlemişsiniz neden söylemediniz anneannemin öldüğünü de Ankara’ya gittiğini söylediniz?” dedim. Hiç hatırlamıyorlardı ne dediklerini. Dört ay önce annemi kaybettiğimde o ıssız ova yine geldi gözümün önüne. Annem yaşlıydı, hastaydı, hatta Alzheimer’dı ben zaten uzun zamandır özlüyordum onu, bekliyorduk ölümü, biliyordum gideceğini ama yine de zor geldi. Ne gariptir ki, her gece rüyama gelmesini bekledim annemin. Gelmedikçe kızdım, küstüm. Nihayet iki ay sonra rüyamda görünce rahatladım. Benimle iletişime geçtiğini hissettim. Özlem ve üzüntü dışında bilinmezin getirdiği korkuydu sanki çocukluktan hortlayıp beni kötü hissettiren.

Dr. Francine Saphiro EMDR Terapisi’nin yaratıcısı. Onun yazdığı daha önceden okuduğum Acı Anıları Silmek adlı kitap şu an elimdeki kitabı okuduktan sonra tam olarak anlam buldu. Sola Yayınları’nın Psikoloji serisinden çıkan UKDE, bir çırpıda okunan, yazar psikolog Mehtap Güngör’ün EMDR terapisi uyguladığı üç danışanının hikayeleri üzerine kurulu. Bu üç danışanın yetişkinliklerinde anlamlandıramadıkları davranışları, tekrarlanan tecrübeleri ve boşluk hislerine okuyucuyu onların çocuklarına götürerek ışık tutuyor.

Geçmişteki yüklerini terapi odasında bıraktıkları bu kitap çocukluğun, ailede yaşananların geleceğimizi nasıl şekillendirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kitabın bir yerinde danışan şöyle soruyor terapistine: “Çocukluk bu kadar temel mi Mehtap Hanım?”

Cevap: “Bir insanın çocukluğu anavatanıdır.”

Yeşim ERBERKSOY, PCC

Izotomi Project

Coach&Trainer